• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Hadi desenize: “İktidar, 125 bin metrekarelik hazine arazisini peşkeş çekti!”

05 Haziran 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Önce Fenerbahçelilere seslenelim..

Ardından CHP’li Fenerbahçelilere..

İki günde bir yolsuzluk haberi yapan gazetelere; Sözcü’ye, Cumhuriyet’e..

Hem Fenerbahçeli olup, hem Sözcü gazetesinde olan, FB’ye de divan başkanı seçilen Uğur Dündar’a seslenelim..

Hafta içinde “Adı iyi ki Binali, ya Milyonali olsaydı” diye Binali Yıldırım’a attığı rezilce iftiralar sebebi ile süren yargılaması gündem olan Uğur Dündar’a, bu yönü ile bir defa daha seslenelim..

“Milletin a..na koyacağız” tapesi çarpıtılarak, “İşte yolsuzluk belgesi, bir de millete küfrediyorlar” diyerek, rakip müteahhitlere edilen küfrü, millete edilen küfür gibi gösteren, ihalede, tahmini değerin yüzde 10’ununa inme teklifi ile kazanıldığının konuşulduğu sözleri, “Alın işte, % 10 komisyon vermiş” diyerek, ahlaksızca çarpıtan sahtekar gazetecilerin, FETÖ’cülerin hepsine seslenelim..

Orda mısınız beyler?

Var mısınız, yaşıyor musunuz?

Nefes alıp veriyor musunuz?

Etiler Polis Okulu’nun, bir AVM yapımı için peşkeş çekildiğini iddia eden ahlaksızlara seslenelim..

Etiler Polis Okulu’nun arsasının peşkeş çekildiği iftiralarının dillendirilmesinin 7 yıl sonrasında bile, o arsanın İBB’de resmen tapulu olduğu gerçeğini hatırlatarak, o tarihte AK Parti’de siyaset yaparken, şimdi başka yerlere savrulanlara da seslenelim.

CHP ile iş kotarmaya kalkışıp, eski partilerinde yolsuzluklar olduğu iftiralarını kendilerini bir dönem Yüce Divan’a yollamaya kalkışanlara şirinlik olsun diye tekrarlayanlara seslenelim..

CHP ile dirsek temasının sınırını zorlayıp, şimdi ölümüne onlarla dost olan, CHP’li belediyelerdeki hiçbir yolsuzluğu yazamayan, suçüstü rüşvetleri bile yazamayan Milli Görüş’çülere seslenelim..

Fenerbahçe’nin dün bir toplantısı vardı..

Hani kamuoyuna açık olarak, hatta bazı televizyonlarda naklen yayınlanan başkan Ali Koç’un konuşmasını, biraz dikkat çekmesi için “Hakim izni ile dinleme yapılan konuşmada şöyle denildi” diye versek..

17-25 Aralık’ta yapıldığı gibi, konuşmaların başını-sonunu kesmeye bile gerek yok..

Bire bir vererek, “Yolsuzluk almış başını gitmiş” diye başlık atsak..

“Bir de utanmadan, avantanın reklamını yapıyorlar” diye devam etsek..

“Suçüstü oldular” diye bitirsek..

Bir harfi bile yanlış olmaz..

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un, televizyonlarda canlı yayınlanan konuşmasının bazı bölümlerini aktarayım..

“Büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde canıyla, kanıyla ilan ettiğimiz Cumhuriyetimizin 100. gururlu kuruluş yılında sportif anlamda ve pek çok anlamda bu ülkenin, bu toprakların aydınlık yüzü Fenerbahçe, her alanda lider ve hep önde olmalı” ile başlıyor, sözler..

“Hazine arazisinin, FB’ye peşkeş çekilmesine, Mustafa Kemal’i de alet ettiler” diye, habere girebiliriz..

Sonrasında da..

Zengin işadamlarının kulübü, yüksek düzey bürokratların en çok ilgi gösterdiği spor kulübü diye bilinen Fenerbahçe’de, ne numaralar döndüğünü, spora bakış açılarının ne olduğunu, Ali Koç’un şu cümlelerinden öğrenebiliriz:

“Arazi al, belki ileride arazi çok fayda sağlayabilir ama ne yazık ki öyle imkanlarımız olmadığı ve borçla da arazi alamayacağımıza göre bir eser bırakacağız dedik.”

Adam açık açık ilan ediyor..

“Bizim arazi alacak gücümüz yok” diyor.

Devam ediyor, “Borçla da alamayız” diyor..

Eeee?

Ne diye çıktın, er meydanına?

Ne diye çıktın, milyon dolarlarla yurtdışından futbolcular getirmeye, teknik direktörün birisini yollayıp, diğerini alıp, ikisini birden maaşa bağlamaya?

Arazi alamıyorsun, paran yok..

Teknik direktörleri, futbolcuları, hem de yabancılardan, nasıl ikişer-üçer alabiliyorsun?

Bu eleştirilere de aslında gerek yok..

17-25 Aralık’ta, sonraki süreçte, başta Uğur Dündar olmak üzere, Sözcü gazetesinde manşete yerleştirilen  arazi tahsislerinin tümünün başlıklarını hatırlayın..

Peşkeş mi dersiniz..

Yolsuzluk mu dersiniz..

Avanta mı dersiniz?

Daha ne başlıklar..

Hepsini gözünüzün önünde canlandırın..

İhale ile satılan arsaların bile..

Üniversiteli öğrenciler için üzerine yurt yapılıp, işletilmek üzere tahsis edilen arsaların bile..

Aynı rezil ifadelerle suçlandığı başlıkları hatırlayıp..

Şimdi sıkı durun..

Fenerbahçe Klübü Başkanı Ali Koç, size en kralını duyuruyor:

“O rüya gerçekleşmek üzere, bu rüya inşallah gerçekleştiği takdirde ilk hedef futbolu taşımak, ikinci hedef ise kademe kademe Dereağzı’nı uzun süreli garantileyip, oradaki bütün operasyonlarımızı yeniden inşa etmek, modernize etmek, oradaki yatak sayısını artırmak yani tam anlamıyla bir kampüs haline getirmek.”

İfadeleri görüyor musunuz?

Bedavadan devlet arazisine konuyorlarmış..

Bu bir rüya imiş..

Sabahtan akşama kadar üzerinden siyaset üretilen, ihale ile aldıkları işler üzerinden bile AK Parti’nin hedef tahtasına konulduğu “5’li çete” diye tanımlanan müteahhitlerin rüyası değil..

Türkiye’nin en büyük holdinginin veliahtı Ali Koç’un rüyası..

“Uzun süreli garantileyip” ifadesini açayım..

“Üzerine bedavaya konacağımız arsanın, uzun süre bizde kalmasını garantileyip” demek istiyor.

Devam ediyor Koç:

“Birinci aşamanın gerçekleşmesine çok yakınız. Burası 30 yıl süreyle kulübümüze tahsisi gerçekleşti.”

Demek ki, şimdilik 30 yıl..

Sonra oraya hepten konmak gibi başka niyetler de var..

Süreyi 100 yıla çıkarmak..

Temelli konmak..

Ve başka planlar da var olmalı ki..

Devam ediyor Ali Koç: 

“Buradaki teşekkürlerimi temmuz ayındaki Yüksek Divan Kurulu toplantımızda sunacağım ama devletimizin başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili tüm birimlerine; Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’a, Milli Savunma Bakanımız Sayın Hulusi Akar’a bu rüyanın gerçekleşmesi için ihtiyaç duyulan araziyi tahsis ettikleri için teşekkür ediyorum.”

Taraftarlık da yapmayalım..

Fenerbahçe böyle de, Galatasaray farklı mı? Beşiktaş farklı mı? Trabzon farklı mı?

Hepsine verilen arsalar, tahsisler, yapılan statlar.. Ertelenen vergiler, borçlar, primler..

Ama ahlaksızlık şu ki, her iktidar döneminde yapılan, şahsi menfaat olmayan, ama devletin tercihi olan uygulamalar, “Yolsuzluk” gibi gösteriliyor..

Ben de o zaman soruyorum Uğur Dündar’a..

“Haydi yaz bakalım, TEM bağlantılı yola cepheli 125 bin metrekarelik dev hazine arazisi, fakir fukaraya değil de, niye Fenerbahçe’ye tahsis edildi?”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şüayıp

Herkes yaptığının karşılığını bulacaktır, yeter ki iyilikler zayi olmaz inancımız sağlam olsun

Fâni

Yazık Ali bey birazda vereni eleştireydin .Bu millete bi sorsaydılar. Ben helal etmiyorum .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23