• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
11 Temmuz 2019

Abdullah Cevdet üzerine...

Osmanlının son dönemindeki yıkıcı aydınlanma ve modernleşme hareketlerinde aktif Müslümanlar da epeyi fazladır. Mesela, bunlardan birisi Abdullah Cevdet olurken, sonraları yolundan sapmıştır.…

Biz demişiz ki, bir yazımızda, ”Osmanlı ecdadımız aydınlandıkça kendi çizgisinden saparak yabancılaşmaya başlamış. O kadar ki, dışarıdan damızlık erkek ithaline kadar işi sapkınlığa doğru sürükleyip götürenlerimiz bile mevcutmuş”….

Yazarının ismini fazla görüp sergilediğimiz bu fikir kırıntısını bizim zimmetimize yükleyen Sıdıka Sönmez hanımefendi, öfkelenerek kadınlığının da ötesine bize şöyle bindirmiş…

“Oha, yani İslamcı kesilen bir yazarın bu kadar da çirkefleşmesi görülmüş şey midir. Allah aşkına, Allah aşkına, Allah aşkına. Sapıtma şampiyonluğunuz hayırlı olsun”…

Şimdi bize düşen, hanım kardeşimizin eksiğini tamamlamak. Hem de, bila ücret…

1967 yılında satın aldığım Felsefe Profesörü Hilmi Ziya Ülken’in iki ciltlik ‘Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi”den kısacık bir aktarma yapalım…

Abdullah Cevdet, İttihat ve Terakki’nin kurucularından bir askeri doktor. Abdülhamid karşıtı olup, laiklikte, alfabede ve diğer modernleşme hareketlerinde Atatürk’ün kendisinden ilham aldığı bilim ve fikir adamıdır. Hani diyor ya Atatürk, “Biz ilhamımızı göklerden almıyoruz”, doğrudur…

Dünya klasiklerinden istibdatla mücadele, bağımsızlık ve hürriyet konularında onlarca tercümeler yapmış ve Fransız asıllı sosyolog Güstav Le Bon’un peşine takılmış …

Tuluat” isimli kitabı, bütünüyle hicviyelerle doludur…

Peygamberimizi son derece sevgi ve muhabbetle överken, gün gelmiş isminde ve cismindeki iman örtüsünden sıyrılarak küfrün batağında kaybolup bitmiş…

Kitaplarının birinde şöyle bir not düşürür...

Bütün varım yokum elimden çıktı. Bir tek namusum hariç…

Namus, nasıl bir şey ise, imandan önce gelir!...

Abdullah Cevdet’in cenaze töreniyle ilgili şunlar nakledilir. Ölünce cenazesi Ayasofya’ya getirilmiş. Allah’a inanmadığını söylediğinden, hiç kimse cenaze namazına yanaşmamış.. Dini değerlerin çoğuna şiddetle karşı çıkıyormuş. Hocalar, namazının kılınmasına yanaşmayınca, belediyenin bir arabasına konularak bir yerlere götürülmüş…

Buraya dikkat buyuralım…

Hadise, tek parti döneminde, 30’lu yıllarda. Hocalara yahut protestoya hiç kimse bir laf etmiyor. Belediye gelip sessiz ve sakin, cenazeyi alıp götürüyor. Benzer bir olay da çok partili demokrasili günlerde meydana geliyor. İnkarcı bir büyük hakim, musallaya getirilmiştir. Hocalar, hocalıktan yan çizince, devletin ve milletin mutlak sahipleri, kışlanın kapılarını açıyor…

Her neyse, biz devam edelim… 

Dünyaca meşhur İslam ve din düşmanı Dr. Dozy’in ”İslamiyet tarihi” isimli küfür kitabını tercüme ederek yayınlar.

 Güstav Le Bon, Almanya’da genişleyerek yayılan “üstün ırk teorisini” melezleşme olarak yorumlayınca, Abdullah Cevdet, tamamıyle hocasının talebesi olup çıkar, inançta ve fikirde kendisiyle tamlaşır…

 İşe bakın ki, “Üstün ırk teorisinin”, tez ve sentezleriyle bir bütün olarak “Antidemokratik Düşünce Şekilleri” ismiyle, Bakanlığın Bin Temel Eser dizisinde yer alışından bir asır evvel Abdullah Cevdet bunu da “melezleşme” teziyle Türkiye’ye taşımış … 

Türk ırkının islahı için Avrupa’dan damızlık erkek getirilsin!...

Güstav Le Bon’dan ilhamlanarak şöyle düşünüyor.

 Madem ki ırkların melezleşmesi yeni ve canlı ırkların doğmasına imkan veriyor. Mesela, at ile eşek, çok güçlü ve dayanıklı katır üretiminin iki asli unsurudur, giderek çözülen Türk ırkının da islahı için Avrupalı erkeklerle melezleşmenin ne mahzuru olabilir ki? …

 HAMİŞ:

 Sıdıka hanım kardeşimiz beni İslamcı olarak görüyor. İslamcılıktan ne anladığını, onu nasıl tahayyül ettiğini bilmediğimden, es geçerim. Amma şunu bilsin ki, HİÇ KİMSECİYİM… 

 Onun için okuyucular zaman zaman yazıyı çözemediklerinde üzerime saldırırlar…

 “Senin ne işin var Akit gazetesinde, çek git başka yerlere” gibi…. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23