Akit’e tekme, Cumhuriyet’e özgürlük!
Gün geçmiyor ki, şehit haberi gelmesin..
Bazı günler iki, üç şehit birden..
Ama lafa bakınca..
Güvenlik görevlilerinin kanında parmak izi olanlar, şehitlerini toprağa verenlerden daha yüksek sesle bağırıyorlar:
“Yazarlar hain değildir.. Gazeteciler terörist değildir.”
İyi de, “Teröristlere, ‘Terörist’ diyemeyen nedir?”
Teröriste, “Hak arayıcıları” diyenler nedir?
Devletin ilçedeki temsilcisi kaymakamın odasına bomba koyup patlatanlar nedir?
O hainlere tek kelime ile itiraz etmeden, “Aslı Erdoğan’a özgürlük” isteyenler nedir?
Ezberden konuşmuyorum..
Dün, İstanbul’da kitap fuarı açılışı sırasında, özgürlük sloganlarıyla gösteri yapan sözde hürriyet sevdalıları..
Yeni Akit gazetesinin standının önüne gelince..
Çirkin yüzlerini hemen gösterivermişler..
Akit gazetesinin standını tekmeleyerek teröristliklerini sergilemişler..
Güneydoğu’da güvenlik güçlerine kurşun sıkanların İstanbul’daki uzantıları..
Şimdilik tekme atmakla yetinmişler..
Ellerine imkan geçerse, İstanbul’da da kurşun sıkacaklarından, hiç şüphe etmeyiniz..
Sorduğunuzda, “özgürlük” istiyorlar..
Peki bu saldırı niye?
Gazeteci olduğunu iddia ettikleri şahıslara özgürlük isterken, bir başka gazeteye bu tekmeli ahlaksız saldırı niye?
Hem de, bir kadın tarafından!
•
Olay sırasında Akit standı henüz açılmamıştı..
Bunu fırsat bilip, saldırmışlar..
Dürüstlük ayaklarını pek seven soldan çarklı internet siteleri de..
Kadınların tekmeli, taşlı saldırılarını kamufle etmek için..
“Akit standının görevlileri engellerken” girizgahı ile..
Saldırıya gerekçe uydurmuşlar..
Yani, şuna buna özgürlük isteyen solcu kadınlar..
Akit görevlileri tarafından engellenmeselerdi, tekme de atmayacaklarmış!
Allah insanı böyle şaşırtır işte..
Benim salak solaklarım..
Olay sırasında, standda Akit görevlisi yoktu ki, sizi engellemeye çalışsın!..
Olsa idi, sonuçta neler olurdu bilmiyorum..
Ama o sırada Akit standının henüz açılmamış olduğunu hatırlatayım da..
Meydanı boş bulup, efelik taslamayı sürdürmeyesiniz.
Bu arada, TÜYAP yetkililerine de bir ikazımız olsun..
İki sene önce, Zaman genel yayın yönetmenine bir soru yöneltti diye, muhabirimiz güvenlik görevlileriniz tarafından tartaklanarak dışarı çıkartılmıştı.
O olayda hayli aktif gördüğümüz TÜYAP güvenlik görevlileri..
Dünkü saldırı sırasında, ortalıkta görünmüyorlardı..
Devletin arsasına konup, “Kamu yararı taşıyan fuarcılık yapacağız” derken, PKK destekçilerine alan açmak isteyenler bilsinler ki..
Bir gün gelir, kapının önüne de konulurlar..
PKK destekçileri de diğer solaklar da, o gün, onları kurtaramaz!..
Dün Akit’in muhabirine vurmaya kalkan FETÖ’cüler..
Bugün nasıl ki kaçacak delik arıyorlarsa..
ABD’lerde bile, sığınacak bir yer bulamıyorlarsa..
Akit’e yapılan saldırının hesabı sorulacağı gün geldiğinde de..
TÜYAP’ın PKK’cılara zemin açan o görevlileri de, sığınacak bir yer bulamazlar..
Biz hatırlatalım..
Takdir kendilerinin..
•
Gerek TÜYAP fuarında, gerekse medyada Cumhuriyet tutukluları ile PKK yandaşlığından tutuklu olanlar için..
Şu propaganda yapılıyor:
“Arkadaşlarımız 5 gündür tutuklu!”
Diğer grup kendi arkadaşları için sesleniyor:
“Arkadaşlarımız 8 gündür tutuklu!”
İyi ya solak terör destekçileri....
Sizin arkadaşlarınız sadece tutuklu durumdalar..
Ya bizim arkadaşlarımız?
Biz arkadaşlarımız için, sadece “Tutuklu” deyip, “İnşallah kısa süre sonra çıkarlar” temennisinde bulunamıyoruz.
Biz arkadaşlarımız için, “2 gün önce toprağa verdik” diyoruz.
“Bir hafta önce toprağa verdik” diyoruz.
“İki ay önce toprağa verdik. Bir yıl önce toprağa verdik” diyoruz.
Sizinkiler yarın öbür gün çıkacaklar..
Ya toprağın altına konulanlar?..
Onlar ne olacaklar?
Bir süre sonra, tekrar aramıza dönebilecekler mi?
Tabii ki hayır..
Ama bu tablo karşısında bile..
Vuranlar onlar..
Kıranlar, öldürenler onlar..
Bağırıp çağırıp vaveyla koparanlar yine onlar..
Akıl hocaları da, sözde kamu yararına çalışan meslek kuruluşlarından İstanbul Barosu..
Yaşananlar neymiş?
Baro ilan ediyor: “Adını koyalım: Muhalifleri sindirme operasyonları!”
Ulusalcı geçinen bu baro, sorsak cevap verebilir mi:
“Cumhuriyet gazetesi için, terörle irtibatlı derneklerin kapatılması için, ‘Muhalifleri sindirme’ diyorsunuz da.. Derik Kaymakamı’nın şehit edilmesi için ne diyorsunuz?”
Altı üstü, adı var kendi yok konumundaki birkaç derneğin kapatılması..
Bugün kapanır, çok gerekli ise, yarın açarsınız..
Dernek kapatmayı, o kadar sorun ediyorsunuz da..
Bu devletin bir kaymakamının şehit edilmesine, tek kelime ile niye isyan etmiyorsunuz..
Bu nasıl bir hukuk anlayışı?
Nasıl bir ulusalcılık?
•
Solakların istedikleri her şey, kendileri için..
Hayat hakkı mı?
Kendileri için.
Özgürlük mü?
Kendileri için.
Basın hürriyeti mi?
Kendileri için..
Güvenlik görevlisinin hayat hakkı mı?
Devlet düşünsün!
“Akit’e atılan tekme” mi?
Akit görevlilerinin engelleme girişimi yüzünden!
Bu solaklar sanıyorlar ki, halkı aldatıyorlar..
Halkı aldatamadıkları, her geçen gün yedikleri tokatlardan belli oluyor..
Yakındır; bir de katiller ve tecavüzcüler için idam gelirse.. Toz olacaklar, toz!..







