• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Zihinlerimizi kelime kelime esir alıyorlar!

29 Kasım 2023
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

Ne kadar masum yaklaşıyorlar..

İfadeleri, kavramları nasıl da, ideolojik saplantılarına hizmet edecek şekilde, esir alıyorlar..

Medyadaki satılık kalemler aracılığı ile, nasıl da zihinlerimizi iğdiş ediyorlar..

Zaman zaman bizler dahi, tüm hassasiyetimize rağmen, yanlış kullanıma alet oluyoruz..

PKK teröründe sıklıkla yaşadığımız kavramların içinin boşaltılıp, teröre destek verir tarzda bilinçli yapılan dil üzerinden operasyon.. 

“Terörist”ler için getirilen “gerilla” güzellemesi..

Zihinlerde teröristlere sıcaklık duyulması için yapılan zihin işgali..

Şimdi İsrail’in Filistinlilere yönelik katliamlarında da tekrarlanıyor..

Bu kapsamda sorayım..

Rehine mi?

Yoksa esir mi?

Hangisini kullanalım.

Hangisini, hangi taraf için kullanalım..

Bilinçli olarak bize dayatılan operasyonda, Filistinlilerin işgal edilen topraklarından kaçırdığı kişiler için “rehine” kavramı kullanılıyor..

Oysa..

Filistin bir devlet ise..

İşgal edilen toprağına, dünya hukukunun sessiz kalması, gerçeği değiştirmez..

Devletler rehin almaz..

Devletler, işgal edilen toprağını kurtarmak için mücadele veriyorsa.

İşgal edilen toprağındaki gasıplara yönelik eylemleri, “esir alma” ifadesi ile belirtilmeli..

Filistinliler, İsrailli gasıpları, rehin almaz, esir alırlar..

İsrail ise, Filistinlilerin topraklarında, şu veya bu suç isnadı ile cezaevine koydukları kişileri “mahkum” diye tanıtmaya kalkıyor..

Oysa, İsrail’in, işgal ettiği toprakta hakkı yok ki, orada hukuk uygulamaya yetkisi olsun.

İşgal ettiği toprak kendisinin değil ki, oradaki emniyeti sağlama yetkisi olsun..

Ve işgal ettiği toprakta, yargılama yetkisi olsun..

Dolayısı ile, şu veya bu suçu işlediği iddiası ile dahi, Filistinlileri gözaltına alması, yargılaması, mahkum etmesi, hukuken geçersizdir..

Yok hükmündedir..

Fiilen cezaevine koyduğu insanlar, aslında esir alınmış insanlardır..

Görüyor musunuz çakallığı..

İşlerine gelince, kendilerinin işgal ettikleri alandan alınıp götürülen “esir”leri “rehine” yapıyorlar..

Kendilerinin “esir” aldıklarına ise, işlerine gelmediği için, “mahkum” diye tanımlamaya kalkıyorlar..

Esir mi, rehine mi?

Esir mi, mahkum mu?

Zihinlerimizi esir almaya, kelimelerden başlıyorlar..

Filistinlilerin topraklarını işgal ederek, gasbediyorlar..

Hırsızlığın, silah zoru ile yapılanına, gasp diyoruz..

İsrail’in yaptığı da bu..

Birleşmiş Milletler, 1967 sınırlarını esas alarak, defalarca İsrail’e, “1967 sınırlarına geri dön” diyorsa..

Aslında 1967 sınırlarının dahi, İsrail tarafından işgal edilen Filistinlilerin topraklarını içerdiği çekincemizi koyarak belirtelim..

En azından, 1967 sınırlarına geri dönmesi gereken İsrail..

1967 sınırlarına dönmüyor..

Böylece gasp faili oluyor..

Gaspettiği toprakları, ilerde kimse kendisinden almasın diye, kendi vatandaşlarına veriyor..

İşgal edilen toprakları verdiği vatandaşlarını da, “yerleşimci” olarak tanımlıyor.

Ne kadar güzel, uyumlu, sevecen bir ifade değil mi, “yerleşimci”!

Desenize hırsız..

Desenize gasbeden..

Desenize eşkıya..

Kavramlarla başlıyor, işgaller..

CHP eski ve yeni genel başkanları.. Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel..

İyi Parti’nin genel başkanı Meral Akşener..

Kime terörist denileceğini bile bilmiyorlar.

Bilmiyorlar mı, yoksa İsrail’in gönüllü avukatlığını mı yapıyorlar?

Filistinlilerin toprakları, İsrail tarafından işgal edilmiş mi?

Bunu biz söylemiyoruz.

Bugün dünya genelinde tüm devletlerin üyesi olduğu Birleşmiş milletler dediğimiz kuruluş, “1967 sınırları” tanımı yaparak, İsrail’in Filistinlilerin topraklarını işgal ettiğini söylüyor mu?

Söylüyor..

Bu durumda, toprağı işgal edilen Filistin’den ne beklersiniz?

Toprağını savunmasından başka ne beklersiniz..

“Ama toprağını savunurken, işgal edilen topraktaki sivillere zarar vermemeli..”

O topraklar üzerinde yaşayan siviller, haklı görülecek bir gerekçe ile orada bulunmalarını izah ederler..

İşgal üç günlüktür, üç aylıktır, “Çözülecek, aceleniz ne?” diyebilirsiniz..

Ama..

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guteress ilan etti: “Filistin 56 yıldır bir kuşatma altında”.

Bu durumda, işgal edilen toprağa yerleşen kişilerin sivil olarak tanımlanması mümkün müdür?

Kaldı ki..

Bu durumu bilen İsrail yönetimi, işgal ettiği 1967 sınırlarının ötesindeki alanlara, sivillerin gitmek istememeleri sebebi ile, çoğu devlet görevlisi kişileri o yerlerde adeta görevlendiriyor, adını da “yerleşimci” koyuyor..

Dolayısı ile, işgal edilen topraklara yerleştirilen kişiler, sivil olarak tanımlanamaz, onlar da fiilen ve kişi olarak hem “işgalci” hem de “gasıp” durumundadırlar.

Burada da zihinlerimiz iğdiş ediliyor..

İşgalciler “yerleşimci” olarak gösteriliyor..

Toprağın sahipleri ise, kendi topraklarını almak istedikleri için, “terörist” ilan ediliyorlar..

Aynı operasyonu,

Sizin toprağınızı birisi işgal ederse, geri istersiniz..

Verilmezse, mahkemeye gidersiniz..

Mahkeme verdiği halde, gasbedenler zorbalığı sürdürüyorsa..

Fizik gücünüzle hakkınızı almaya çalışırsınız..

Filistinliler, BM tarafından haklı görülmüşler..

Ama İsrail, işgal ettiği toprakları iade etmiyor..

Filistinliler de fiziki güçleri ile, işgal edilen topraklarını, geri almaya çalışıyorlar..

Tıpkı 1910’ların sonundaki “Kuvayı Milliye” gibi..

Kuvayı Milliye’ye de, birileri “çete” demişti, değil mi?

Kuvayı Milliye’ye “çete” diyen dış güçler, şimdi de Filistinlilere “terörist” diyorlar.

Diyorlar da.

Bizim içimizdekilere ne oluyor?

Ki; tıpkı Kuvayı Milliye gibi topraklarını savunan Filistinlilere “terörist” diyebiliyorlar..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kuvayı Milliye’ye de, birileri “çete” demişti, değil mi?

Acaba kimdi bunlar ?

Ahad

Devlet olarak birsey yapabiliyormuyuz ondan haber, hersey lafta. Tamam Filistin'i destekliyoruz da ABD ve Nato uslerini kapatabiliyormuyuz, Kurecik teki ussu kapatabiliyormuyuz. Amerika, Israil'e silahlari, muhimmatlari Incirlik ve Guney Kibris'tan gonderiyor. Bizim topragimizdan gonderilen bombalar Filistinli cocuklarin ustune yagiyor. Sen de kalkmis su esir dedi su rehin dedi.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23