• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
09 Kasım 2020

Atatürk İhtilali…

Okuyucu fena bozulmuş. “Yalakalığı bırak, şu yağ’a bak. Beş kilosu 20 lira idi Şimdi 45’e çıkmış. Neden?” diyor..

Öfkesinde haklıysa da, hedefinde şaşkın. Benim ne günahım?..

Ne yağcısıyım ne de balcısı!..

İstanbullara gelirken Yalova’da fabrikasından birkaç şişe alırdım. Yerli malı yurdun malı diyerek, GIDADA HER ÜRÜNÜN, yerlisine koşardım. İki gün oluyor, BİM’e uğradığımda sevgili sarımsağa sarıldım. Etiketini okuyunca fırlatıp attım..

Çin devletinin boğaz tokluğuna çalıştırdığı zavallı köylüsünün bedeli ödenmemiş emek mahsulü imiş. Hırsızlık malı olduğunu düşünerek BİM kapısını vurdum, çıktım..

Bizde, hırsızlık malını bile bile satın almak hem günah hem de yasak. Çin sarımsağı da mebdeinde, devlet tarafından köylüsünün emeğinden çalınmıştır. Türk tüccarı, Müslüman, Hıristiyan, helal haram takmadığında normal sayıp ithal eder. Bu, bazen sarımsak olur bazen de susam. Bir bakarsın bebek emziği, bir de bakmışsın ki, otomobil  krikosudur..

Utansın iktidarlar.. 

Yalova’daki çiçek yağının markasını unuttum gitti. Son uğrayışımda yerli olup olmadığını sormuştum. Ham maddesi yağlı tohumları dışarıdan ithal ediliyormuş. Fabrikacıların Türkiye’de bunları ezdirip yağ olarak akıtan sadece işçileri yerli imiş. Bir de ayrıca katma değerli şişelenmiş yağları piyasadaki satıcılara taşıyan şoförlerle, hamalları yerli..

Şimdi, aynı suali ben kendime sorayım. 

Bu, neden böyle?..

Türkiye’de şekerin ham maddesi olan nişastalık mısırın Amerika’dan ithali gibi, yağlı tohumlar da Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya çiftliklerinden geliyor.. 

Belki bunun da sebebini soracaksınız..

Trakya’daki ayçiçeği tarlalarına sulama suyu veren nehir, simsiyah zehirli batak. Bu zehirler toprağın verimini düşürüyor. 

Trakya toprağı pis. Neden pis. Kim kirletmiş?..

Dış düşmanlar, masonlar, kâfirler, dinsizler, komünistler, İsrail, falan filan…

Eğer temiz kalsaydı, bereketi yüksek olurdu. Toprağımız kirletilmiş olduğundan, kesinlikle bu böyle. Şimdi hükümet ayçiçeği ithalinden gümrük vergisini de kaldırdı ve bunun üzerine yeni bir parti buğday ithaline de zorlandı, ekmek fiyatları zam görmesin, fukaralar bol bol yesin diye..

Eee, sonra!..

Laiklik var. Dini imanı, yağa bala ve pazarın fiyatlarına karıştırmayalım. Şeytanın gözü şaşıdır, hiç belli olmaz, bakarsınız, anayasaya dini karıştırdınız deyiverir. Onun için “vicdan” ile defteri kapatalım. Arif olan anlasın…

Milliyetçiliğin, memleket severliğin, bağımsızlık ve istiklalin, haydi bu değerlere Cumhuriyet’i de ilave edelim, vicdanı olan bir insanın halimize şükretmesi gerekir.. 

İyi ki eski iktidarlar, kalkınma politikalarında KAMU İKTİSADİ TEŞEKKÜLLERİNDE çiçek yağı fabrikalarına yer vermemişler. Yoksa, bunlar da, süt gibi, et gibi, şeker gibi sermayenin tabana yayılması adına özelleştirilerek yerlerini beton direklerle süslerken, YEMEKLİK RAFİNE ÇİÇEK YAĞInı da, tankerler içinde ithal etme kolaycılığına kaçılırdı..

Belki değil, kesinlikle. Böyle yapılınca, yağ da pazarda, daha ucuza satılırdı. Amma;

UNUTMAYALIM, NE OLURSA OLSUN, İTHAL UCUZLUĞU MEMLEKETİ, ESARETE GÖTÜRÜR..  

İstiklal Savaşı sonrasında bir devrim yapıldı. Devrimci söylemde bunun adı Atatürk İhtilalidir. Devrimler, var olan sosyal düzenin altını üstüne getirir ve hayatın bütün damarlarındaki kan dolaşımını da tersine çevirir. İyidir, kötüdür ayrı mesele.

Cumhuriyet, bir ihtilal sonrası tepeden indirilmiş. Başta anayasa, peşinde kanun metinleri değiştirilmiş. Düğün derneklerden cenaze definlerine, okuyup yazmaktan evlenip boşanmaya kadar akla hayale gelen her hareket ters taklak edilmiş. İyi olmuş, kötü olmuş, bu da bir ayrı mesele..

Bunların bilaistisna her biri yukarıda hazırlanarak uygulanması için aşağıdaki tabana uzatılmış. Hatta derler ki, Ankara’nın köylü tabanı yukarıdan bir şeyler istemeye kalkınca, valisi şöyle haykırmış;

Ulan, siz kim oluyorsunuz, burada biz varız. Lazımsa komünizmi de biz getiririz. Oturun kıçınızın üstüne, dolaşmayın ayak altında”..

Buna da Devletçilik demişler. Ve başlamışlar devletçi kalkınmaya..

Fabrika kurmuşlar, demir yolları yapmışlar, Devlet çiftliklerinde zirai üretim hızlanmış. Türkiye ileriye yönelmiş..

Derken, çarklar yavaştan yavaşa kimseye çaktırmadan başlamış geri dönmeye..

Bilhassa ahlaken ve iktisaden sermayeyi kediye yüklemede işler çığırından çıkınca, düzeltmek için değerlerimizin satışına ümit bağlanmış.

Özelleştirme dedikleri budur. Yatak yorganı bit pazarında satıp, zemheri soğuğunda çırılçıplak kapı önünde titreyip oturmak..

Çiçek yağı, litrede bilfarz on liradan yirmi liraya çıktı. Maaş ve ücretlerde de aynı denge tutturulmuş ise, korkma titresen de ölmezsin. Amma, on liran zam görüp de on bir’e bağlanırsa.

Çin’den ekmek ithaline.. 

Tek kişinin, tek zümrenin ve tek felsefenin eseri değildir bu. Hele hele devletçiliğin hiç değil. Devletçilerle liberal muhafazakârların, fifty-fifty ortaklığı…

Ne devletçiler devletçi olabildi, ne de muhafazakârlar muhafazakâr…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Memduh Yılmaz

Sayın Yazar degerli yorumlarınız için tesekkurler Devlet fakir fukara ekmegi pahalı yemesin diye devlet bugday ithalatına basladı demek yerine 20 sene önce Turkiye kendi kendine yetebilen 9 ülkeden biriyken suan bugdayı bıle ithal eder duruma geldi deseniz bence cok daha iyi olurdu. Özelleştirmeye bakış açınıza yerden göge kadar katılıyorum. ama cumhuriyet tarihine bakmak lazım aslında kim yatak yorganı en fazla satmış.
  • Yanıtla

Vah ki vah!

Bu yaz 2400 m rakımlı yaylama gittim. Bir zamanlar 1200 büyükbaş hayvan olan yaylada 8 hayvan kalmış. Her köylü 1000 lira 1500 lira maaşa bağlanmış. Ne eken ne biçen ne hayvan besleyen var. Yaylada Bim den alınmış peynir tereyağı kutuları görünce utandım. Yazık bu memleket ne hale geldi. Stalin Rusya'da köylüleri yoksullastirip herkese asgarî bir maaş vererek yönetiyordu ülkeyi. Biz de bu hale gelmişiz maalesef.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23