• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Korku ne? Akın Gürlek bir idi, 81 olacak!

12 Şubat 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Korku ne? Akın Gürlek bir idi, 81 olacak!

ALİ KARAHASANOĞLU

Yolsuzluk var.

Yıllar öncesinden değil..Yakın tarihden gün verin, hatta saat verin.

O gün ve saatte, bir CHP’linin yaptığı yolsuzluğu ayrıntıları ile size aktarayım..

Siz saat vermiyorsanız,

Ben size vereyim:


Mansur Yavaş’ın büyükşehir belediye başkanı olduğu Ankara’da, iştiraklerden Portaş’ta yolsuzluklar gırla gitmiş..

Mansur Yavaş’ın hesap verme günleri yaklaşıyor...


İstanbul’daki adamalrının yarısı zaten yolsuzluktan tutuklu, ya da yargılanıyor.. Anadolu’a da birçok ilde, yolsuzluktan yargılanan CHP’liler, hesap vermekten acizler..

CHP’lilerin suçları, yolsuzlukla sınırlı değil.


Cinsel taciz de onlarda.. Çocuklara taciz  de onlarda..

Cinsel tacizde liste vermeye kalkarsam. Sayfa dolar. 

Sonuncusu, Görele Belediye Başkanı’nın 16 yaşındaki kıza geceyarısı attığı mesajlar..

Küfür onlarda.


Bir örnekle yetineyim.. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, kendi partisinin Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a gönderdiği mesajlardaki p ile başlayan küfürler..

Hakaret onlarda..


Partinin genel başkanı küfretmiş, aklı başında adamları paçasından tutup, çekeceklerine..

Susturacaklarına..

Parti yöneticileri susuyorlar..

Adam da çıkıyor, bir daha hakaret ediyor: “Bozuk tohum” diyor..

Bunlara yalakalık yapan gazetecileri çıkıyor, “İktidar CHP Genel başkanına küfür etti derken, ben Özgür Özel’in yanlış yaptığını söylemem, konuşmam” diyor..


Suçu övmek, normal göstermek de onlarda..

“Özgür Özel az bile söylemiş. Ben olsam daha ağırını söylerdim” diyen de CHP’de..

“Can Yücel hakim karşısında savunma yaparken, ‘Hakim bey bizde g.t’e g.t denir” diyerek, hem ağzını bozan, hem de Özgür Özel’in küfürünü savunmak da, CHP’li gazetecilerde..

Gerçeği gizlemek, yok saymak, dilsiz şeytanlık yapmak onlarda..

CHP yayın organlarına bakın. CHP’nin ittifak yaptığı muhafazakar medya organlarına bakın, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa etmesini haberleştiremiyorlar. Mesut Özarslan’a yapılan küfürleri yazamıyorlar.. Ama Mesut Özarslan hakkında, 3 yıl önceki Mansur Yavaş’ın sorumluluğu altında iken, Portaş’ta yaptığı iddia edilen yolsuzluğu yazıyorlar. Mansur’u da temize çıkartarak yazıyorlar..


Gerçeği gizliyor, dilsiz şeytanlık yapıyorlar.. Mansur’un, CHP’nin olaydaki sorumluluğunu es geçiyorlar..

Bitti mi?

Ne gezer?

İstanbul Başsavcısı Akın Gülek, Adalet Bakanlığı’na getirilmiş..

Göreve başlamadan önce, yemin edecek..

Kürsüyü işgal etmeye kalkıyorlar..

Anayasa gereği edilmesi gereken yemini, ettirmemeye çalışıyorlar.

Bir anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs suçu kalmıştı, onu da işliyorlar..


Bir bakana yemin ettirmemek ne demektir?

Bunun için zor kullanmak, fiili durum oluşturmaya çalışmak, ne demektir?

TBMM’yi çalışamaz hale getirmek için şiddet kullanmak ne demektir?

İstanbul Başsavcılığı’nda korkusuz soruşturmaları ile tanıdığımız Akın Gürlek, şimdi tüm savcıların başında bakan olarak görev yapacak..

TBMM’de bir bakanın yemin etmesini önlemeye çalışan milletvekillerine, soruşturma açtırtıp, hatta suçüstü hükümlerine göre, “Dokunulmazlığın kaldırılmasına gerek yok, çünkü zaten dokunulmazlık istisnası bir durum sözkonusu” derse, TBMM içinde şiddete başvuran CHP’liler ne yapacaklar?

Yine salya sümük ağlamaktan başka yapabilecekleri bir şey var mı?


Bakıyorum, CHP medyası TBMM’de sergilenen şiddete ilişkin ne diyecekler, diye..

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in TBMM Genel Kurulundaki yeminin için “Kürsü fiilen abluka halindeyken olmuştur ve bu şekliyle bu yemin geçersizdir.” demiş.

Devam etmiş: “Yeminler, gerekli koşullar sağlanamadığı için ‘mutlak butlan’la batıldır.”

Gerekli koşullar nedir, Murat Emir?

23 yıldır iktidarda olan, son seçimi de 2,5 yıl önce kazanan AK Parti, bakan atayacağı zaman, size mi soracak?

Hani diyorsunuz ya, “Siz iktidarda mısınız, muhalefette mi? Kendinizi muhalefette sanıyorsunuz. Niye şikayet ediyorsunuz.”

İktidarda olduğunu hatırlayıp, bir bakan ataması yapılmış.


Niye karşı çıkıyorsunuz.

Hangi yetki ile karşı çıkıyorsunuz. 

İşte yolsuzlukla anılan.. Cinsel tacizle anılan.. Küfürle anılan.. Hakaretle özdeşleşen.. Son olarak da şiddet gösterileri ile anayasal düzeni de ilgaya kalkışan CHP’nin şımarıklığı ile karşı karşıyayız..

Kimse bana, “Ama dayak yiyen Mahmut Tanal. Nasıl oluyor bu?” demesin..

Affedersiniz arkadaşlar, iki bakan yemin edecek.

Bu, Meclis başkanı Bekir Bozdağ tarafından genel kurula bildiriliyor..

Mahmut Tanal’ın, kürsünün önünde ne işi var?


“Biz şımarık çocuklarız. Biz yolsuzluk yaparız, ‘başkaları da yapıyor’ der, suçumuzun örtülmesini isteriz” diyorsanız, geçti o günler..

“Biz şımartılmış çocuklarız. 16 yaşında kız gördük mü, geceyarısı demez, taciz ederiz. Kimse de bize bunun hesabını soramaz” diyorsanız.. Geçti o yıllar..

“Biz devletin sahibiyiz. İstediğimize hakaret, istediğimize küfür ederiz” diyorsanız..

Darbe günleri geçti beyler.. Halkı korkuttuğunuz sindirdiğiniz günler geçti beyler.. Sandıktan çıkanların, devleti yönettiği günlere geldik. Eski çamlar bardak oldu beyler..

“Cumhuriyeti biz kurduk.. TBMM biz istersek çalışır, biz istemezsek çalışmaz.. Fiili işgal ile, istediğimiz konuştururuz, istemediğimizi sustururuz. İstersek, yemin edebilirsiniz, istemezsek, edemezsiniz” diyorsanız..

Geçti Bor’un pazarı, sürün eşeğinizi Niğde’ye, beyler..


Kürsünün etrafına toplanırsanız..

“Biz yemin ettirmeyeceğiz” derseniz..

Yani şiddet uygularsanız..

“Bizim dokunulmazlığımız var. Polis bile çağrılsa, bize dokunamaz. Biz de bunu kötüye kullanırız” derseniz..

Anayasa’da olmayan bir yetkiyi, yani “yemin ettirmeme” fiilini durumunu uygulamaya koymaya kalkarsanız..

Dokunulmazlığı olan başkaları da, size fiili olarak direnir..

“Bu kadar şımarıklık biraz fazla” der, gereğini yapar..


“Sandıktan çıkmadığınız halde, kimin bakan olacağına, kimin başsavcı atanacağına siz karar veremezsiniz” diyecekler çıkar, haddinizi bildirir..

Sahi, bu CHP’liler, Akın Gürlek’ten şikayetçi değiller miydi?

“Bize haksız soruşturmalar açıyor, bu savcıyı görevden alın” demiyorlar mıydı?

Savcı görevini bıraktı..

Daha ne istiyorsunuz?

Bakanlık koltuğunda ha Yılmaz Tunç oturmuş.

Ha Akın Gürlek..

Sözde Cumhurbaşkanı adayı diye tanıttığınız adamınızı kurtarın, size bu yeter.

Bakanlık koltuğunda o oturmuş, bu oturmuş, size ne?


Ha korkuyorsanız.

“Akın Gürlek bir idi. İstanbul’da idi. Şimdi 81 ile 81 tane Başsavcı Akın Gürlek gelirse.. Bizim halimiz nice olur” diye tedirgin oluyorsanız..

Endişe etmekte haklısınız..

Ama çözümü var.

Yolsuzluk yapmayacaksınız. 

Cinsel tacizde bulunmayacaksınız. Kimsenin küçük kızına geceyarısı mesaj atıp tacizde bulunmayacaksınız. 


Rüşvet almayacaksınız. 

Kimseye küfür etmeyeceksiniz. 

Gazeteci besleyerek, suçlarınızın üstünün örtüleceğini zannetmeyeceksiniz..

Bunları yaparsanız.. 

Bir Akın Gürlek de size bir şey yapamaz, 81 Akın Gürlek de..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23