• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Geçmişi unutmak geleceğimizi karartmaktır

04 Mart 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Geçmişi unutmak geleceğimizi karartmaktır
HÜSEYİN ÖZTÜRK

Tarihin devamlılığı, devletin devamlılığını, devletin devamlılığını da kurumlar sağlar. Bir milletin ve devletin istiklali ve refahı için bu ölçü vazgeçilmezdir.

Bunlardan birisi halkadan koparıldığı zaman ortada ne devlet ne millet ne tarih kalır. Düşman gelir ve o ülkeyi paramparça ederek paylaşır.

Mesela 15 Temmuz kalkışması püskürtülünce, ardından aynı zihniyetle 7 yıl sonra kurulan “Altılı Masa” çökmeseydi, Bugünkü Türkiye yoktu.

Rabbimizin yardımı ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan liderliğinde, milli iradenin çelik gibi duruşu, tarihimizin devamlılığı, devletimizin devamlılığı ve kurumlarımızdaki vatanseverlerimizin mücadelesiyle bağımsızlığımız bir kere daha pekiştirildi.


Bu sebeple geçmişimizi asla unutmamalı, tarihimizin devamlılığı sürekli hatırda tutulmalı. Bazı kafalar, daha çok da 28 Şubatçılar, bin yıllık devletimizi tarihimizden kopararak kendilerine yeni bir ülke kurmak istemişlerdi.

•••


Şu gerçeği hiç hatırlamak istemediler.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Osmanlı Devlet Teşkilatı üzerine kurulduğunu kabul etmemek ve görmemek için direndiler.

Dünyada hiçbir medeniyet; tarihinden, devletinden, milletinden ve kurumlarından koparılarak yeni bir medeniyete, kültüre sahip olamamıştır. Ülkemiz buna en iyi örnektir.


Bu örneği yok etmek uğruna milletimizi devletimizden, tarihimizden, kurumlarımızdan kopartmak için Cumhuriyet tarihi içerisinde nice denemeler yapıldı.


CHP’nin maddi manevi zulüm yılları olan tek parti dönemi ile birlikte; 27 Mayıs 1960, 1963 kalkışması, 1972 muhtırası, 12 Eylül 1980 darbesi, 28 Şubat postmodern darbesi, 27 Nisan 2007 muhtırası, 12 Şubat 2022’de oluşturulan “Altılı Masa”, ardından 15 Temmuz 2016 kalkışması, Türkiye’nin Haçlı Batı’ya tahsisi ve teslim projesiydi.

•••

28 Şubat’a dönelim:

Fatih Sultan Mehmed’in kurduğu İstanbul Üniversitesi başta olmak üzere, üniversitelerin büyük ekseriyetinde rektörler, dekanlar, hocalar, öğrencilere ders vermek yerine başörtü avcılığı yapıyorlardı. Bir de bunlara ilim adamı deniliyordu. 


Refah Partisi’nin iktidara gelmesini hazmedemeyenler; orduda, medyada, siyasette, bürokraside, iş dünyasında, sivil toplumda organize bir cadı avı başlatmışlardı.

28 Şubat’ta üniversitelerde kurulan ikna odaları tam bir cinnet haliydi. Binlerce kızımızın yetişmelerinde zerre kadar emeği olmayanlar, çocukların hayatına ambargo koyabiliyorlardı.


Aynı halin bir benzerini yakın tarihte de yaşadık. Neydi o? 

12 Şubat 2022 tarihinde birbirine zıt kimseler tarafından kurulan yahut kurdurulan “Altılı Masa” afetiydi. Peki, bu masa kime karşı oluşmuştu? Milli iradeye karşı!

Rabbim dünyadaki ittifaklarını ahirette de daim eylesin!O görüntüleri unutmayalım. Unutursak, unutuluruz.


Milli irade zayıfladığı an bunlar yine CHP’ye sığınacaklardır. Çünkü milletin iradesiyle iş başına gelemeyeceklerini bilmektedirler.

•••

Ezcümle Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dan:

“Bir gün olacak onlar da bizim harmanın daneleri olacaktır, hiç endişeniz olmasın. Biz bu yola vallahi düşmanlık için girmedik. Vallahi sevmek için girdik, billahi sevmek için girdik”.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23