Delege satın almadıysalar, kurultayda yeniden seçilsinler
Delege satın almadıysalar, kurultayda yeniden seçilsinler
ALİ KARAHASANOĞLU
Prensibi en başta söyleyelim..
Tabii ki farklı görüşler olmalı, farklı partiler olmalı.
Ama bu farklılık, yönetime geçmek için her yol mübah anlayışı ile hareket etmemeli..
Suç şebekesi haline gelen yapılanmalarla seçim kazanmayı kendisine ilke edinmemeli..
Eline güç geçtiğinde başka görüşten insanları yok etmeye kendisini odaklamamalı..
Seçimi kaybedenler, kazananlara doğru adımları hatırlatmalı, yapıcı eleştirilerle, ülke kazanımlarını hedefleyerek yol yürümeli..
Bu ilkeler, ülke yönetimi için de geçerli. Ülke yönetimini hedefleyen siyasi partilerin yönetimi için de geçerli.
2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde, birbirine zıt partilerin bir araya gelerek, seçimi kazanma ilkesizliğini nasıl eleştirdi isek.
HDP ile İyi Parti’nin aynı ittifak içinde yer almasının, SP ile CHP’nin aynı ittifakta olmasının, asla izah edilemez birliktelikler olduğunu nasıl hatırlattı isek..
İBB imkanları ile elde edilen serveti harcayarak, CHP’yi ele geçirmeye çalışan Ekrem İmamoğlu’nun yaptıklarının da kabul edilemez olduğunu hatılattık.
Delegelere bastır parayı. Bastır, İBB mülkiyetindeki dairelerden avantajlı mülkiyet kazanımlarını..
Delegelere pavyonlarda para dağıt..
“Bak, ben sana maddi imkanlar sundum. Sen de bana, parti yönetimini ver” de..Bu da demokrasi olsun.
Bu da devletin emin eller eli ile yönetilmesi yolunda adım olarak tanıtılsın..
Partiyi ele geçirmek isterken para ile oy satın alınması artık ayyuka çıkan gerçekler olarak nasıl karşımızda duruyor ise..
Bunu yapanların, ülke yönetimini ele geçirmek için de, aynı metodu uygulayacaklarından kimsenin şüphesi olmasın..
2014 yılında CHP adına girdiği Beylikdüzü Belediye Başkanlığı seçimlerinde koltuğa oturma ile başlayan serüven..
Dün itibari ile ele geçirdikleri CHP’den tasfiye edilmeleri sonucunu doğuracak mahkeme kararı ile sona ermiş oldu..
Bakmayın siz, Cumhuriyet gazetesinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun arınma çağrısına yönelik olarak, “Tabanda karşılığı yok” itirazlarına..
İnsan bu ifadeyi yazarken birazcık utanır..
“Parti tabanında karşılığı yok” dedikleri, CHP’de 13 yıl genel başkanlık yapmış bir isim. 3 yıl önce, bu ülkenin Cumhurbaşkanı yaptırmak istedikleri bir isim..
Şimdi başkalarından parayı görünce, Kılıçdaroğlu’na, “partide tabanı yok” diyerek, itibarsızlaştırmak isteyenler, ancak kendilerine zarar verirler..
2023 yılındaki CHP Büyük Kurultayı’nda yaşanılanlar, seçim kazanmak için her yol mübah anlayışının bir sonucu olarak, benim asla oy vermeyi düşünmediğim bu partide, yönetimin el değiştirmesine sebep oldu..
Eski yöneticiler, temel hak ve özgürlükler konusunda asla tasvip etmediğim defolara sahiptiler..
Yolsuzluk konusunda da, defolara sahiptiler.
Ama sonrasında partiyi ele geçirenler..
Yolsuzluğun profesörü olmuş tipler..
Temel hak ve özgürlükler konusunda ne yapacakları ise, bilinmiyor..
Yolsuzluklara bulaşanların, hak ve özgürlükler konusunda dürüst bir çizgi izleyeceklerini asla düşünmüyorum..
O halde, dünkü yönetim mi, bugünkü yolsuzluk ve fuhuşa bulaşanların desteklediği yönetim mi sorusuna..
Ülkeyi yönetecek kişilerin rüşvet sarmalında olmaları, fuhuş ahlaksızlığında zirve örnekler sergilemelerinin, diğer defolara da sebep olacağı düşüncesi ile.
Yeni yönetimin asla kabul edilemez olduklarını söylemek zorundayım..
“CHP’yi zaten sevmiyorsunuz. Bırakın, ne halleri varsa, görsünler” demeyiniz..
Rakibin de, karşıtın da ilkelisi ile mücadele etmek, iki taraf için de daha hayırlıdır..
Düşünsenize, hiçbir kural tanımayan, rüşvet paralarını dağıtarak parti yönetimini ele geçirenler, yarın seçimlerde de devasa rüşvet birikimini kullanarak, yönetimi ele geçirmeye kalkarlarsa..
Yönetime geldikten sonra, rakiplerine hayat hakkı tanıyacaklarını mı sanıyorsunuz?
Rüşvetle gelen, biliyor ki, kendisine engel olacakları yok edebilirse, hayatta kalır..
Onun için de, saldıracak..
Bu çerçevede, CHP kurultayı hakkında dün İstinaf Dairesi’nin verdiği kararın, hem CHP’ye, hem de ülkeye hayırlı olmasını, haram para ile bir yerlerin ele geçirilmesinin, geçici olduğunu, yeni Ekrem İmamoğlu’lara hatırlatmak isterim..
Büyük Kurultay’da, para dağıtarak, partiyi ele geçirmek istediler..
Lokal bir kazanım da elde ettiler..
Ama bakın, CHP delegeleri mahkemeye gitti..
“Burda delege satın alınıyor. İrade fesatı var” dediler ve yönetim değişikliğinin iptalini istediler..
Ayak oyunları ile partiyi ele geçirdikten sonra, kimsenin kendilerine engel olamayacağını düşündüler..
Hatta ayak oyunları ile “kurultay iptali mi isteniyor? O zaman bir kurultay daha yapalım, görün, delegelerin kimi seçtiğini” dediler, aklımızla alay edercesine, yeni kurultaylarla, çürük temeli sağlamlaştırmaya, göz boyamaya kalkıştılar..
İlk günden söyledik, temel çürük ise, sonraki katların ardı ardına çıkılması, bir anlam ifade etmez.. Akıl için yol birdir. CHP kurultayı hakkında, dün İstinaf Dairesi aynen bunu söyledi. 2023 Büyük Kurultayı öncesinde ve kurultay sırasında yaşanılan hukuksuzluklar (Delege satın alınması, pavyon operasyonlar vs.), sonradan yapılacak kurultaylarla düzelmiş sayılması mümkün değildir..
2023 kurultayı temeldir, o kurultay sonrasında yapılan kurultaylar da çürük temel üzerine yapılan dairelerdir.. Temel çürük ise, daireler de sağlam olamaz..
Temelin yeniden atılması gerekir..
Dünkü karar ile temelin yeniden atılması istendi..
Bunun için, delegenin iradesinin satın alındığı kurultayın yeniden yapılması, ama o günkü delege ve yetkili kurullar eli ile bunun yapılmasını kararlaştırdı..
Yok öyle, “Kurultayı iptal mi etmek istiyorsunuz. Biz şimdi yeniden yapalım.”
Peki kimle yapıyorsun, kurultayı?
Yeni yönetimin hakim olduğu yapı ile.
Birçok delegeyi ihraç ettiğiniz delege yapısı ile..
Siz ne de akıllısınız böyle..
Dünkü kararın anlamı, işte bu..
4 Kasım 2023 yapısı ile kurultay yapılacak, seçim yenilenecek..
Kim kazanırsa, yola devam edecek..
Şunu da hatırlatalım..
Ekrem İmamoğlu’nun kontrolündeki Özgür Özel ve ekibi, direnmeyi boş versinler..
“Partiyi eski genel başkana devretmeyiz” muhabbetlerinden medet ummasınlar..
Bileklerinin gücü ile seçimi kazanmaya odaklansınlar.. Gerçekten delege satın almadıysalar, yine yapılacak seçimde de delege satın almadan başaracaklarına inanıyorlarsa, hemen bugün partiyi Bay Kemal’e versinler, üç ayda, belki daha kısa sürede kurultayı yaptırtıp, kazanabiliyorlarsa, buyursunlar tekrar genel başkanlığı kazansınlar..