• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
17 Ağustos 2020

Bezmialem 1…

Bursa’daki Hanlardan birinin duvarlarında birer tuğla girebilecek genişlik ve derinlikte delikler görmüştüm. Çevre esnafına sorduğumda sebebini bilmiyorlardı. Oysa uçamayan göçmen kuşlara barınacak yuva olarak bırakılmış. Demek ki, Payitaht yıllarının insanı, bırakın hemcinsini, hayvanlara da merhametli.. Üstünlüğü de buradan geliyor..

Bilginin hafızadan silinme hızı, arada geçen zamanla orantılı. Osmanlı Bursa’sıyla aramızda geçen zaman, merhameti maraza tebdil eylemiş. 

Çirkin değil ise, utandırıcı da değilse, peki ne?.. 

Kesin tarihini hatırlayamasam da beş altı yıl oluyor. Adem Özalp isimli arkadaşımızı, emekli bir astsubay, kalp probleminden ötürü Bezmialem Hastanesine yatırmıştık. Ertesi gün tetkikler, muayenelerle tedaviler başlayacaktı. Arkadaşım doksan yaşındadır. Hastanede kendinden önce gelip yatan kıdemli hastalar, belki de şakadır bilemeyiz, başlamışlar ücret bakımından kendisini korkutmaya..

Eyvah arkadaş. Taburcu olurken bu hastanede sana ceketini bile sattırırlar, Kül oldun bittin gitti” ..

Bizim Adem ise, sıradan bir emekli, mahçup duruma düşme utancıyla hemen o akşam hastaneden çıkıp gidiyor.. Bu durum beni çok etkilemişti. Bu ne vicdansızlıktı yahu. Hani burası vakfiye destekli bir gariban şifahanesiydi!.

Daha evvel olduğu gibi sonraları da Bezmialem’e epeyi gitmişliğim vardı. Demir eksikliğinden üç kez kan aldığımda bir kuruş ödemediysem de, derin röntgen araştırmaları ve mide bağırsak içi gibi tetkiklerin her seferinde vezneye gönderildiğim doğruydu..

Bu arada Ayasofya, yeni baştan kuruluş amacında yer alan camie çevrildi. Vakfiyeleri amacından saptırma, vakıf kurulurken sahibinin niyetinden vaz geçerek cayma ihtimaline karşı senedine dercedilen beddualar, cumhuriyeti hazmedemeyen zihniyet tarafından Atatürk düşmanlığına verilmesi, bize Bezmialem’i hatırlattı..

Öyle ya, o da bir vakıf idi ve yoksullara meccani hizmet ocağı olması gerekirken, hastalarından ücret alması da, nereden çıkmıştı. Bir bakalım dedik…

• 

Devlet-i Aliyye’nin temeli vakıf kültürü üzerine oturuyor. Hazret-i Allah, kullarının doğumundan ölümüne dek beslenmesinin, korunması ve sağlık, sıhhatinin de çeşitli araçlarla garantisini verdiğinde, varsıl Müslümanlar bu İlahi garantinin kendi üzerlerine yüklenmiş vacibiyet olarak görürler. Vakıf müesseselerini, bu vacip ibadetin eda aracı olduğunu düşünebiliriz..

Meşru yoldan zenginleşenler, birlikte veya ferdi olarak, harcamaları kendilerine ait amme yararına dernek kuruyorlar. Vakıf denilen bu kuruluşların amaçları farklı olabiliyor. Kimileri göçebe kuşların hastalık ya da yaşlılık dolayısıyle göç kervanına katılamayanlarını korumayı amaçlarken, bazıları da, evlenecek yoksul kızlara çeyiz hazırlama, okul ve hastane yapmaya ve bu kurumların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Bunların hepsi de, Allah’ın Zatına emanet edilen vakfın gelir getirici akarıyla destekleniyor. Allah için İbadet amaçlı kurulan Müslüman vakıfları böyledir..

Uhreviyatı dünya hayatına referans almayan liberal düşünce ve hayat tarzında ömür süren zengin kişi ve şirketler tarafından da amaçları birbirlerinden çok farklı vakıf müesseseleri kuruluyor. Amaç ve gaye Allah rızası olmayınca, hedef maddi kazanç ve çıkara yöneliyor. Osmanlı düzeninde meşruiyeti şüpheli servetler hazineye irat kaydedilip maliklerinin de kafaları vurulduğundan, kendi kellelerini kurtaramasalar da, bunlar ekseriyetle hukuk dışı gelir sahibi ve bürokratlar arasında yer aldıklarından, ölmeden evvel, kurdukları vakfın akarları sayesinde servetleri yine ailenin elinde kalıyordu..

Müslüman vakıflarının, kuruluş gaye ve şartları açıktır. Gelir kaynakları vakfiye senetlerinde belirlenir. İşletme iç tüzüğü yazılarak imzalanır. Kurulmasına teşebbüs edilen Vakıf, bütün varlığı ve teferruatıyla korunması için Allah’ın emanetine tevdi edilirken, Allah adına hazır bulunan şahitler huzurunda kayda geçirilen senetleri, yemini billah mühürlenerek kişilik sahibi edilir.

Bu hazırlıkların ikmalı sonrasında da vakıf, kuruluş şartları yönünde faaliyete başlıyor. Hemen hepsi cemiyet hayatının zorunlu ve paraya dayalı ihtiyaçların teminini amaçlar. Artık bu vakıf her haliyle Allah adına kamu hizmetindedir. Kuruluş şartlarında çizgi ihlali yapılamaz, bilinir ki, hainliğin cezası daha başlangıç safhasında kuruluş kütüğüne beddua olarak işlenmiştir. Hiçbir malı mülkü de ne alınır ne satışa çıkarılır..

Türkiye Cumhuriyeti Devletinde siyasi ve idari yapısı laik olduğundan, kuruluş safhasında olsun faaliyet halinde olsun Din ile Allah ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır. Özel ve tüzel kişilerin Allah’tan bağımsız kendi yapılarında, vakfı amacından saptıranlara bedduaya gerek duyulmaz. Emanete hıyanetlik, eğer suç olarak görülüyorsa, bu suçlara karşı, laik kanunlardaki yazılı hükümler uygulanır..

Misal olarak holding vakıflarına bakalım. Bugün holdinglerinin birer ikişer vakıfları bulunuyor. Hemen hepsinin, şimdilik birer üniversitesi bulunuyor. Bunların sermaye yapılarında devlet tarafından hibe edilmiş gayrimenkullerin haricinde büyük meblağda nakit destekler de yer alıyor, Bunların her biri birer ticarethane olup, vergiye esas alınacak matrah tespitinde ise, kendi vakıf üniversitelerine yaptıkları sermaye destekleri de, vergiden muaf harcamalar hanesinde gösterilir..

Türkiye’de Osmanlı devletinde olduğu gibi meşruiyeti şüpheli servete el konulamıyor. Böyle servet edinmişlerin kafaları da alınamıyor. İflas davalarında ise, Allah’tan bağımsızlık, alacaklı hak sahiplerine dağıtılabilir bir bakiye bırakmıyor.. 

Sanırız, kendi liberal vakıflarının, kurucularına verdiği “zor şartlar” güvencesi… 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Menderes' in Bayar' ı vardı; bayardı

Ak parti içerisinde yoğunluğu yarıyı bulmasa da %25 chp' li, %5 de hdp' li mevcuttur. Erdoğan onlara rağmen ve onlara karşı birşeyler yapmaktadır. dilipak gibiler bunu anlamaz bir de onlar vururlar..
  • Yanıtla

ortaya karışıklar

Mesela cinsmoruk; onun gibi bir adam chp tarihinde bile görülmüş mü dür, müdür?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23