--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dinime dahleden, bari Müselman olsa!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Akit gazetesinin bazı nüshalarını tıpkı basım yaptırıp, dünkü grup toplantısında göstermiş..

Manşetlerimizden birisi, “CHP’den Gülen’i bitirme önergesi..”

CHP, Gülen aleyhine önerge vermiş.

Akit de, bunu haber yapmış.

2016 Kasım’ında, Kemal Bey bunu gösterip, kendisine pay çıkartıyor..

Peki, o önergenin tarihi ne imiş?

4 Aralık 2013..

Yani 17 Aralık 2013 öncesi..

Kemal Bey’in gösterdiği ikinci manşetimiz ne?

“Gülen’i AK Parti kurtardı..”

Bunun tarihi kaç?

30 Kasım 2013..

Yani?

Yanisi şu; o da 17 Aralık 2013 öncesinde..

•

Ne önemi var 17 Aralık 2013 öncesi ve sonrasının..

Şu önemi var:

1 Aralık’ta farklı.. 

2 Aralık’ta farklı..

3 Aralık’ta farklı söylemde olan CHP..

Hemen her gün söylem değişikliğine giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu..

17 Aralık öncesi ve sonrası olmak üzere..

Sadece bir defalığına..

Kanaat değişikliği yapanlara zılgıt çekmeye kalkışıyor..

Cumhurbaşkanı söyledi:

“Yanılmışız” dedi..

Biz söylüyoruz: “Bu arkadaşları biz samimi Müslüman olarak tanıyorduk. Kafalarının arkasında, başka planları varmış. Bunu 17 Aralık 2013’te öğrendik.”

Bunu söyledikten sonra da..

Yani 17 Aralık’ı yaşadıktan sonra da..

Bu grubun aktif isimlerine selam bile vermiyoruz..

17 Aralık’tan sonraki tarihlerde de..

30 Mart seçimlerinde farklı.

10 Ağustos Cumhurbaşkanı seçimlerinde farklı..

7 Haziran milletvekili seçimlerinde farklı.

1 Kasım milletvekili seçimlerinde farklı noktaya savrulmuyoruz.

17 Aralık’ta uyandık..

FETÖ’nün gerçek kimliğini teşhis ettik..

Bitti..

Nokta..

•

Peki, bizi eleştiren CHP ne yapıyor?

17 Aralık öncesinde, 72 CHP milletvekili önerge veriyor ve diyor ki: “Gülen cemaati ve dershaneler araştırılmalı.”

Bunu talep eden CHP’nin, 17 Aralık sonrasında, isteğini daha tavizsiz şekilde sürdürmesi beklenir değil mi?

Öyle mi oluyor?

Hayır..

AK Parti dershanelerin arkasındaki gerçeği görüyor ve 2014’te bunların kapanması için adımı atıyor..

Bekliyoruz ki, yıllar önce “dershane-Gülen grubu ilişkisi”ndeki karanlık yapının sorgulanmasını isteyen CHP de, bu adıma destek versin..

Ama o ne?

CHP, çıkarılan kanunun iptali için, Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor.

Yıllar önce, dershanelerin karanlık yapısını dillendiren kendileri değilmiş gibi..

“Dershanelerin kapanmaması gerekir” diyerek, dava açıyor..

Akit’in manşetini tıpkı basım yapıp, grup toplantısında gösteren Kemal Bey, buyursun bu tavrını bir izah etsin..

Sorum net: “CHP, dershanelerin kapatılması ile ilgili kanun değişikliğinin iptali için niye dava açtı?”

•

Akit’in ikinci manşeti ne idi?

“Gülen’i AK Parti kurtardı..”

Bu manşet, niçin atılmış?

17 Aralık öncesinde, henüz kirli yüzünü göstermeyen Gülen grubu ile AK Parti arasında kavga çıkartmak isteyenler, “AK parti dindarları fişliyor” diye propaganda yapmaya başlamışlar..

Devletin, dindarları fişlemesi için yıllarca tazyikde bulunan CHP de, bu propagandaya destek verip, “AK Parti, Gülen’i bitirmeye çalışıyor. Ardından da kendisini destekleyen cemaatleri bitirecek” söylemini savunur hale gelmiş.

Tam bir riyakarlıkla, bir gün önce suçlu ilan edilenler, bir gün sonra masum gösterilmeye başlanmış..

Böylesi bir konjonktürde..

Akit de, 2006 yılındaki bir kanun değişikliğini manşetinde hatırlatmış..

Tüm dindarlar için bir tehlike olan, “silahsız terör örgütü” absürtlüğüne son veren kanun değişikliğine atıf yapıp, “Fetullah Gülen’in beraatinde bile, AK Parti’nin özgürlük amaçlı kanun değişikliğinin payı var.. Dolayısı ile, AK Parti’nin ‘cemaatleri bitirme hazırlığı yaptığı’ iddiası bir palavra” şeklindeki tez, Akit’in manşetine taşınmış.

2006’da, daha hiçbir kriminal olaya imza atmadığı tarihlerde, Fetullah Gülen’i mahkum etmek isteyen CHP, 17 Aralık darbe girişiminden sonra ne yapıyor, peki?

Milletvekilleri hemen her hafta, o grubun televizyonlarına çıkıp, Fetullah Gülen’i AK Parti’ye karşı destekliyorlar.

Sadece milletvekilleri değil, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, defalarca Gülen grubu televizyonlarına çıkıp, onlara destek veriyor..

Şimdi söyler misiniz..

“Dinime dahleden, bari Müselman olsa” diye bir atasözümüz var ya..

Bu atasözümüz, tam da bu CHP’ye uymuyor mu?

Gülen’ciler, daha hiçbir suç işlemeden.. CHP’liler, Gülen’cileri suçluyorlar..

Sadece onları değil, tüm dindarları suçluyorlar..

“Başörtülülere üniversitelerde izin verilemez. Verilirse, başı açıkların hepsini zorla kapatırlar” söylemi ile, tüm dindarları baskı altına almaya çalışıyorlar..

Ama daha sonra.

Gülen’ciler suç işledikten sonra.. Darbeyi yaptıktan sonra bile..

“Bu bir darbe değildir. AK Parti muhaliflerini susturmak için, Gülen grubunu baskı altına almak istiyor” söylemini dillendirmeye başlıyorlar...

Var mı bu söylem değişikliğini, makul şekilde izah edebilecek bir CHP’li?..

•

Yanarım yanarım da..

Bir anamuhalefet partisinin, böylesi bir çıkmaza düşmesine yanarım.

Birisinin masum olduğuna inanan kişi, sonradan o kişinin yanlışlarını görünce, onun aleyhinde olumsuz kanaat serdedebilir.

Hayatın akışına uygun bir değişikliktir bu..

Ama..

Bir kişinin suçlu olduğunu iddia eden kişi..

O kişinin bir de herkesin gözü önünde suç işledikten sonra.. 

“Yok bunlar masum” deme noktasına nasıl savrulur?

Kemal Bey bunu bir izah etsin..

Biz de öğrenelim, suç işlenmeden suçlu muamelesi yapanların..

Suç işlendikten sonra, masum söylemine nasıl döndüklerini..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle