• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Hergelenin Allah’a saygısı yok, kul hakkına nasıl olsun!

14 Temmuz 2015
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 Hergele ve şürekası..

Pislik üzere iken yakalanmış.

Hergelenin savunması çok güzel:

“Bizi yakalayan rüşvetçi!”

Eee ne yapalım yani..

Sizin pisliğinizi görmezden mi gelelim?..

Hergele yediği haltı önemsiz gösterecek ya..

“Ama bizim tekne, bizim fotoğrafımızı çekenin teknesinden daha küçüktü” diyor..

Hatta, hergelenin teknesinin dalgası da, resmini çekenin teknesinin dalgasından daha küçükmüş..

O zaman?

O zaman sen her pisliği yapmaya hak mı kazanıyorsun, hergele?

Harama bulaşmayan, kendi yağı ile kavrulan gazetelerin muhabirleri, haber yapmak için bile olsa.. Senin her hafta sonu dolaştığın o koylara, o adalara gidemiyorsa..

Senin oralarda her türlü pisliği yapman, hak mı oluyor, yani!

Müftü babasını toprağa vereli, daha iki yılı bile doldurmamış olan hergele, Ramazan günü içiyor..

Bir de utanmadan dua ediyor:

“Kurban olduğumuz Allah, bizleri, bu sahtekar ve hempaları gibi.. Kul hakkıyla huzuruna çıkmaktan muhafaza buyursun..”

“Biz Ramazan günü içiyoruz ama.. Hırsız değiliz” demeye getiriyor..

Ulan ahlaksız..

Allah’a saygısı olmayanın, kula saygısı olur mu?

Allah’a isyan edenin, kul hakkından haberi mi olur?

Nitekim..

“Kağıt üçkağıdı davası”nda, patronunun yedikleri, babasının malı mıydı?

Yurtdışındaki naylon şirketler aracılığı ile, kağıt ve matbaa malzemelerini fiyatından daha yükseğe ithal edip, aradaki farkı aile üyelerine aktarırken, borsada işlem gören küçük yatırımcıların hakkını yemiş olmadı mı, senin patronun?!

Petrol Ofisi’nde, 5 nolu fueloil yerine, 6 nolu fueloili Ambarlı’ya kakalayıp, hem halkın havasını zehirleyip, hem de cebine haksız yere fazla para koyarken, “kul hakkı” değil de..

Hayvan hakkı mı yiyordunuz?

Cemaatin tepenize bindiği yıllarda..

Tespit edilen 5 kartilyonluk vergi ve cezasını, 1 katrilyon liraya indirip, kuzu kuzu öderken..

1 katrilyon liralık vergi kaçağınız yoktu da, devlete hayır olsun diye mi vermiştiniz o parayı?

Numarayı çaktınız değil mi?

“Biz, kul hakkı yemeyiz. Vergimizi sektirmeyiz. Biz dürüstüz. Allah’a karşı vecibelerimizi ise, sadece Allah bize sorar! Bizi pislik üzere iken yakalayıp, fotoğrafını çeken ise.. Hayali ihracat ile suçlanan birisi” ayağına yatıyorlar..

Bin defa söyledim. Bir daha söyleyeyim.

Hep konu geliyor, bu Reza denilen kişinin ismi üzerinden tartışılıyor.

Reza’nın hayali ihracat olaylarının, ABD’nin ayak oyunlarını, dolanarak atlatmak olduğunu daha önce hatırlattım.

Ama kadın-kız hikayelerinde, hergeleye günah dediğimizi, Reza’ya hak gösterecek değilim..

O karı-kız numaraları için, Reza’nın da Allah bin türlü cezasını versin..

Ama Reza’ya bu laneti ederken..

Hergeleyi görmezsek..

Reza’nın, Türkiye’ye zarar vermeyi bırakın... Türkiye’ye para kazandırdığı..  ABD’ye kazık atmak için yaptığı numaraların peşinde koşayım derken...

Aydın Doğan’ın, Türkiye’ye kazık atmak için yaptığı numaraları görmezden gelirsek..

Hergelenin tuzağına düşmüş oluruz..

Oruç tutarsınız, tutmazsınız..

Hayatımda hiç kimseye, “Niçin tuttun” da demedim. “Niçin tutmadın” da demedim..

Ama durduk yerde, hiçbir açıklama gerekçesi yok iken “Namazdan geliyorum” diyene de gıcık kaptım..

Borcunu ödeme takvimi hazırlayan borçlunun dindar alacaklıya, “Şevval orucumuzu da tuttuk, Allah kabul etsin” demesine de riyakarlık gözüyle baktım..

Aynı riyakarlık, hergele ve avanesinde de söz konusu..

Halk “dindar” ya..

Halk, “orucunu tutan insanlara, daha fazla saygı gösteriyor, onlara daha fazla inanıyor” ya..

Aynen borçlunun, “nafile oruç tutma” numaraları ile, din istismarı yapıp, alacaklıyı kandırmasındaki gibi..

Hergele ve avanesi de..

Oruç tutuyor havaları ile ortalıkta dolaşıp..

Teknede viskileri gündüz vakti götürüyorlarsa..

Bu sadece “Allah’ın hakkını ihlal” değil..

“Kul hakkı”nın da ihlalidir.

“Biz oruç tutmuyoruz” deseniz..

Ne diyebiliriz?

Bir vatandaş olarak ne demeye hakkımız olabilir?

Ama, yalan söylerseniz..

Oruç tutuyormuş gibi yaparak, yalanlarınızın üstünü örtüp, kendinize rant devşirirseniz.. Üçkağıtçılıklarınızın gözlerden kaçırmaya çalışırsanız..

Ki yaptığınız bu!

İşte o anda, “kul hakkını” da ihlal etmiş olursunuz..

Artık sizin, “Ben dürüstüm” mavallarınıza da inanan olmaz..

“Ben vergimi ödüyorum. Ben kul hakkını ihlal etmiyorum” sözlerinize de inanan olmaz..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23