Milletin sevdiklerini sevememek
Sevme ve sevilme insanoğluna verilmiş sahibini kemale götüren bir haslet. Bu iki nimetten yoksun yaşayan insan eşrefi mahluktan esfele doğru hızla bir savrulma yaşar.
Son yarım asırda ülkemizde yaşananlara hafızaları tazeleyerek bir göz attığımızda yaşayan ve dünyası değişen eşrefler ve esfellerden ders ve ibret alanlara ne mutlu.
Ülkemizin inkişafında büyük çaba ve gayreti olanlar; Rahmetli Menderes’ten Özal’a, Erbakan’dan Türkeş’e cenaze merasimlerine halkın teveccühünü göz önüne aldığımızda demek istediğim daha iyi anlaşılır.
Aynı şekilde mütefekkir ilim ve bilim insanları, yazarlardan dünyası değişenlere; cemaat ve tarikat önderlerinden sırat-ı müstakimde olanlara milletin teveccühünü de bu bağlamda gözlemlediğimizde milletin sevdiklerini sevebilme erdemi insan için büyük bir bahtiyarlık.
Milletin değerleri ile barışık olamayan azgın azınlık öyle bir savrulma yaşıyor ki, ülke ve millet menfaatine olan hemen her şeye karşı duruşlarını bir türlü değiştiremiyorlar.
Öldüğünde dini merasim istemeyerek musalla taşına musallat olmayıp, camilerimizi işgal etmeyenleri cesaretleri nedeni ile tebrik ediyorum.
15 Temmuz turnusolu aslında her türlü kepazeliği faş ederek milletimizin gözlerini açmış olsa da ihanet şebekesinin altı yıl önce millete yaşattıklarına rağmen sosyal medyadan paylaşılan kepazeliklerinden de anladık ki daha epey bir yolumuz var.
15 Temmuz’un bir milat olduğunu bu zümre dışında sağır sultanlar bile duydu ve kabul ediyor.
Seçim sathı mahalline girdiğimiz bu günlerde yeniden bir daha ile başlattıkları yerli ve millilikten uzak eylem ve söylemleri daha öncekiler gibi çöp olmaya mahkum.
Yine başaramayacaklar.
Nerden biliyorsun diyenlere tarihin tekerrür etmesinden diyorum.
Ders alanlar alır almayanlara yeni tarih tekerrürleri örnek olmaya devam eder.
Son gelişmelerden görüyoruz ki, çıplak uyarıcılar yine arz-ı endam ediyor ve pis dillerinden dökülenlerden de anlıyoruz ki, yine zehir zemberek kusmaya devam ederek ortam kirletecekler.
Yeni gezi peydahçılarına, durumdan vazife çıkarıcılara ve ben yaptım olduculara duyurulur.
Köprünün altından akan sular şahittir ki, eski Türkiye yok artık.
Yepyeni taptaze tuttuğunu koparan vurdukça inleten ve dünyaya yeni bir ruh ve enerji ile ben de varım diyen bir Türkiye var çok şükür.
Yeni Türkiye, Çin seddinden Adriyatik’e kadar uzanan gücü ile sessiz yığınların sesi olarak dünyanın beşten büyük olduğunu tek kutupluluk kalıbına sığmayacak kadar iri diri olduğunu göremeyenlere bile gösterdi.
Bir süre hekimliğini yaptığım Merhum Kadir Mısıroğlu son günlerinde sık tekrarlar ve içimi ferahlatırdı.
“Kaderi İlahi ve rüzgar bu milletin arkasında.
Hep daha iyisi gelecek.
Engel olmak isteyenlerin tüm çaba ve gayretleri boşuna kürek çekmeleri dışında işe yaramayacak.
Ben daha iyi Müslümanım diyecekler.”
Merhum üstad daha da ilerisine giderek, “10-15 yıl içerisinde Amerika’nın eski Amerika olarak kalamayacağından da bahisle ülke olarak önümüzün açıldığını müjdeleyerek içimi ferahlatırdı.
Bu haftalık da bu kadar.
Kalın sağlıcakla.
15 Temmuz destanı
15 Temmuz ABD öncülüğünde, azgın azınlığı heyecanlandıran FETÖCÜLERİN piyon olarak kullanıldığı başarısız olma ihtimali olmayan(!) planlı programlı ve kontrollü bir darbe idi.
Millet feraseti ile kontrolden çıkardı. Bu kalkışma meclisimizi gazi, cumhurbaşkanımızı ise mareşallik rütbesi ile şereflendirdi.
Başını kuma sokarak durumdan vazife çıkarıcı güruha duyurulur.
Bayramımız kutlu olsun.