• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
14 Ocak 2021

Asalet üzerine…

Belediye reisi, şehrin renkli ışık demetine benzettiği cemaat liderleriyle tertiplediği bir tanıtım toplantısında konuşurken, “azınlık-çoğunluk” konusunda şunları söylemişti.

Burada her vatandaşımız, bizim asil hemşehrimizdir. Bu şehirde hiçbir topluluğun adı da ‘azınlık değildir.”.

Toplantıda, “Fener papazı, Ermeni cemaatinin başrahibi, Musevilerin hahambaşısı, Süryani kilisesi metropoliti, Ermeni Katoliklerini temsilen Levon Zekiyan bir araya gelerek, dış dünyaya renkleriyle İstanbul’u tanıtıyorlar..

Kendi aralarında birbirlerinden farklı özgül topluluklar halinde yaşayan cemaatler, renklerini tanıtma toplantısında,mezarlıklarını, tapınak, hastane ve şifahanelerini, eğitim kurumları ve dulhaneleriyle çocuk yuvalarına kadar sosyal tesislerini görüşüp tartışarak, yeniden değerlendiriyorlar. 

İttihat ve Terakki’yi bizler, Osmanlı devletini sebepsiz harbe sürükleyip batıran bir serderge topluluğu görürüz. Aslında iktisat politikaları yönünden bu cemiyet, Osmanlı İngiliz Ticaret Anlaşmasıyla Tanzimat sonrası devletin siyasi varlığını Avrupa kapitalizminin eline verenlere, devletçi düşüncenin vatansever bir tepkisidir..

Hüseyin Cahit Yalçın’a bakalım, o günlerde neler söylemiş.. 

Türkiye’yi zayıf ve çaresiz zannederek ekonomik kazançlar uğruna siyasal “yardım satmak” isteyenleri uyarıyoruz. Türkiye, böyle muamelelere karşı bugün sesini yükseltemeyebilir ya da direnemeyebilir. Lakin pek yakında Türkiye silahlanmasını o derece mükemmelleştirecektir ki, en kötümser insan bile, ona “zayıf ve çaresiz” diyemeyecektir”. 

İttihat ve Terakki üyesi Hüseyin Cahit Yalçın, sanırsınız ki, bugünün Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan’ın milli politikasında “yeniden hayat buluyor”.

 Tanzimat’ın, İkinci Meşrutiyet ve 31 Martlı günlerini takiben memlekette bayram havası başladı. Müslümanlar, Hıristiyanlar, Türkler ve Ermeniler kardeş oldular. Manastır’da Rum metropoliti ile Müslüman müftüler birbirleriyle kucaklaşıyorlar..

İmamoğlu’nun, asil hemşehrileriyle tertip ettiği renk cümbüşlü toplantı, bu bayramın yanında ne ki? 

Yunan krallığını Osmanlı topraklarında genişletmek isteyenler, Atina’nın Türklere karşı düşmanca saldırgan bir tutum almasını bekleyenler ve Atina ile “Costantinople” arasında dostluk bağlarının kurulması, coşku selinin dinamik gücünü oluşturuyor..

Daha Cumhuriyet öncesinden CHP’ye döl yatağı oluşturan İttihat ve Terakki’nin, cemaatleri Osmanlıcılığa bağlama amacı dışa vurunca, bayramlaşan cemaatler de, başlayıverdiler, Fatih Sultan Mehmet’in kendilerinden gasp etmiş saydıkları “Costantinoble” mirasçılarının, Bizans adına yine kendilerinin olacağını düşünmeye..                                    

Bütün yerel meclisler, genişletilerek İstanbul’dan bağımsızlaştırılmalı”. 

Esasen, Ege ve Marmara’nın işgali sırasında tarihin tekerrürü de aynen böyle olmamış mıydı? 

Yunan savaş gemileri limandaydı. ... Bir Yunan subayı, yanında bir Efzun eriyle, tek sıra dizilmiş olan Türk subaylarından biri önünde duruyor, onlara kollarını yana kaldırtıp indirterek “Zito Venizelos!” yani “Yaşasın Venizelos!” diye bağırmalarını söylüyordu”.

İttihat ve Terakki “Hoşgörü kazığını” yedikten sonra, kazığın pisliğini temizleme yükünü de Atatürk’ün sırtına yükledi. 

“İstiklal Savaşı”, bu pisliği temizleme ameliyesidir. Unutmayalım.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Baycan

Selamun Aleyküm Yerinde bir tesbit güzelce yorum aklına sağlık üstadım
  • Yanıtla

Muhammed Genç

Kardaş yazın güzeldi de sonu olmasaydi...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23