--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bilmeden bilgiçlik taslamak..

Atilla Özdür
Atilla Özdür
6

Terzilik, konfeksiyon öncesi dönemlerde verimli olmakla birlikte oldukça zor bir meslekti. Bilhassa bedene göre dikiş tutturmak haylice risk taşırdı. Zamanın bolluğu ve paranın azlığında “az olsun güzel ve uzun yaşasın” düşüncesiyle, esvaplar terziye diktirilirdi..

Zaman geçtikçe para çoğaldı ve eşyanın da ömrü kısalmaya başladı. İsrafçılık moda oldu. Terziler, seri üretimle baş edemeyince, yavaştan yavaşa kepenklerini indirmeye başladılar.

Konfeksiyon öncesinde terzilikte uzmanlık, dikişin her alanına hakimiyet isterken, konfeksiyon devrinde, inşaat sektörünün duvarcısı ve muslukçusu ve sıvacısı gibi, ana gövdenin tek parçalarında ustalığa dönüştü..

Para çoğaldıkça kıymeti azalacaktı. Paranın zafiyeti israfçılığı coşturunca, memlekette bet bereket de kalmadı.

Kapitalist ekonomide işçilikte uzmanlık, tıp doktorluğunda olduğu gibi, üretimin belirli noktalarında ustalaşma istiyor. İğneye iplik geçirmede uzmanlaşan işçi, bir pantolon versen ütüleyemiyor. İğne ve iplikle harikalar yaratanlar ilik açmayı beceremiyorlar..

Çünkü terziliği öldürdüler. Sadece terzilik mi?

Ahlak ve insanlık da kalmadı.. 

Kapitalizmin tarım sanayiinde üretici köylü, kendi araçlarıyla kendi toprağında çalışır. Köylünün yetiştirdiği ürünlerini toptan satın alan müşteriyse, gıda sanayicisidir. Sütte böyledir, domateste böyle, kayısıda da böyle. Ayşe kadın üretiminde de aynen böyledir. Toprak sahibi köylü tohumu tarlaya atar, anında da konserveci müşterisiyle fiyat pazarlığı başlar..

Bunların toplu sözleşmeleri senelik olarak mevsim başında yapılır. Yağ, peynir üreticisi fabrikasında işveren konumunda yer alırken, aynı zamanda, ineğinin memesinden sütünü sağan köylünün de müşterisidir. 

Toprak ve inek sahibi köylü konserve üreten sanayici ile fiyat tespitinde doğrudan yer almazlar. Gelecek yılın süt fiyatını daha henüz ineği boğaya gelmemiş köylünün yerine hükümet bürokratları masaya yerleşirler. Fabrikatörlerin yerine de onların aynı sınıftan işveren arkadaşları otururlar. İşçi temsilcileriyse, sendikacılıktan ayrıldığında siyasete alınıp çalışma bakanlığına atanacaklarından, kendi havalarındadır.. 

İşçi temsilcileri, ne inek sahibidirler ne toprak. Bir zamanlar işçi imişler, hikaye!.. 

Ücret karşılığı çalışma ve çalıştırmada usul ve kuralların ana şeması böyle. Bunun kıyısında köşesinde bir takım ekleme ve çıkarmalar, sağa sola kaydırmalar yapılabilir. Neticede geçmiş günlerden atalarının dini gibi gelen kurallar zinciri, ihtimamla korunur.. 

Kırklı yıllarda ilk mektep talebesiyken Haliç denizinin morartılmış halini görmek için bayağı acelecilik ederdik. Üç beş yılda bir tekerrür eden var yıllarında patlıcan rekoltesi yükseldiğinde, ucuza satıp fiziken yorulmaktansa, kabzımallar, patlıcanı denize dökerlerdi..

Zaman zaman inek sahibi köylüler de, yoğurtçunun eşkıyalık damarı kabardığında, sütünü satmaktan vazgeçen asil köylü, güğümlerini dereye boşaltır. Halen de devam eder süt üreticilerinin bu asil davranışları. Tek partili yıllarda konservecilik pek yaygın ve derin olmadığından. Bunlar fabrikalarında işleyecekleri sebze ve zerzevatı, mevsiminde tarlalardan alırlardı..

Şimdi, partiler bollaştı. Bollaşma yozlaşmaya yol tutar. Kız modası göbekleri açtırdı. Fatih Erbakan, maaş ve ücretlere yüzde elli zam veriyor…

Bir tereddi ki, ne sor ne de söyle..

Ukalalığımıza vermeyin lütfen. ALİVRE ALIŞ VERİŞE dokunalım..

Bu usul bir kumar oyunudur. Zar kullanılmaz. Kart ve fişin de işi yoktur bu kumarda.

Bu kumar. Henüz boğaya gelmemiş ineğin seneye doğuracağı buzağısının alış verişiyle oynanır.

Oyuncular, yüzde doksan Müslüman. Aralarında azınlıktır cami yaptıran. Çoğunluğu şadırvanında abdest alıp namaza durur.

Biz Müslümanız. Bizleri çekip çevirenler de Müslüman. Alivre alış veriş ise, kumar oluşundan, haram.

Diyanet İşleri Başkanı bu konuda fikir beyan edebilir mi?..

İşte o da yasak..

Çal başına hocaefendiyi!.. 

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Selahattin Kılıçlar

15 Ekim 2020 18:08

Sayın Atilla Özdür köşe yazınızda; "Terziler, seri üretimle baş edemeyince, yavaştan yavaşa kepenklerini indirmeye başladılar." diyorsunuz. Ben bu görüşünüze katılmıyorum. 8 ay önce bir ceketin Ankara da dikim ücreti 1000 (bin) TL'nin üzerinde idi. Dikim ücretini bilmeden aldığım ceketlik kumaşım dolapta beklemektedir. Bir terzinin günlük kazancı ne olmalıdır? Sizce !

önüne gelenden çok şey öğrenmek

15 Ekim 2020 11:55

YılmazVilla a.ş. yeni bir atatürk kitabı yazmış. Yavrum yaşın kaç senin? atatürkle oturup kalkmışlığın, kahve içmişliğin, tavla atmışlığın mı var karşılıklı? Varsa eğer veriririm 10 kuruşluk kitabına 1000 papel!

Mefkure

15 Ekim 2020 10:50

Sayin yazar, tespitlerinize katilmamak mümkun değil.. Ulkemizde; ışcinin , esnaf ve sanatkarin, muhendis ve mimarin, minibüs ve taksicinin, doktorun ve eczacinin daha nicelerinin guya kamu yararina calisan dernekleri var. ..Bunlarin baskanlari aynen kamu gorevlisi gibi resmi plakali makam araclarina kuruluyorlar.. ancak ekseriyetinin kamu yararina yaptigi bir is yok. Uyelerine verdigi bir hizmet yok.. Yalniz uyelerden aldiklari aidatlar ve devletin bunlara sagladigi imkanlar var... MISAL ISTANBUL DA TRAFIK KEŞMEKEŞINDE MINIBUS VE TAKSILERIN OZEL BIR KATKISI VAR.. KURAL TANIMAZ BIR SEKILDE TRAFIGI ALLAK BULLAK EDIYORLAR. CEZA ORANLARINA BAKIN.. SIFIRA YAKIN... SANKI ARALARINDA CEZA YAZANLA IYINIYET ANLASMASI VAR. Derdimiz yalniz feto olsa... feto zihniyeti her tarafa girmiş... Bati ülkelerinde dernek vakif oda gibi kuruluslar kamu yararina bir hizmetin ifasi icin kurulur... ciddi olarak denetlenir... bu sebeple adamlarda saat gibi isleyen bir sistem var.. ama bizde.. Sayin Cumhurbaskanimizin son yirmi yildaki gayretlerini göz ardi etmiyoruz... Millet de etmemiş ki Yirmi senedir destegini esirgememis.. AMA GERCEK ŞU Kİ , MILLETE IYI HIZMET VERILSIN, SISTEM IYI CALISSIN DIYE KAMU YARARINA KURULAN BU ODA,DERNEK VAKIF VE KURUMLAR, ZIVANADAN CIKMIŞ, BUNLARA BIR CEKI DUZEN VERMEK ŞART OLDU... YOKSA DAHA COK HAVANDA SU DOGERIZ.

Mustafa

15 Ekim 2020 08:11

Her soruya cevap veren Sait Nursi. Allâh subhanehu ve teala nın bildirmediginden başka bilemeyen Rasûlullah sav

Mustafa

15 Ekim 2020 08:08

Türk milleti bilmediği konuda uzmandır.

Bilmeden bilgiçlik taslamak..

15 Ekim 2020 04:51

Bilen zaten bilgiçlik taslamaz; sallar

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle