• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
01 Ağustos 2019

Bir can ve bir de post. Hepsi budur hayatın...

Devlet Başkanları Erdoğan’ın talimatıyla Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan “Çalışma “Grubunda” belediye reisleri toplanacak, ardından partinin il başkanları, seçim neticeleriyle ilgili fikir teatisinde bulunacaklardı...

Muharrem Sarıkaya, emrin yerine getirildiğini bildirmiş. Toplantıda pek de hoş olmayabilecek bir manzara sezinlemiş ki, yazısına “Toplantıda ortaya çıkan durumu en iyi özetleyen” bir il başkanının sözleriyle başlıyor...

Toplantıda ortaya çıkan durum, bakalım ne imiş!

¥

“Seçim, teşkilatın sırtında kazanılır... Hükümetimizi kurduktan sonra, genel müdür, daire başkanı olabilmek için onlarca kez kapımıza gelen, atanması için her gün defalarca bizi arayan kişiler, şimdi bayramda, resmi törenlerde benim on adım önümde duruyor. İşe girmesini, atanmasını sağladığım kişi en önde, ben en arkada yürüyorum. Dönüp bir de küçümseyerek bakıyor. Telefonumuza çıkmıyor, randevu vermiyor...”

Söz alanların hemen hepsi buna benzer öykü aktarmış... Sonunda da şu sorularına cevap verilmesini istemişler:

“Yeni sistemde biz neyiz? Statümüz nasıl tarif ediliyor? Teşkilat başkanı olarak hangi sıraya, nereye tekabül ediyoruz?...

“Yeni sistemin teşkilat ile hükümet arasındaki bağı zayıflatmış olmasının sancısını yaşıyorlar. Bir zamanlar bilinen önemli, etkili isimler, şimdi kimliklerini tanımlayamıyorlar. Yerlerini konumlandıramıyorlar...

“Yalnızlaşma ve kimliksizleşme sendromu yaşıyormuş, bir zamanlar parti teşkilatının yetkili kişileri”...

¥

AKP’nin iç bükey aynasından göze akseden manzara böyle imiş. Gerçekten böyle mi imiş, yoksa Sarıkaya, parti içini böyle mi resmetmiş? Bizim derdimiz değil. Partinin siyaseten yetkili ve görevli üyelerinin yanında istihdamda yer alan dava kaçkını çalışanlar arasındaki dostluk ve kardeşlik bağları da, profesyonel piyasa kurallarına göre düzenlenmiş...

Sanırız ve biraz da inanmak isteriz ki, ihtimaldir, iyi saatte olsunlar, yağmur altında beraber yürüme kulvarına bir ön uyarı maksadıyla getirip DEAD ZONE tabelasını kondurmuşlar....

Devlet Başkanlarının sakıza çevirdiği bir tekerlemesi vardır ve pek sık kullanır. “Yaradanından ötürü yaratılanı sevmek”. Anlaşılan o ki, Devlet Başkanları beraber yürüdüğü arkadaşlarını Yunus’un yanına çekememiş. Çekmediği - çekemediği içindir ki, ayrıca din kardeşliği de düşünülemeyeceğinden, dava kardeşliği amatör bir zemine oturtulamamış, kuru bir laf olmaktan öteye gidememiş...

 “Kardeşlik hukukunda, takkeyi almadan külahı vermek yok” anlaşılan!...

¥

Amatörlüğün ölümü tek başına siyasi agorada görünen bir hal olmasa gerek. Agoranın dışındaki sivil zeminde de eskiye nispet ayni çöküntü açıkça görülebiliyor. Halkın Suriyeliler hakkındaki fikir ve görüşlerindeki ensar hassasiyetindeki kaybolma emareleri fark edilebilir hal alınca, Hicret dönemi kavramlarının yeniden tedavüle sürüldüğünü görüyoruz....

“Bizler burada ensarı temsil ederken, Suriyeli muhacirini yol ortasında bırakamayız” diyorlar Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan...

Lakin acıdır ve çirkindir de...

Aslında, ne kendini Müslüman sanan bu toplum ENSAR, ne de aynı zaman diliminde bizimle birlikte negatif gelişmeye uğrayan Suriyeliler de MUHACİRAN...

Partinin iç yapısı da bu bozuluşu, tefessühü, çirkinleşmeyi ve post edinme hırsını göstermiyor mu?...

¥

CHP, siyasi ahlakın takviyesi üzerine bir kanun teklifi hazırlıyormuş.

İdari görevinde birlikte çalışacağı kadrosunu tespitte bağımsız yetkiyle mücehhez seçilen kişiler, akrabalarını, o da birinci sınıftan olursa, yanlarına alamayacakmış. Son mahalli seçimleri müteakip bu tipten bir takım çirkinlikler görülünce CHP, bunların devamına ilk takoz olmaya karar kılmış...

Hayırdır inşallah. Her ne kadar kanun yapıcımız, usuldendir, takozları daima çürük tahtadan yapsa da, yine de, hayırdır inşallah diyelim...

AKP de bu teklife destek çıkarak, CHP’nin restine bir başka rest ile ortaklık etmeli...

Devletin, mal ve hizmet bağışının yanında vakıf müesseselerine paça kaptırıp satma veya kiralama türünden akçalı ilişkilerini önleme amacıyla, akrabaların vakıfçılık yapmaları.

Aktif, pasif, müstafi veya emekli politikacının bizatihi kendisiyle birlikte irsen ve nikahen ikinci derecedeki akrabalarının da, her zeminden vakıflarla organik bağlantısı, şiddetle yasaklanmalı...

Buyurun, meydan sizlerin... 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23