• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

AYM’yi kime şikayet edelim. Yine de AK Parti’ye helal olsun!

28 Ekim 2025
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

AYM’yi kime şikayet edelim. Yine de AK Parti’ye helal olsun!

ALİ KARAHASANOĞLU

Türkiye, önce bir medya organında, Yargıtay 11. hukuk dairesi Başkanı’na yönelik suçlamalarla..

Ardından o yüksek hakimin “hodri meydan” cevabı ile çalkalandı..

Ben, Hukuk fakültesinden birlikte mezun olduğumuz Yargıtay 11. Hukuk Daire Başkanı Abdullah Yaman lehine şehadetimi dile getirdim..

Bazı okurlarımız, itiraz ettiler..

Suçlamaların özeline girmeden yaptığım şehadeti, yeterli bulmadılar..


Günlük yazıda, hukuki kavramlar üzerinden bir yazı kaleme almak çok zor. Mümkün olduğunca basite indirgeyerek, belki de AK Parti iktidarında Türkiye’nin hukuk açısından nasıl çağ atladığını, tam da karalama yaptıkları olay üzerinden yazarak, bir “hodri meydan” da ben diyeyim.. 


Suçlamaların merkezindeki Kamil Darbaz’ın, pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı suçlamalardaki yanlışları masaya yatırayım. 

Hayır, dosya içeriği ile ilgili hiç kimse ile belge alışverişi yapmadım. 

Hukuk dünyasını elinde tutan sol çevrelerin yıllarca gizledikleri Yargıtay kararları, bir dosyada verdikleri kararları, başka dosyada es geçtiklerini göstermemek için, yayınlamaktan imtina ettikleri Yargıtay kararlarını, AK Parti iktidarı herkesin ulaşımına açtı..


Birileri istediği kadar, Hukuk endeksinde geriledik desinler..

Ben tam aksini söylüyorum.. Hukuk endeksinde, çağ atladık. AK Parti iktidara geldiğinde, sadece 200 bin içtihad resmi sitede ücretsiz yayınlanıyor iken, dün bu yazıyı kaleme alırken tekrar baktım, yayınlanan Yargıtay içtihad sayısı: 9 milyon 713 bin 140.


Hukuk endeksi böyle zirveye çıkartılır. Şeffaflık böyle sağlanır.. Hukuk devleti böyle olunur..

Şimdi kimin bir sorunu var ise, Yargıtay’ın o konuda görüşünün ne olduğunu, açıp görmesi sağlanmış durumda..

Tartıştığımız konuda da..

www.yargitay.gov.tr linkini tıkladım.


Şikayetçi Kamil Darbaz’ın anlattığı şekli ile, hukuk tecrübemi de kullanarak, kararlarda arama yaptım..

Buyrun, Kamil Darbaz’ın, “Malıma çöküldü” diye anlattığı, “Anayasa Mahkemesi beni haklı buldu. Yine de Yargıtay malımı vermedi. Çünkü ...” diyerek karalamalar yaptığı olay ne imiş, buyrun birlikte görelim..


1) Kamil Darbaz, iki ortaklı şirketi olduğunu, ortağının yetkisiz şekilde şirket arsasını sattığını, Yargıtay’ın da buna sessiz kaldığını söylüyor..

Bir hukukçu olarak değil, yıllarca ticaretin de içinde olan bir gazeteci olarak sorayım: “Kamil bey, senin yanlış ortak seçiminin sorumlusu Yargıtay mı?”

Devam edeyim: “Şirkete müdürü sen seçiyorsun, o müdür yanlış yaptığında, sorumlusu Yargıtay mı?”

Ve en kritik soru: “Yargıtay’ı karalayacağına, niye müdürlüğe getirdiğin ortağından zararını istemiyorsun?”

İşte konunun bam teli de zaten bu..

Kişiye güvenmişsin, şirket ortağı yapmışsın.. Hatta kendinle birlikte, onu da tüm yetkilerle donatıp, müdür yapmışsın.. O da, şirketin bir arsasını satmış.. Şimdi Yargıtay’ı suçluyorsun.. Özellikle de, dürüstlüğünden şüphe etmeyeceğimiz yüksek hakimi kendine hedef seçiyorsun..


Yanlış yapıyorsunuz..

2) Kamil Darbaz, sanki her mahkemeyi kazanmış, en son gelinen aşamada bir yüksek hakim tarafından önü tıkanmış gibi algı oluşturuyor. Oysa gerçek böyle değil.

Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi Kamil beyin davasını reddetmiş.. Hedef seçtiği yüksek hakim, o tarihde Yargıtay’da bile değil.. 

Sonrasında, Kamil beyin aleyhine verilen o karar, Yargıtay tarafından onanmış, kesinleşmiş..

3) Kamil bey bunları gizleyip, sadece Anayasa Mahkemesi kararını söylüyor..


“AYM benim haklılığa karar verdi. Yerel mahkeme AYM’ye uydu.. İstinaf uydu. Ama 11. Daire bana engel oldu” diyor.

Can Atalay dosyasında da, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasındaki uyuşmazlığa şahit olduk.. Burda da benzer bir durum var diyeceğim ama. Can Atalay kararındaki kadar da ayrışma çok kesin değil. Can Atalay kararında, AYM, açık ve net, kesin şekilde, “yargılanamaz, tahliye edilsin” dedi.. Yargıtay, “Yargılandı, ceza kesinleşti, tahliye edilemez” dedi.. 

Şimdi önümüzdeki dosyada ise AYM, Kamil Darbaz’ı haklı bulmuş ama.. 

Verdiği kararda şöyle bir ifade yok: “Darbaz’ın şirketine, arsanın tapusu iade edilmelidir.”

Peki AYM bunu demiyor da, ne diyor?


“Arsa’nın tapusu, Darbaz’ın şirketine iade edilmemiş ama, bu karar verilirken, yeterli gerekçe gösterilmemiş.”

Bu ne anlama geliyor..

“Dosyaya bir daha bakın. Eğer yeterli gerekçe gösterebiliyorsanız, gösterin.. Gösteremiyorsanız, arsayı iade edin.”

Kamil bey bu kararı nasıl gösteriyor?

“Kazandım, kazandım. 330 dairelik bina benim oldu.. Hem de tek kuruş harcama yapmadan, 330 daireli binanın sahibi oldum..” diyor.


Şaşırdınız değil mi?

Şaşırmayın, Kamil Darbaz, hep arsadan bahsediyor.. Gerçeğin bir kısmını gizlemek, en büyük yalandır..

4) Darbaz, o arsanın satışı sonrasında, üçüncü şahıs konumundaki şirketler tarafından arsaya bina yapıldığını, yapılan binadaki dairelerin dördüncü kişilere satıldığını, o arsada bugün 330 daire bulunduğunu, yüzlerce malik olduğunu anlatmıyor..

Peki, böyle bir durum, Darbaz’ın malının yok olmasını mı gerektirir? Tabii ki hayır. 

Haksız bir satış var ise, parası alınmadı ise, eksik alındı ise, cebe atıldı ise, ortağından tüm zararını tazmin ettirebilir..


Ortağına müdürlük yetkisi verdiği için, “Benim de bu zararımda kusurum var” diyerek, bir miktarına da katlanması gerektiğine kendisini ikna edebilir..

Ama Yargıtay kararlarına biraz daha derinlemesine baktığımda, aslında arsanın satışının da, öyle akşam yatıp, sabah kalkıp, satış yapılmış gibi iddianın da doğru olmadığı görülüyor..

5) yargitay.gov.tr internet sitesindeki 11. Hukuk Dairesi 2012/3008 E., 2013/3101 K. sayılı karardaki davalının cevap dilekçesinden alıntılıyorum: “… hisseli olan arazinin satışının gerçek değerinin altında olmadığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin zorunluluk nedeniyle devredildiğini, ekonomik kriz nedeniyle şirket işlerinin durma noktasına gelip maliklerin kira bedellerini ödeyemez duruma düşüldüğünü, söz konusu devirlerin şirket faaliyetinin sürmesi için zorunlu hale geldiğini,”


Eeee? Ne oldu şimdi?

Sanki ortada hiçbir şey yok iken, tam inşaata başlayacak iken, müdür arsayı satmış, parayı yemiş gibi algı yapılıyor.. Bunun doğru olmadığını karşı taraf belirtiyor..

Devam edelim..

6) yargitay.gov.tr’de yayınlanan 11. Hukuk Dairesi 2022/4855 E., 2023/1071 K. kararında, Anayasa Mahkemesi’nin, “Gerekçe bildirerek davacının talebini reddedebilirsiniz” kararına uyuyor ve şöyle diyor:


“temsile yetkili olanlar şirketin maksat ve konusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz olup davalı şirketin anasözleşmesinin “Maksat” başlığını taşıyan 3 üncü maddesine göre ise davacı şirket iştigal konusu gereği taşınmaz mal alımı ve satımı yapabilecek olup şirket temsilcisinin bu kapsamda yaptığı dava konusu işlem, anılan Kanun hükümleri kapsamında geçerli olup temsilcinin yetkisiz olduğundan söz edilemez.”

Konu kapanmıştır..

Dağılabiliriz, arkadaşlar.

Ha bir dakika..


Ben gazetemiz aleyhine 28 Şubat sürecinde yüzlerce gerekçesiz, 5 satırlık, 50 kelimelik onama/bozma Yargıtay kararını gösterebilirim..

Darbaz’ın aleyhine karar ise, tam da aptala anlatır gibi konuyu uzun uzun anlatmış..

Tamı tamamına veriler şöyle: Kelime Sayısı: 1.073. Karakter Sayısı: Boşluklu: 8.126 karakter. Boşluksuz: 6.841 karakter.

Bir husus daha:

Bizim açtığımız birden fazla dosyada, Anayasa Mahkemesi tek satır gerekçe yazmadan, davalarımızı reddetti.

Yargıtay’a, “Kararınız yeterince gerekçesiz” demek kolay.. Ki denilsin, itiraz etmiyorum..

Peki AYM, niye gerekçesiz karar veriyor?

Kime şikayet edelim AYM’yi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tabi tabi

Hukuk endeksinde çağ atladık :))) Ama hukuktan kaldık. 

MUZAFFER..

TAKOZ, OLDUĞUNUN İSPATLAMIŞ LARDIR, A Y M..........VATAN SEVGİSİ MAYA GİBİDİR SÜTÜ BOZUK OLANLARDA TUTMAZ......
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23