• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
27 Temmuz 2020

Bizanslı Fatih…

Osmanlı Devleti kalleşçesine çekildiği 1. Cihan Harbindeki mağlubiyetinin ardından toprakları yabancılar tarafından paylaşıldı. Osmanlı devletinin bir subayı olan Atatürk, bu paylaşmayı şeref, onur ve namus meselesi yapan şehir halkı ve köylü ile birlikte, Ya Allah Bismillah çekerek vatanımızı düşmandan temizlediler. Bunlar hep söylenegelen tarihi olaylar..

Sonra Atatürk, ihtilalci bir mantıkla idaresinde eskiye ait bir emare bırakmamacasına, devleti değiştirdi. Hafta tatillerinden okka ve arşın ölçülerine dek, ne var ise hepsini ezip yok etti, yerlerine dışarıdan kopyalarını getirdi.. 

Halk, bilhassa köylü kesimi bu yenileşmeye pek rıza göstermese de, tarım vergisinden aşarın kaldırılmasıyla hayatı kolaylaşınca, Atatürkçü olup çıktı. Köylünün Kemalizmden rücuu, İnönü döneminde buğdayın ekonomide, bilhassa ücretler için birim değer olarak hesaba kitaba alınmasıyla oldu.

Mesela, tekstilde bir yevmiye üç ekmek, inşaatta beş ekmek gibi..

Bazı müesseselerin tarihi geçmişine dokunulmadı. Kara kuvvetleri, deniz kuvvetleri, polis teşkilatı, Şurayı Devlet gibi, bunlar en azından 100-150’şer yıllık kuruluşlardı. Bunların arasında yüksek mahkemenin verdiği bir karar mucibince de, Cumhuriyet öncesinin vakıflarına, ihtilal sonrasında da geçerlilik tanındı..

Demek istediğimiz, Ayasofya’nın yeniden camileştirilmesi, Atatürk’ün müzeleştirme kararından imzasını silerek, yok ederek veya çıkarıp atarak yapılmadı. Bilakis, “Eğer Cumhuriyet yıllarında, bir zamanlar Osmanlı hukukuna göre kurulmuş vakıflarla ilgili bir problem çıkarsa, çözümü, O ESKİ ZAMANIN, OSMANLI HUKUKUNDA aranmalıdır” formunda verilen Cumhuriyet kararına dayanarak yapılmıştır..                                       

 Yani, “Padişahın kararı Atatürk’ü ezdi geçti, yok saydı” gibisinden boş ve edebsiz laflara ne hacet!     

Fatih Sultan Mehmet, Peygamberimizin kutsal özleminden aldığı dinamizmle Bizansın Costantinoble şehrini kuşatarak fethettiğinde, Bizanslılar tarafından kendisi, Bizans imparatoru ilan edildi. Bizans İmparatoru sıfatıyla Ayasofia’nın da sahibi oldu. Mal onundu, sırtına vurdu ve Costantinoble’den ayrılarak İstanbul’a getirdi ve Sultan Ahmet’teki yerine yerleştirdi..

İnsanoğlu, yanılganlıkla malul. Türk Tarih Kurumu başkanı da geçenlerde, “haksızcasına yanlışlıkla mağdur edilen ya da Fetoculara katılıp da sonradan nedamet getirenlerin topluma kazandırılması” gibisinden bir fikir açıklaması yapmıştı. İdam karşıtları da aynı felsefeden giderler. “Asıl fail ya başkası ise!”..

Bu görüşün, “Yandı bitti kül oldu” anlamıyla aynı neticeye varacağından, bizzat kendisi nedamet getirip görevinden ayrıldı gitti.

Ayasofya’da aslına dönüşün neyi şifrelediğini bilmelerine rağmen, bilmiyormuş gibi görünerek politika yapanlar, üç adım ötesindeki Sultan Ahmet Camiini gösterme kurnazlığına yatıyorlar. Edebsiz şeytan kurnazlığıyla..

 “Al sana cami işte lan. Hem zaten, Ayasofya’da yirmi yıldır namaz da kılınıyor” ukalalığıyla..

 Utanmazlığın binini bir paraya satışa çıkardılar…

Oluyor bir on sene kadar. Bir cuma günü idi. Otogar civarında Bursa Hakimiyet önlerindeydim. Benzincilere cami sordum, karşıdaki büyük binada namaz kılındığını söylediler. Biz de gittik. Birkaç noktada ”mescid” ibaresini gördüysek de, bu ibareli ok işaretleri bizi karanlık bodrumlara indirdi. Pislik içerisinde büyükçe bir alan, kapısında da bir kâğıt parçasında, “Mescit” yazısı.. 

İnslerle cinsler, içeride top oynamakta…

Anlamıştık o zaman, sermayenin de, uhreviyata bakış açısının derecesini. Ayasofya’da yirmi yıldır kıldırılan namazın liberal sermayenin imanındaki saygınlık derecesi de, bürokrasi paşalarıyla aynı kıratta olduğunu…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

bozeren

aynen. paranın dini imanı olmaz.
  • Yanıtla

VATAN

Sayın yazar halk ozanı şöyle der Çoktan beri köyden haberim yoktur engel daglarini aştinmi baba hasta nenem için geldimi doktor azgin çibanini deştimi baba bu ayasofya birilerinin çibanini yardi feryad ediyorlar çünkü bu çiban deşilmeyi çoktan bekliyordu o da oldu elhamdülillah emeği geçen herkese teşekkürler
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23