• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
24 Ekim 2019

Bayatlamışsa da, her dem tazedir...

Milli Mücadele esnasında demiryollarının memleketin atisi bakımından önemli olduğunu sezenler, anayurdu demir ağlarla örüyor. Ankara’dan İstanbul tren seferine “Ankara ekspresi” adını verirken, İstanbul’dan Ankara’ya yol alanına da, “Yakup Kadri Karaosmanoğlu”, plakası takılıyor...

22 Temmuz 2004 tarihinde “Yakup Kadri Karaosmanoğlu”, Haydarpaşa’dan kalkıyor ve Pamukova’da raydan çıkıyor ...

¥

Demiryolu aşıkları sabahları sol tarafından kalkarmış. İyi, güzel, hoş da, Sultan Abdülhamit Han, nasıl olur, sağ tarafından kalksın da demiryolu delisi olsun?..

Kişiye, “sağ mısın” diye soramazsınız. “Sağda mısınız sol da mı?” sorgulaması mümkün. Zira, karşınızdaki kişinin siyasetteki eğilimini, tarafını soruyorsunuz... 

Yataktan kalkmayla sağın solun ilişkisi biraz karmaşık. Solundan kalkanlar demiryolcu olurken, sağından kalkanlar, bahriyeli, karacı. Laf ola, beri gele!... 

¥

CHP, ilk ağızda devletçilik üzerinden sanayileşme politikasıyla sola kıvrılıp anayurdu demir ağlarla ördü. Demokrasiye yönelip de partileri çoğaltınca, sağcılıkta onlarla yarışa kalkıştı. Hatırlarsınız, Rahmetli Özal, “Demiryolu, komünistlerin işidir” dememiş miydi? İnönü, solu bırakıp sağ tarafa geçince, “Anayurdun demirağlarla örülmesi” de son buldu...

Tayyip Erdoğan,muhafazakar kimliğiyle “Yeni Sağa” daha da yatkınmış ki, ilhamını nereden almışsa almış, iktidara geldiğinde, “Yeni Demiryolu çağında biz de, demiryollarımızı mutlaka Avrupa standardına uydurmamız gerekir” demeğe başladı...

Bilinen kimliğiyle, sağ tarafından kalkan bir politikacı, anlaşılır gibi değil, solundan kalkanlar gibi, “Demiryolcu” olup çıksın!... 

Anlaşılıyor ki, yataktan kalkmayla sağcılık solculuk arasında mutlak anlamda bir ilişki yok. Olsaydı, Demiryolcu Sultan Abdülhamid solda yer alırken, yataktan kalkışında Sultan Hamid’e benzeyen Tayyip Erdoğan ise, İstanbul-İzmir köprülü yeni otoyolundan mayalanan sosyal determinizm, kendilerini sağa bağlayamazdı...

¥

Bu millet, Killigil hikayesini Erdoğan’ın ağzından dinleye dinleye bıkmadı. Askeri Sanayiimizin hemen hemen ilk kahramanı olan Nuri Paşamızı, hem de fabrikasıyla birlikte katleden Batı sermayesi, sevelim sevmeyelim, 27 Mayıs demokrasi düşmanı ihtilalcilerin giriştikleri otomotiv sanayiinin de gelişmesini köstekledi...

Bir sağ projesi olan “Devrim Otomobili”, memleketimizin iktisaden egemen ticari kapitalist sağcıların hainliğine uğradı...

İnsan, insanın kurdu ya!...

Sağcılık ve solculuğun, gramer kurallarına benzeyen belirli ve değişmez kaideleri yok. Yataktan kalkış yönü irtibatıyla alakası da oynak. Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan’da görüyoruz. Bazen sağa bazen sola bağlanıyor. Eğer, klasik muhafazakar seçmenin düşündüğü gibi sağcı olsaydı, daha ilk ağızdaki bütçelerinden demiryolu altyapısına yüzlerce trilyonluk tahsisata kalkışır mıydı?..

Hiç değilse netice alamamış da olsa, kuvveden fiile giriştiği teşebbüsü yetmez miydi solculuğuna?..

¥

2004 yılında yerli-yabancı yatırımcılara Resmi Gazete’de bir davet çıkarılır. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları kamu arazisinde bir şirket kuracak. Bu şirket bölge ekonomisine canlılık getirici çeşitlemeye yönelecek. Marmaray için metro ve raylı sistem araçları, Hızlı tren ve elektrikli lokomotif üretecek. Ray bağlantı elemanları, Kardemir’de yerli ray üretimi, hızlı tren projelerinin gerçekleştirilmesi için gereken makina parçaları, imal ve ihraç edilecek. vs, vs...

¥

Davetiye, beklediği karşılığı bulamadı ve cevapsız kaldı. 22 Temmuz’da Pamukova’da raydan çıkan “Yakup Kadri Karaosmanoğlu” tren kazası, sol karakterli girişimin kösteklenmesinde sağın ne derecede aktif bir güç olduğunu ortaya sergiledi...

Sağ kim? diyeceksiniz. Girizgahta bahsetmiştik...

Karayolu kapitalizmi... 

Holdingler altmışlı yetmişli yıllarda silah kuşanırcasına basın sektöründe mevzi aldı. Allah’ımızın, paranın belirli ellerde temerküzünü yasaklayan emrinin dünya dili ile görüntülü izahını sanırız, mevzilerindeki silahlarıyla yeterince yerine getirdiler. Bilhassa Doğan Grubu gazetelerinin giriştiği kara propaganda neticesinde, hükümetin bu sektördeki girişimi kösteklendi...

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

kendi çoluk çocuğu ölmedi ki... kendi çoluk çocuğu ölseydi ortalığı yıkardı...başkası olunca bayatlamış oluyor...
  • Yanıtla

selman

Hamdolsun demiryolu konusunda çağ atladık.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23