Migros ve Carrefoursa, kurban için vekalet alabilir mi?
Soru şu:
“Kurban için gayrimüslime vekalet verilir mi?”
Dini bir soru soruyorum ama..
Siz bu konudaki eleştirilerimi, tamamen fıkhi bir yazı olarak ele almayın..
Fıkhi durumu Diyanet İşleri Başkanlığı açıklasın.
Konunun uzmanı diğer fıkıhçılar açıklasın..
Ben etik olarak bunun doğru olmayacağını düşünüyorum.
Böyle bir vekaletin sadece veren için değil, vekaleti alan için de doğru olmayacağını düşünüyorum..
Şöyle örnek vereyim:
Ateist birisi, kurban kesimi için vekalet alsa..
Bu olabilir mi?
Adam Allah’a inanmıyor.. Müslümanın kurban vekaletini üstlenip, bir koç alıp kesse.. Kurban ibadeti yerine gelmiş olur mu?
Fıkıhçılar da “Olmaz” diyeceklerdir ama..
Mantıki olarak da, böyle bir uygulamanın, hem vekaleti alan ateist için, hem de vekaleti veren Müslüman için, sorunlu bir durum olduğu tartışmasız değil midir?
Ateistin kurban için vekalet alması, biraz uç örnek oldu..
Bunun yanlışlığı konusunda, herkes hemfikir olmalı..
Peki Hıristiyan birisinin vekalet alıp kurban kesmesi..
Veya..
Bir ticari kuruluşun..
Tüzel kişinin..
Yönetim kurulunda Hıristiyanların bulunduğu bir şirketin kurban vekaleti alıp kesmesi?
Biliyorum, ben soyut ifadelerle konuyu anlatmaya çalıştıkça, siz konudan kopacaksınız.
Konuyu isimlendirerek götürelim..
Somut örneklere gelelim..
Ki..
Benim de bu konuya dikkatimi çeken, somut bir şirketin reklamı oldu..
O şirketin yönetim kurulunda Hıristiyanlar var mı diye baktım.. Var olduğunu görünce, bu konuyu yazmaya karar verdim.
Somut örneğimiz, Migros..
Gazetelere reklam vermişler..
“Kurban kesimlerimiz; yasal mevzuat ve standartlarımıza uygun, onaylı kesimhanelerimizde, bayram namazını takiben islami kurallara uygun olarak, vekalet alınarak ve noter huzurunda yapılır” diyorlar.
İlanı veren kim?
Migros A.Ş.
Migros A.Ş.’nin idarecilerinin kim olduğunu öğrenmek için, Ticaret Sicil Gazetesi’ni açıp baktım.
Şu isimlerle karşılaştım:
Nikolaos Stathopoulos: Başkan Yardımcısı..
Stefano Ferraresi: Yönetim Kurulu Üyesi..
Jacob Cornelio Adriano de Jonge: Yönetim Kurulu Üyesi..
Bu üç kişinin isminden yola çıkarsak..
Üçünün de Müslüman olmadıkları kuvvetle muhtemeldir.
Dolayısı ile..
Teorik olarak konuya baktığımızda..
Yönetim kurulunda üç tane Hıristiyan üyesi olan bir şirketin..
İslami bir ibadet olan kurban kesimi için vekalet alması, ve o vekalet gereği kurban kesmesi mümkün müdür?
Tek şirket örneği üzerinden gitmeyelim..
Carrefoursa da aynı konumda..
Baktım bu şirket de, kurban kesimi için vekalet talep ediyor..
Bu şirketin de yönetim kurulu üyelerine baktım..
Başkan Vekili olarak Pierre Jen Jerome Sivignon’un ismi var.
Yönetim kurulu üyeliklerinde, Jerome Marie Godeffroy Gullaume Bedier isimli birisi var..
Franck Emile Tassan isimli birisi var..
Jean Pierre Marcel Raymond Audebourg isimli birisi var..
Yanlış anlamayın..
“İsmi Müslüman ismi.. Ama gavurdan gavur ne insanlar gördük” itirazlarınızı hemen serdetmeyin..
O ayrı bir konu..
Ben teorik bir itirazda bulunuyorum..
“Bu firmalardan kalem alınır mı, bilgisayar alınır mı, cep telefonu alınır mı” tartışması da yapmıyorum.
“Başından aşağıya İslami kurallara uygun hareket edilmesi gereken bir ibadet konusunda, araya Müslüman olmayan kişilerin girebilip giremeyeceğini” tartışıyorum.
“Müslümanın ibadetinin, Hıristiyanı aracılık ettirerek yapılıp yapılmayacağını” irdeliyorum..
•
Aktüel konulara Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaklaşımı gerçekten çok pasif..
Ben isterim ki..
Bu tür konulara biz daha değinmeden.
Gündeme daha ilk geldiğinde..
Diyanet’te görevlendirilen bir birim..
Hemen konuya el atsın..
İslami çözümü açıklasın..
Diyanet’i referans kabul eden uyar..
Referans almayan uymaz..
Uymayanlara cebri bir müeyyide tabii ki mümkün değil..
Ama en azından..
Kimsesi olmayan..
Çoluğu-çocuğu vasıtası ile kurbanını kesmekten aciz olan insanlar..
“Böyle pratik bir çözüm varmış” diye aldanarak..
Yapmak istedikleri ibadeti de sakatlamasınlar..
Atatürkçü Düşünce Derneği’ndeki arkadaşlar ister Migros’a kestirsinler..
İsterlerse Carrefoursa’ya..
İsterlerse “Kurban için hayvanı kesmeye de gerek yok” türünden Yaşar Nuri gibilerin aklına uyup, kurban bedelini derneklerine verip, “hayvan hakları” propagandasına soyunsunlar. Ardından da her akşam kendilerine kebap ziyafetleri çeksinler..
Onlar bizi zaten dinlemezler..
Ama hiç mi olmasın..
Dindar insanlar için..
Sırf “kolaylık”..
Veya..
“Ucuzluk” gibi bazı gerekçelerle..
“Kurban ibadeti”nin sakatlanmasına sebebiyet verilmesin..
Birkaç yıl öncesine kadar..
28 Şubat sürecinden bu yana gelen.. Kurban derisi üzerinden yapılan istismar..
“Kurban derisini toplamaya, sadece THK yetkilidir” diye çıkarılan düzenleme ile ibadetin sakatlanmasına verilen sebebiyet..
Şimdi de..
“Kurban”ın kendisi üzerinden yürütülüyor..
Önceki istismar, herkesin ibadetini sakatlayacak nitelikte idi.
Şimdiki istismar, sadece titizlik göstermeyenleri hedefliyor ama..
İstismar, istismardır.. Biz uyaralım.. Herkes, kararını kendisi versin!