Zıpla zıpla.. Zıplamayan Özkan Yalım’dır.. Fuhuşçudur.. Kasetçidir.
Zıpla zıpla.. Zıplamayan Özkan Yalım’dır.. Fuhuşçudur.. Kasetçidir.
ALİ KARAHASANOĞLU
Dün birçok ilimizde, Tabip Odası seçimleri vardı.
En önemlisi, tabii ki en fazla üyesi bulunan İstanbul Tabip Odası seçimleri idi..
Kim kazandı?
Ad soyad önemli değil..
Sıfatlar önemli..
14 yaşındaki küçücük çocukları Taksim’de polise sapan ile bilye attıran zihniyet kazandı.
Kimse “Yok canım. Ayıp ediyorsunuz. Doktorlarımıza bühtanda bulunmayın” demesin..
14 yaşındaki Berkin Elvan’a, Taksim’de sapanla polise bilye attıran kafa, dün ne alakası var ise, Tabip odası seçiminde başkan seçtirenlerin sevinç gösterilerinde, sloganlaştırılıyordu..
Tabip Odası seçimi mi yapılıyor, yoksa siyasi iktidarı sokakta değiştirmek için başlatılan gezi direnişinin yeni provaları mı yapılıyordu bilmiyorum, dün seçimi kazandığı söylenilen grubun içinden şu slogan atılıyordu:
“Her yer Taksim. Her yer direniş.”
Dolayısı ile, aslında gezi direnişini örgütleyen DHKP-C’liler de dünkü seçim sonuçlarına çok sevindiler..
Savcı katilleri çok sevindiler.. Abartmıyorum.. Çağlayan Adliyesi’nde bir savcıyı görevi başında şehit eden gezicilerin yol arkadaşı olanlar, seçimi kazandılar..
“Bizim savcı katilleri ile işimiz yok” diyorlarsa..
Buyursunlar ilan etsinler..
“Bizim ‘Her yer Taksim. Her yer direniş’ diyerek savcıyı öldüren teröristlerle işimiz yok. Dünkü seçimde bir kişi böyle bir slogan attı ise. Onunla da bizim işimiz yok.”
Demiyorlarsa..
Diyemiyorlarsa..
Kusura bakmasınlar..
Cumhuriyet gazetesinde atılan manşetteki, “Mecbur bırakıldığımız eylem şekli idi” cümlesi ile formüle edilen, meşrulaştırılan cinayeti, şimdi 13 yıl sonra, tabip odası seçimlerinde tekrarlayanlar var ise.. Heveslerinin kursaklarında kalacağını hatırlatmak için, gerçekleri yüzlerine haykıracağız..
Gezi direnişi dediğiniz, sandıktan çıkamayan CHP’nin, sokakta iktidara getirilmesi girişimi idi. Gezi, isyan hareketi idi. Osman Kavala onun için cezaevinde. Tayfun Kahraman bunun için cezaevinde. Can Atalay onun için cezaevinde..
Dün seçimi kazananlar, aynı zamanda CHP’nin fuhuşçu başkanlarına da sahip çıktıklarını ilan ettiler..
Nasıl mı?
Anlatayım..
Yine seçimi kazanan grubun içinden bazılarının attığı slogandan yola çıkarak söyleyeyim..
Şu slogan atıldı, dün:
“Zıpla. Zıpla.. Zıplamayan Tayyipçi’dir”
Bu sloganla seçim kutlaması yapanlar..
Tayyip Erdoğan’ın karşısındaki CHP’yi desteklediklerini herhalde inkar etmeyeceklerdir..
CHP’nin Uşak Belediye Başkanı’nın; Bir.. Yanlış oldu.. İki. Yine yanlış oldu.. Aslında üç.. Hatta dört metresi ile videolara yansıyan ahlaksızlıklarını göre göre..
Özkan Yalım’ın..
Ona ilaveten Tanju Özcan’ın..
Ona ilaveten Hasbi Dede’nin..
Ve daha nice CHP’lilerin cinsel suçları ayan beyan ortada iken..
Bu uçkuruna sahip çıkamayan CHP’lilerin her birinin yanında olduklarını adeta ilan edercesine..
“Zıpla zıpla. Zıplamayan Tayyipçi’dir” diye slogan atılıyorsa..
Bunun anlamı, metreslerini belediyelerde bankamatik memuru yapan CHP’lilere destektir.
Niye “Zıpla zıpla.. Zıplamayan Özkan Yalım’cıdır” demiyorlar.
Niye, “Zıpla zıpla.. Zıplamayan Tanju Özcan’cıdır. Zıplamayan korumasının yanında, metresi ile ilişkiye giren ahlaksızdan yanadır” demiyorlar..
Seçimi kazandığı belirtilen Prof. Dr. Talat Kırış, seçim öncesinde kendisi açık açık ilan ediyor, CHP taraftarı olduğunu:
“İstanbul Tabip Odası, Cumhur İttifakı’na teslim edilemez!”
Tabip Odası’nda, direkt bir parti adına adaylık söz konusu mu?
Hayır..
Partileri bu seçime karıştıran ve dillendiren kim?
Bizim “Niye ‘Zıpla zıpla. Zıplamayan fuhuşçu Özkan Yalım’dan yanadır’ diye slogan atmadığınız” diye sorduğumuz, kendiliklerinden Cumhur İttifakı’nın kazanmaması gerektiğini söyleyen grubun adayı..
Kendileri neci olduklarını, kimden yana olduklarını itiraf ediyorlar..
Bir ara şaşırdım..
CHP’nin eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da destek verdiği Demokratik Katılım Grubu, “Haramilerin saltanatını yıkacağız” şarkısını da toplu olarak söylemiş..
Kaftancıoğlu’nun, Ekrem İmamoğlu için, “Şizofren” tanımlaması yapıp, sonrasında da CHP’li başkan için yolsuzluk davası açılması ve halen yargılanıyor olmasından kaynaklı olarak, “Haramiden kasıt Ekrem İmamoğlu mu acaba” diye meraklandım..
Öyle ya.. Şu an yargılanan. Tutuklu olan. Yolsuzluk sebebi ile cezaevinde olan CHP’li Ekrem İmamoğlu..
Şu an resmiyette de. Savcılık kayıtlarında da. Mahkeme kayıtlarında da.. Gazete manşetlerinde de.. “Harami” denilince, ilk kastedilenin Ekrem İmamoğlu olduğu açık..
Beylikdüzü’nde onlarca taşınmaz. Sarıyer’de rüşvet olarak alınan villalar.. Otel odalarında kameralar bantlanarak işadamlarından istenen rüşvetler..
“Harami” denince, hemen benim aklıma Ekrem İmamoğlu’nun gelmesine yol açıyor..
Haramiden kasıt normalde Ekrem İmamoğlu olmalı ama.
Muhataplarımızın bulunduğu grup, aynı zamanda “Zıpla Zıplamayan Tayyipçidir” diye slogan atıyorsa..
Biz onları, seçim öncesindeki “Tayyip Erdoğan’ın karşısında, tuvalet terliği konulsa, biz yine tuvalet terliğine oy veririz” demelerinden tanıyoruz..
Dolayısı ile, “haramiliği esasında kim hakediyor” diye bir sorgulamayı, CHP zihniyetlilerden beklemek, abes bir çaba..
Onlar, Tayyip Erdoğan’ın karşısında ister fuhuşçu olsun. İster haramzade olsun. İster rüşvetçi olsun.. İsterse tuvalet terliği olsun..
Erdoğan’ın karşısında kim var ise, ondan yana çıkacaklardır..
Doktorları da bu kafada. Avukatları da. Mühendisleri de..
Şunda hemfikiriz..
Kullanılan oyların bir fazlasını alan seçimi kazanmıştır.. Buna itiraz etmem.
Ama kedilerinin yaptıkları bir hesabı da, hatırlatmam gerekir..
Seçime katılımın az olduğu seçimlerde, “Katılım çok düşük idi. Toplam seçmenin şu kadarı oy kullandı” hesabı yapanlara, dünkü İstanbul Tabip Odası seçimleri üzerinden ben hatırlatayım:
İstanbul’daki doktorların sadece % 16’sının oyunu alarak seçimi kazandınız..
Boşverin, “Oyların % 60’ını topladık” edebiyatını..
İstanbul Tabip Odası’nda 36 bini aşkın doktor var..
Katılım oranı % 33’lerdeki bir seçimde.. Seçimi kazandığı belirtilen CHP yandaşı adayın aldığı oy ise, sadece 5500..
Bu da, toplam doktor sayısının yaklaşık % 16’sına denk geliyor..
Alttan sayın böyle.. Üstten sayın böyle.. Sağdan sayın böyle.. Soldan sayın böyle..
Ulusalcısını, PKK yandaşını aynı adaya oy verdirecek şekilde organize ettiniz..
Aldığınız oy, işte hepsi hepsi bu..
Şunu dediğinizde haklısınız: “Diğer grup da, tüm doktorların % 17’sinin oyunu alsa idi.. O kazansa idi..”
Ama açık ve net şekilde soruyorum:
Rakip aday, % 17 oy ile seçimi kazansa idi, bu solcular sonucu kabul edecekler miydi?
“Toplam doktor sayısının sadece % 17’sinin oyunu alarak başkan seçilemez” demeyecekler miydi?
Bugüne kadar, benzer itirazları, her kaybettikleri seçimden sonra, hem de % 75 katılımlarda bile, % 52’lere çıkan oy oranlarında dahi, yapmıyorlar mı?