--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şampiyonların Düşüşü

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın

“Herkesin bir planı vardır, ilk yumruğu yiyene kadar.”  (Mike Tyson)

Geçtiğimiz  cumartesi gecesi  son zamanların en önemli ağır sıklet boks karşılaşmasına sahne oldu.

Son zamanların en önemli maçıydı şüphesiz ama en iyisi değildi.

Boks altın çağını geride bıraktığı, en büyük efsanelerini henüz erken dönemlerde çıkardığı içinde bize böyle geliyor olabilir.

Ama yakından takip edenler de katılacaktır ki boks sporuna uzun yıllardır olağandışı bir yavanlık hakim…

Ancak Jeo  Frazier’i, George Foreman’ı,  Muhammed Ali’yi, Tyson’ı izleyen bir kitlenin sonrakileri yavan bulmasında garipsenecek bir şey yok aslında.

Başta Muhammed Ali olmak üzere bu büyük adamlar boks sporunu bir güç harbi olmaktan çıkararak zeka, azim ve stratejileriyle takipçilerinin erişemeyecekleri bir zirveye taşıdılar.

Kendini aşma tutkusunun belki en sık görülebileceği alan olan boks sporu şimdilerde yalnız youtube  fenomenleri yetiştiriyor.

Bu durum boksu, kurgulanmış başarılar ve bol stereodli imajlarla dolu bir alan haline getiriyor.

SON KIDEMLİ ŞAMPİYON NASIL DÜŞTÜ

Cumartesi günkü maç,  41 yaşındaki ağırsıklet Vladimir Klitscko ve kendisinden 14 yaş  küçük rakibi Antony Jashua’yı karşı karşıya getirdi.

Muhammed Ali’de Sonny Liston’la dövüştüğünde aralarında 10 yaş fark yok muydu?

Klitschko, teknik üstünlükle sürdürdüğü maçı 11. Raudda nakavtla kaybetti.

Üstelik 5 ve 6. Raundda rakibini nakavta o kadar da yaklaştırmışken.

Doğal olarak, Klitschko’nun artık uzatmaları oynayan kariyeri de bu  maçla birlikte finale yaklaştı denebilir tabii George Foreman gibi geri dönüp 44’ünde tekrar altın kemeri almazsa...

Gelgelelim bu tür maçlar insanda belli belirsiz bir hüznün doğmasına neden olmuyor değil.

Milyonların gözü önünde yapılan bir maçta, kalabalıkları öfkeli çığlıklara boğan o acımasız darbeleri aldıktan sonra artık gardını kaldırıp ilerleyemeyecek hale gelmek…

Kaybetmenin türbülansına girmiş böyle bir boksörü, gerçeğin şokuyla fal taşı gibi açılmış gözlerinden kolaylıkla tanıyabilirsiniz.

KARANLIK ODAYA NASIL GİRİLİR ?

Muhammed Ali buna “karanlık odaya girmek” diyordu…

Aynı bakış, 1973’te Foreman ve Frazier’ın büyük savaşında art arda yere yığılan Frazier in yüzünde görülebilir mesela…

Bir efsane olarak doğmuş ve kendine yaraşır bir kariyer inşa etmiş Muhammed Ali’nin 1980’de, bir zamanlar asistanlığını yapmış Larry Holmes karşısındaki hüzünlü vedasında…

Aynı “Karanlık oda” Mike Tyson’ı Evander Holyfield’in kulağından kocaman bir ısırık alarak sakinleşmek zorunda bırakmamış mıydı?

Çünkü ringde yapılan mücadelenin, bütün o kalabalıklar için taşıdığı anlamın ötesinde ahlaki bir anlamı vardır bir boksör için.

Yerini bulmuş her kroşe, zamanlaması iyi hesaplanmış her aparkat, onu ellerini kaldıracağı o ana, anne şefkatini andıran o tarifsiz sevgi sarmalının kucağına taşır.

Boksörleri bu yüzden severim. Onlar kaba bedenlerinin gizlediği ince, kırılgan ruhlarıyla yalnızca bir süreliğine de olsa kabul görmek, dikkate alınmak ve dahası sevilmek beklentisiyle ağır darbeler altında ezilmeye gönüllüdürler.

Kapitalizm tarafından baskılanmış kalabalıkların çılgın tezahüratları arasında o değişilmez bir an için umutsuzluğa karşı var güçleriyle savaşırlar.

TEKNİK İLE KABA GÜÇ SAVAŞTI

Klitschko’da öyle savaştı genç rakibine karşı. Hem de kariyerinin en iddialı performanslarından birini çıkararak… Boksun yalnızca ham kuvvet değil en az kuvvet kadar zaruri başka donanımlar gerektirdiğini göstermek istercesine Rus disiplinini maçın tümünde konuşturdu.

Tecrübesi savunma ve hücum konusunda onu doğru yönlendirerek genç rakibini 5 ve 6. Rauntlarda tüketmesini sağladı. Sonuçlar aksini gösterse de Joshua aslında maçı 6.raundda kaybetti.

Fakat fiziksel sınırlar süreci Joshua’nın lehine işletti ve Klitschko’nun dezavantajı onun avantajı haline geldi.                                                       

Maç, tecrübe ile toyluk , teknik ile kaba güç arasında birkaç kez el değiştirdikten sonra Joshua da kaldı. “Boks tek yumruktur” deyişini haklı çıkarırcasına Klitschko puanla önde götürdüğü maçı aldığı bir aparkatla rakibine hediye etti.   

Bu galibiyet kondisyon, zeka, tecrübe ve  strateji eksiği olan yeni şampiyonun egosunu kamçılayarak ona ileride çok şey kaybettireceğe benziyor.  Ama ben kaybeden boksörleri severim. Çünkü onlar hayat hakkında kazananlardan daha çok şey bilirler.

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle