NATO’DAN FETÖ’YE
NATO’DAN FETÖ’YE
Ali Akben
Hafta boyunca ülke gündeminden düşmeyen 36. NATO zirvesini bazı kanı bozukların beklentilerinin aksine kazasız belasız atlattık.
Epstein sapığı narsist ve yalan söyleme uzmanı sarı gavurun hak etmediği bir şekilde karşılanıp ağırlanmasını tenkit edenlerin bu karşılamayı, milletimizin misafirperverliğinin eşsiz bir örnekliği olarak görüp değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Sarı gavurun içi dışı yağ fıçısı. Dili sivri, bedeni omurgasız, vücut kimyası bozuk ve ağzından çıkanları da kulakları duymayınca sabah dediğini akşam, akşam dediğini de sabah yalanlaması bozuk kişiliğinin tezahürü olarak yeter de artar da.
Sütte leke var adamda yok. Tıpkı bizdeki çapsız kifayetsiz muhteris gibi.
Sarı gavurun hadsizliğine cumhurbaşkanımızın sessiz kalmasını zırvalarına hak veriyor anlamında algılamak yerine misafire saygı olarak yorumlamak gerekir.
Adam çok zeki ama akıllı değil. Bundan dolayı da zaten bir dediği bir dediğini tutmuyor. ABD hegemonyasının sonunun başlangıcını bu adam ilan etti diyenlere hak veriyorum.
Ülkemizde bulunduğu süre içerisinde cumhurbaşkanımıza övgüler yağdırırken, aynı kare içerisinde Rahip Brunson’dan bahsedip, o günlere vurgu yaparak aba altından sopa göstermesini de yadırgayanlardanım.
Cumhurbaşkanımızın Fetö hassasiyetini çok iyi bilen sarı gavur rahip için gösterdiği hassasiyeti ülkemiz için hala birinci tehdit olan bu konuda üç maymun oyunu oynamaya devam ediyor.
ABD nerede ise her 10 yılda bir kendi çocukları vasıtası ile ülkemizde darbe yaptırarak iç barışımızı zedelemiştir. Aynı mantıkla 10 yıl önce ülkemizin bütünlüğüne göz dikmiş ve Fetö örgütünü maşa olarak kullanmıştır.
Dünyaya demokrasi, adalet, hukuk yerine kaos ve kargaşa dağıtan ABD’nin son yediği bu herzenin bedelini ödeyeceği günleri özlemle bekliyorum.
NATO zirvesi ile ilgili muhalefet edenlerin esas derdi bu hadsizlikler değildi. Onların tek derdi ülkemize gelen devlet başkanlarının Atatürk’ün huzuruna çıkmadan külliyenin yolunu tutmalarına tepki idi.
Resmi karşılamalarda uygulanan protokol sırasında ortalığı inleten mehter takımı ve yeniçeri ocağı askerlerine de tepkili idiler.
Zirve aleyhine demediklerini bırakmadıkları bir yana katılım sağlayan devlet başkanlarına da saydırdıkça saydırdılar.
İşkembelerinde ne varsa boşalttıkları yetmezmiş gibi hükumet edenlere de veryansın edip kinlerini kustukça kustular.
Bu güruhun akıl hocaları maalesef içimizden birileri. Kimi Erdoğan’a kininden, kimi devletimize ve milletimize düşmanlıklarından kimi de yemi kesilen haramzadelerden ve hepsinin ortak paydasında; bu zirve başarısız olsun hatta kana bulansın beklentili yerli ve millilikten uzak kitle mensubu olmaları.
Devletimiz aylar önceden her türlü senaryoya göre gardını almış ve en kötü senaryoya göre kendini hazırlamış ve sıfır hata ile bu sürecin yapılacağı güne göre hazırlık yaptığı için günlerce hakarete maruz kaldı.
Hükumet edenlere demediklerini bırakmadılar.
NATO toplantısı nedeniyle Ankara’da alınan güvenlik önlemlerini abartılı bulanların samimi olduklarına inanmıyorum.
İçişleri bakanımız süreçle ilgili tenkitçilerin baş suçlusu ilan edildi. Bakan bey zirvenin selameti için çalıştık başarılı olduk. Bugüne kadar yapılan NATO zirveleri içerisinde en güvenli olandı ve olaysız gerçekleşti dedi.
Dört binden fazla suçluyu da yakalayarak adalete teslim etmemiz gibi başka güzel bir sonuç aldık diyerek güruhun hevesini kursaklarında bıraktı.
Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına inanıyorum.
Bu haftalık da bu kadar.