• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
31 Ağustos 2020

Bezmialem 5…

Devam edelim, gariban Müslümanların hizmetine vakfedilen Valide Sultan’ın Hastanesine..

 1840’lı yılarda hizmete giren hastanenin, 1900’lerin başında, Evkaf-ı Hümayun nezaretinde faaliyet gösteren “Gurebayı Müslimin Hastanesi” adına düzenlenen Hizmet Talimatnamesiyle, Cumhuriyet dönemine yönelik hizmetlerine başlayarak devam ediyor.. 

 Hastaneye kabul edilecek hastalarda, tedavi hitamında iyileşmesi mümkün görünen, fakir ve yoksul Müslümanlara öncelik veriliyor. Hastalığı, tedavi kabul etmez görülerek tanımlanan kör ve sağırlar, bunamışlarla oynatmışlar ve yatalak kötürümler, hizmetten hariç tutulurlar ve hastaneye kabul edilmezler. İstanbul dışından gelen hastalar, tedavilerinin ardından evlerine dönüş için belediyeye teslim edilir ve yatan hastaların ilaçları da  ücretsiz olarak hastaneden verilecektir..

 Talimatnameye bakarsanız, gayrimüslim yoksullara Valde Sultan vakfından yararlanma imkanının tanınmadığı gibi bir kanaat hasıl oluyor. Bu yanıltıcıdır. Zira, Cumhuriyet döneminde gördüğümüz gibi, Osmanlı Devletinde de gayrimüslimlerin kendilerine has yardım teşekkülleri bulunmaktadır. Onlar da kendi inanç ve dinlerine has yardım derneklerinin yardımlarıyla yetiniyor, hariçten gelecek sosyal ikramlara pek itibar etmiyorlardı. Nitekim İkinci Dünya Harbi sırasında İstanbul Tarlabaşında otururken yanıbaşımızda komşumuz olan Ermeni fakirhanesi, Kazlıçeşmede Rum ve Ermenilerin birer vakıf hastaneleriyle Haliç’ih Balat kıyısında da Musevilerin kurulu hastaneleri bugün de faaliyetini sürdürmektedir..

 Acezeler yuvası Darülacezede hizmet gören mescidin yanında birer de kilise ile havranın yer alışı, müessesenin doğrudan doğruya kamuya ait oluşundandır. Sultan Hamit, devlet eliyle Darülaceze’yi kurmuş ve ayırımsız İstanbul’un bütün yoksullarına kapısını açmış, Ve halen de açıktır..

Cumhuriyet devrinde 80’li yıllara gelindiğinde yeni bir yönetmelik çıkarılır, “Döner sermaye yönetmeliği”. Buna istinaden hem de vakfiye hükümlerine aykırı olarak hastalardan ücret alınmaya başlanır. 1986 yılına gelince 5 Şubat 1986 tarih ve 19010 sayılı Resmi Gazetede yer alan” Bezmialem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi Hasta Kabul ve Tedavi Yönetmeliğine” göre, Vakıf Gureba Hastanesinde tedavi gören hastalardan “ücret alma ve gayri müslim hastayı yatırmama” uygulamasına son verilerek, taburcu olanlara da evlerine dönüş için yolluk verilmesi hükme bağlanmış..

 1900’lerin başlarında Evkaf-ı Hümayun tarafından yeniden düzenlenen talimatnamesinde, gayrimüslim hastalara kapatılan kapı, 1986’ya gelince, “Bezmialem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi Hasta Kabul ve Tedavi yönetmeliği” ile ardına dek açılıyor.. 

Peki, Vakfiyelerde yer alan bedduaların muhatabı, şimdi burada kim olacak? 

Vakfın Hastanesi, bundan evvel 1 Mayıs 1924 tarihinde ihtilal kıvamındaki Atatürk devrimlerinin yerine oturmaya başlaması üzerine, sahipliği, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olmak üzere devletleştiriliyor. Sağlık ve sosyal Yardım Bakanlığına teslim edilerek, sıradan bir devlet müessesesi haline getiriliyor. Hastane, o sıralarda 250 yataklı olup, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün uhdesindedir..

Hastane bir vakıf hastanesidir. Vakfın akar adı verilen kendi gelir kaynaklarından gelen para ile hizmetlerine devam eder. Vakfından koparılıp devlet mülkiyetine aktarıldığında, kendi gelir kaynakları kimin, kimlerinin ellerine düşecekti ve düşmüş de olmalı muhtemelen..

Bayar Menderes dönemine gelince, tarih 27 Haziran 1956. Mecliste alınan bir karar üzerine, Hastane, Sağlık Bakanlığından geri alınarak, laik düzendeki olabileceğe en uygun yerine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne kaydırılıyor. 

Hastanenin inşa edildiği bölge ve saha olarak büyüklüğü, ölüyü mezarından kalkmaya koşturacak kadar da değerli. Bu değerli mal ya da hazine veya kaynak, ekstra nadirattan olması iktiza eden bu manzara, ülkenin, devletin ve Türkiye’nin siyaseten de hakim ekonomik gücünü oluşturan Cumhuriyet devriminin önde gelen sermaye kesiminin doymaz arzu ve ihtiraslarını, elbet kendinle çekecekti. Özellikle tohumu İzmir İktisat Kongresinde atılan büyük holdinglerin iştahlı ağız suları, verimli kamu kaynaklarına, hangi zaman ve zeminde çekilmedi ki?..

Ayasofya’nın NAMAZGAHLIĞINA avdeti münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanını irad ettiği hutbesinde Fatih’in vakfiyesini orijinalinden okumasının linç gerekçesi yapıldığı bir Türkiyedeyiz, unutmayalım..

Vakfiye ihlallerinin muhatabı kim ya da kimler olabilirdi ve olabilirler mi? 

Vakıf senedinde yer alan hizmet unsurlarının, başka maksatla kullanımı ve alım satıma konu edilemezliği, Allah’ın Zatına havale edilerek emniyete alınmış idi. Lakin, bu “yapılamaz, edilemez”li yasaklama ve kısıtlamalara muhalefet edenlere yönelik beddualara karşı muhtemelen ve yarım imanla da olsa ihtiraslarını frenleyemeyen muhterisler, Vakıf müessesesini ele geçirmek için kademeli bir yol düşünmüş olmalıydılar. Bugünlere kadar büyük kapitalist sermayeyi destekleyen siyaset, parti ayırımı yapmaksızın bunun da yolunu açıverdi... 

Bezmialem fukara-i Müslimin vakıf hastanesi, durduk yerde SSK’ya devrediliverdi…

10 Ağustos 2000 tarihinde de 2000/1331 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyle vakfın kendine ait olup da  Allah’ın emanetine teslim ettiği mülkü olan hastane, Sosyal Sigortalar Kurumuna devrediliyor... 

SSK’ya devriyle kamulaştırmanın ardından vakfın ve tamamlayıcı müştemilatının iktisadi ve siyasi şartların uygunlaştırıldığı bir anda, özelleştirme yoluyla devlet milyarderlerinden birine yahut birliğine satılarak hibe edildiğinde, Türkiye laisizmi de sırtındaki kirletici bir yükten temizlenecekti... Metodu da böyle olacaktı..

Kim bakar ve hesap ederdi ki, Bezmialem Vakıf hastanesini, bütün dal ve budaklarıyla birlikte Vatan Caddesinin en kıymetli alanında torbalamanın günah ve sevap olup olmayacağına? 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mesut Sarp

Eline saglık üstad. Allah sana zihin acıklıgı ve hayırlara vesile olan uzun bir ömür nasib eylesin.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23