Değişik konular
Değişik konular
ALİ SANDIKÇIOĞLU
Uzun yıllar yurt dışında yaşamış, şimdilerde ise İstanbul -İstinye de Cenab-ı Hakk’ın takdir ettiği ömrü yaşamaktayım.
Sağlığım el verdikçe daha çok emekli insanlarla beraber vakit geçiriyorum.
Bu arada “İstinye camileri ve tarihi eserleri koruma derneğinin” lokalinde – kütüphanesine gelen çeşitli insanlarla bire bir temasım oluyor.
Namaz öncesi, namaz sonrası güzel sohbetler oluyor, herkes kendine göre gördüğü eksiklikleri anlatıyor.
Birçokları: emeklisi, çalışanı hayat pahalılığından ve paramızın değerinin düştüğünden, paranın alım gücü olmadığından, geçim sıkıntısı çektiklerinden bahis ediyor.
Tabii herkesin kendine göre bir derdi veya sıkıntısı var.
Kimileri hasta hanelerden randevu alamadığından şikayetçi, kimileri kesilen ilaç paralarından, kimileri de ilaç ödemelerin çokluğundan şikayetçi. (kendi kanaatim bazı eksiklerin olmasına rağmen Türkiye sağlık teşkilatı dünyanın birçok gelişmiş ülkelerinden çok daha üstündür.)
Zaman zaman esnaf ziyaretleri, hafta sonu Pazar yerlerini ve marketler zincirlerini de dolaşıp tabir caiz ise çeşitli insanlarla temas kurarak bilgi toplamaya çalışıyorum.
Geçmişte sayın devlet büyüklerimize topladığım bilgilerimi yazılarımın sonunda açık mektuplar halinde sunmaya çok kere çalışmıştım. Niyetimiz elbette ki devletimizle, hükümetimizle, devlet kurumları ile savaşmak değil, bazı vatandaşlarımızın sıkıntılarını usulüne uygun onlara iletmektir.
Çok şükür bizler devlet, bayrak, din ve mukaddesat düşmanı değiliz.
Devletimizi, milletimizi, bayrağımızı, vatanımızı sevenlerdeniz. Memleketimizin etrafından nasıl ateşten bir çember olduğunu görüyor, hükümetimizin ne gibi şer güçlerle mücadele ettiğini de görüyor ve anlıyoruz.
Bir kısım insanlar televizyonlarda yapılan reklamlardan şikayetçi.
Evi kira olan, asgari ücretle çalışan orta yaşlı bir insanın şikayetlerini gerçekten dinlerken beni de üzdü.
“Hocam evim kira aldığım para belli ha bire TV’ler de bize o çikolota bu çikolota, salamlar, sucuklar, pastırmalar bilmem neler, neler reklamları yapılıyor. Bunları ayda birde olsa almaya bizim gücümüz yetmiyor.
Ufak çocuğum var. O reklamları görüyor,
Her istediği zaman alamıyorum. Bir baba olarak da tabii olarak üzülüyorum. Bunu bir yazsanız olmaz mı?
Elbette ki firmalar ürettikleri malların reklamlarını yapacaklar. Bilemiyorum nasıl olur. Bu aşırı ve aldatıcı reklamlar için bir ayarlama olsa iyi olur gibi.”
Birde bazı firmalar bir iki damla bulaşık sabunu ile onlarca tabağı yıkıyor öyle reklam yapılıyor. Akıl var, mantık var.
İki damlayla bu kadar tabak veya çamaşır yıkanıp temizlenebilir mi?
Bunlar için bir yönetmenlik yok mu? Bu şekilde göz göre göre reklamlar ile vatandaşlar aldatılmıyor mu?
Hani bir atasözümüz var: “Tok açın halinden bilmez.” Gerçekten bu yazdıklarım zenginlere hikaye gibi gelir.
Ancak durum öyle değil. Emekliler, asgari ücretle çocuk okutup, birde kirada oturanlar gerçekten zor geçiniyorlar, ay sonlarını hep borçla kapatıyorlar. Gerçek maalesef budur.
Hükümetimizin emeklilerin durumlarını ciddi bir şekilde ele alması gerekiyor. Emeklilerin hayat şartları biraz daha iyileştirilmelidir.
Bir tarafta insanlar bolluk içinde yüzerken, öbür tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekiyor. Bu gerçeği bizi idare edenler ve iş verenler mutlaka görmelidirler.
Geçenlerde Rize’ye gidip gelen bir hemşerim anlattı. Geçen sene ben de gittiğim zaman öyleydi. Hâlâ öyle.
Otobanda giderken kilometre 90 veya 100 yazıyor birden 50’ye düşüyor. Böylece vatandaş yol boyu ceza üzerine cezalar yiyor.
Bu doğrudan doğruya devletin vatandaşı en hafifi ile aldatmasıdır.
Mutlaka ve mutlaka en kısa zamanda bu tabelaların düzeltilmesi ve vatandaşın adım başı tuzağa düşmekten kurtulması icap eder.
Sayın ilgililerimize arz olunur.
Dinlediğim şikayetlerden biri de: Bildiğiniz gibi Rize de hava alanı var.
Ancak Rize’ye uçuş fiyatları Trabzon’dan daha fazla.
Arada uzun boylu bir mesafe farkı yok.
Rize’ye vatandaşın tam olarak istifade edebileceği saatler de seferlerde yok.
Seferlerde çok aksamalar da oluyor.
Çok gayretli çalışmalar yapan sayın ulaştırma bakanımızın bu konu üzerine eğilmesini hem sefer sayılarının, hem de ücretlerin eşitlenmesin, daha cazip hale getirilmesini Rizeli hemşerilerim beklemektedir.
Birde çok önemli ve hemen hemen herkesin şikayetçi olduğu bazı TV’lerin bazıları sabahtan, bazıları öğlen sonrası yaptıkları yayınlardır.
Yemek programlarında Cenab-ı Hakk’ın nimetleri ile adeta alay ediliyor.
Programlara katılan süslü, püslü erkekler veya hanımlar kaşıklarının ucu ile masaya konulan yemeği bir öteye bir beriye çevirip Aaa!.. bu yemeği hiç beğenmedim diye gülümseyerek, nimetleri hafife alarak milyonlarca milletimizin, fakirlerin, gariplerin gözleri önünde alaylı bir şekilde konuşmaları cidden doğru olmuyor. Bu insanlar Gazze’de çocukların yerlerden elleri ile un topladıklarını, nasıl açlık çektiklerini görmezler mi?
Ülke genelinde yayın yapan bütün TV’lerin programları ciddi bir şekilde kontrol edilerek aile yapımızı, ahlakımızı, gelenek, görenek ve kültürümüzü yıkmaya matuf ne kadar yayın varsa hepsinin yasaklanması şarttır. Bu kokuşmuşluğa artık devletimiz daha fazla müsamaha etmemeli.
Hele bazı aile programları cidden bir felakettir. Aile dinamitleniyor.
Bir nevi evli kadınların, genç kızların evlerinden kaçmaları, eşlerine ihanet etmeleri teşvik ediliyor.
O yayınlarda sarf edilen sözleri sergilenen rezaletleri buraya yazmaktan gerçekten ben de hicap duyarım.
RTÜK kurumunun derhal bu programları yasaklanması veya aile yapımıza uygun bir şekilde yayınlarının sürdürülmesinin temin edilmesi gerekiyor.
En çok benden yazmam istenilen bir konuda küçük esnafımızla alakalı.
Küçük esnaf zor durumda.
İşler çok düşük, sattığı malı alıp yerine koymakta zorlanıyorlar. Ülke genelinde iş yerini kapatan çok sayıda küçük esnaf var.
Bir taraftan vergiler, öbür tarafta işsizlik. Sıkıntı üzerine sıkıntı.
Küçük esnafını çoğu SSK ve Bağ Kur borçlarını ödeyememiş, çokları
Sağlık hizmetlerinden istifade edemiyor.
SSK, Bağ Kur, vergi, kira, elektrik, su ve diğer giderler altında küçük esnaf eziliyor.
Devletimizden küçük esnafların tüm borçlarının faizlerinin silinmesini kalan ana paranın da uygun taksitlerle taksitlendirilmesini bekliyorlar. (Bu yapıldığı takdirde küçük esnaflarımızda büyük bir rahatlama olacaktır.)
Böylece sağlıktan istifade edemeyen çok sayıda küçük esnafın da sağlık hizmetlerinden istifade etmeleri mümkün hale gelmiş olur.
Bu haftaki yazımı birçok insanımızı ilgilendiren değişik konulara ayırdım.
İnşallah faydalı olur. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.