• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Salı günü servete giydirdi, perşembe günü önünü ilikledi

05 Haziran 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Salı günü servete giydirdi, perşembe günü önünü ilikledi
ALİ KARAHASANOĞLU

Koç Holding’in 100. Yılı imiş..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, etkinlikte yok..

Koç Holding için bir şeyler ifade ediyor olmalı..

“Bu ülke için taş üstüne taş koyanın hizmetindeyiz” diyen Erdoğan, Koç Holding’in 100. yılına katılmadı ise..

En kalifiye elemanları piyasadan topladıklarını ve böylece başarıyı yakaladıklarını söyleyen Koç’un tepesindekiler, emirleri altındaki isimlerden bir izahat isterler, bir rapor sunumu yaptırırlar, herhalde..

Tam da gezi isyanının yıldönümünde iken.


Tam da Divan Oteli’nde, gezi isyancılarının sabahlara kadar otel lobisinde ve hatta bazı odalarında kalabildikleri, bedava internet hizmetinden yararlandıkları günlerin yıldönümünde olmamızın, sayın Erdoğan’ın bu etkinliğe katılmamasında ne derece rolü vardır, önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamalarla anlarız.

Ama benim dikkatimi çeken, Koç Holding’in 100. yıl etkinliğine, CHP adına Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun değil, Özgür Özel’in katılması..


Tabii ki Kılıçdaroğlu davet edildiği halde katılmamış değil..

Özgür Özel de, davet edilmediği halde, koşup, orada boy göstermiş değil..


100. yıl etkinliği için davetiyenin Ali Koç tarafından elden ulaştırıldığı tarihde, CHP’nin genel başkanlık koltuğunda Özgür Özel oturuyor olabilir.

Ama mutlak butlan kararı verildi..

Ve dün değil, iki gün önce değil, üç gün önce değil. Üzerinden iki hafta geçti..

Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan koltuğuna oturduğuna göre...

Götürdüğünüz götüreceğiniz bir davetiye..

İstedikten sonra..


Ali Koç götüremiyorsa, bir özel kurye ile ulaştırabilirdiniz..

Bir önyargı yok ise..


Özgür Özel de gelsin. Kemal Kılıçdaroğlu da gelsin, diyebilirlerdi.

Ama iş Ekrem İmamoğlu’na dokunacağı için..

Kemal bey çağrılmamış.

Özgür Özel ile ilgili, çok açık bir tercih dışa vurumu sergilenmiş..

Buna da eyvallah.

Ama lütfen bu topluma karşı dürüst olalım.

Siyasetçiler de dürüst olsunlar.

Holding patronları da dürüst olsunlar..

CHP genel başkanlığı iptal edilen Özgür Özel, daha üç gün önce, TBMM çatısı altında bir konuşma yaptı..

Koç Holding’in 100. yıl etkinliğine katılan ve orada Rahmi Koç ile Ali Koç ile mütebessim görüntüler veren Özgür Özel’in salı günkü konuşmasından bir bölüm aktaralım mı?

Orda servet sahiplerine yönelik tespitleri aktaralım mı? 

Buyrun:


“Bugün Türkiye’nin en büyük sorunu verginin adaletsiz, haksız, yersiz alınması sorunudur. Türkiye’nin servet sahiplerinin toplam verginin yüzde 11’ini ödediği, bu salondaki gibi Türkiye’deki bütün vatandaşların zenginliklerine fakirliklerine bakılmadan dolaylı vergilerle verginin 64’ünü ödediği, maaş alanlarında gelir vergisiyle verginin 24’ünü ödediği bir düzende, yani esas vergi vermesi gerekenlerin verginin onda birini, az ya da hiç vermesi gerekenlerin verginin onda dokuzunu ödediği bir düzen haksız bir düzendir.”

Haydi bakalım, çıkın işin içinden..

Salı günü CHP içindeki garibanlara seslenirken, “servet sahiplerinin az vergi ödediği”ni söyleyen Özgür Özel..

Dün ise, servet sahibi deyince akla ilk gelen Koç’un en tepesindekilerin yanıbaşında bol bol gülücükler dağıtıyordu..

Sorun sadece Özgür Özel açısından değil.

Koç açısından da aynı sorun var..

Rahmi Koç belki takip etmiyordur.

Ama hiç kimse, Ali Koç’un salı günkü Özgür Özel konuşmasından haberdar olmadığını iddia edemez..

“Hop Özgür bey. Popülist söylemlerle bize giydiriyorsun.. Bu işin kolay tarafı” diye söze girip, başka ortamlarda gayet güzel dillendirdikleri “çalışanların vergilerinin de büyük bölümü bizim üzerimizden geçiyor. Biz olmasak, o vergiler de toplanamaz” söylemini, Özgür Özel’in yüzüne karşı ifade edebilmeliydi.

Haydi o kadar kişinin içinde böyle bir şey yapılamaz diyelim.


Bari kulağına fısıldasaydı..

Ne Özgür Özel’de o dürüstlük var.

Ne de Ali Koç’ta o cesaret..

Kim bilir belki de..

“Özgür bey, sen servet sahiplerine torpil geçildiğine dair eleştirilerle siyasi iktidara giydir. Biz hiç gocunmayız..” deniliyor, cevaben de, “Tabii tabi.. Siz de bizim bu eleştirilerimize gönül koymayın. Bizim size sözümüz yok. biz iktidarı devirmek için bu eleştiriyi yapıyoruz. Biz gelsek, sizden bugünkünden daha az vergi toplayacağız. Yanlış anlaşılmasın kanka” deniliyordur..

Tahmini bir kenara bırakalım.. 

Özgür Özel’in sözlerinden devam edelim. 

Siyasi iktidara vurmak için, servet sahiplerinin durumlarından, sanki siyasi iktidar sorumlu imiş gibi algı oluşturan Özgür bey..

Sanki önceki iktidar dönemlere göre, servet sahiplerinin vergileri daha da artırılmamış, azaltılmış gibi algı oluşturan Özgür Özel’in sözlerini aktarmaya devam edelim:

“İşte o vergi düzeni. Bunu Türkiye’de 44.500 liraya almak varken, (..) ‘Dur, 8.900 lira gümrük vergisini ver, 10.680 lira özel tüketim vergisi ver, bir de bunların üstüne 12.820 lira KDV’sini ver, yani sen buna 32.400 lira daha Tayyip amcaya ve onun beceriksiz bakanlarına ver, varsa 77.000 liran oyun konsolunu alırsın..” 

Özgür bey, Tayyip amca öncesine kıyasla geriye gittiğimiz bir konuyu gösterebilirse, ona eyvallah deriz. 

Ama Tayyip amca döneminde, bu söylediği hususta tüketiciler açısından geri adım yok ise, tam aksine birçok iyileşme var ise..

Özgür bey böyle ucuz politikacılığı boşversin, 100. yıl etkinliğine katıldığı Ali Koç’a hatırlatsın:

“Elin Amerikalısı, 44.500 TL’ye ürettiği malı, sen bu kadar zenginliğine rağmen, niye bu ülkede benzer fiyata üretemiyorsun da, milleti bu malı dışardan ithal etmeye mecbur bırakıyorsun?”

Öyle ya.


Karşımızda, Sanayi Bakanımızın da etkinliğine katıldığı koca koca bir sanayici var.

Fabrikaları ile meşhur bir holding var.

Türkiye’yi aşmış, Romanya’larda fabrika açan bir holding sözkonusu..

Yurtdışından getirileceğine, Türkiye’de üretsin, aynı ürün olur, rakip ürün olur.. Sonuçta da, millet o malı ithal etmeye mecbur kalmasın. Gümrük vergisi de ödemesin.  

Hani şunu da diyebilirdi Özgür Özel:

“Keşke Koç ailesi, sanayi ve teknoloji politikalarını zamanında doğru kurgulasaydı da, küresel devlerin bu lüks montaj ürünlerine mahkûm kalmak yerine, kendi yüksek teknoloji markalarımızı ve ekosistemimizi üretebilseydik. O zaman ne bu ithalat bağımlılığı olurdu ne de cari açığı kapatmak için binen bu devasa vergi yükleri çocuklarımızın sırtına binerdi.”

Koç’un yanına önünü ilikleyip gitmek kolay..

Yılların birikimi olan üretememe sorunu üzerinden Tayyip amcaya saldırmak kolay..

Ama şirinlik yaptığınız Koç’a da bir cümle etseniz yo, Özgür bey..

Koç ve benzeri servet sahipleri ile birlikte fotoğraf vermeyerek, salı günkü eleştirilerinizde samimi olduğunuzu ispat etseniz ya..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23