• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Entrikadan ihanete

24 Mayıs 2026
A


Ali Akben İletişim:

Entrikadan ihanete

Ali Akben

Değerli okurlarım merhum büyükbabam, ‘CHP demek dinsizlik demektir’ der, bizzat yaşadıklarını anlatırken gözleri dolar adeta acılı anılarını hatırlarken bana da bir mesaj verirdi.

Merhum Menderes’in idam sürecini anlatırken de benzer ruh hali içinde olduğunu gözlemlerdim.

Hayra ve şerre akletmeye başladığım yıllardan günümüze Cumhuriyetimizin kurucu partisi olmakla övünmekten başka bir hüneri olmayan CHP ile ilgili olumlu ciddi bir hatıramın olmamasını yadırgamıyor değilim.

CHP’nin simgesi olan oklar nedense hep milletin sinesine saplanmış. Şerre gaz, hayra fren olmuş ve dünya fezaya giderken ülkemiz mehter marşı gibi iki ileri bir geri vitesle adeta yerinde saymıştır.

CHP freni ile ilgili örnekleri saymak mümkün değil.


Yetmişli yılların zor şartlarında yapılan boğaz köprüsünün yapılış sürecinde CHP freni yüzünden köprünün açılışı bile gecikmiş.

CHP’nin Asya’yı Avrupa’ya bağlayacak olan köprünün yapılışına karşı duruşunda kullandığı argüman ise gülünç; kaynakların adaletsiz dağıtıldığı, projenin sadece elit kesime yarayacağı ve hatta trafiği rahatlatmayacağı, Anadolu’nun ihmal edileceği gibi eften püften bahanelerle istemezükçüleri sokağa dökmüş günlerce haftalarca nümayişler bile yaptırmış.

Gezi kalkışmasında da benzer argümanları kullandı CHP.

Bu sefer sadece köprü değil havaalanı, Marmaray hatta Avrasya tünel inşaatlarının durdurulması istendi.


Taksim meydanını savaş alanına çevirdi ve dünya televizyonlarına canlı yayınlar yapılmasına, ülkemizin iç huzuruna bomba koyanlara ses çıkarmak şöyle dursun destek bile oldu.

Dün bu ve benzer garabetlere gizli açık destek olan CHP şimdi de Kanal İstanbul üzerinden algı oluşturma peşinde. Bulduğu her fırsattan fitne fücur çıkarma peşinde.

Yakın geçmişte yaşadıklarımızı hatırlamak için hafızalarımızı yoklayalım ve bugünün CHP’sine bir göz atalım.

Entrika, yalan dolan, yolsuzluk arsızlık, hırsızlık, ahlaksızlık, vur patlasın çal oynasın her türlü pespayelik ve pislik içinde tefessüh etmiş bir CHP var karşımızda.

Dün uçurup göklere çıkardıkları büyük kurtarıcı olarak görüp cumhurbaşkanı adayı yapıp, kolları sıvayarak birlik mesajı verip milletten oy isteyenler, bugün birbirlerini hain ilan ediyor ve birbirinin izlerine kurşun sıkıyorlar.

Çapsız, kifayetsiz, muhteris ve mitoman sabık İBB başkanının entrikaları ile CHP’ye başkan seçtiği tipitipin yarın nasıl bir tavır sergileyeceğini merak etmiyor değilim.


Sabık İBB başkanı yolsuzluk ve hırsızlık suçundan tutuklandığında tipitip görevi icabı Saraçhane meydanını marjinal sol örgütler marifeti ile savaş alanına çevirmişti.

Durumdan vazife çıkaran marjinallerin ekmeğine yağ sürmüş ve ortalığı savaş alanına çeviren illegal örgütlere arka çıkmış bu yetmezmiş gibi yerli firmalara boykot kararı alıp, milletin kafasını karıştırmıştı.

CHP yayın organı bir televizyonda yorumcu, mahkemenin verdiği butlan kararına rağmen ekonomimizin niçin batmadığını sorgulamış. Doların yerinde saymasını ve borsanın çökmemesinin sebebini hükumetin el altından çevirdiği işler olduğunu söylemişti.

Hızını alamayan daha uçuk beyinli satılmış kalemler ise askerleri göreve çağırmış bu böyle gitmemeli asker duruma müdahale etmeli diyebilmişti.

CHP bu işte. Kendi pisliğini başkalarına temizletir. İkide bir dipçik merakı depreşir ve ülke geriye götürülür umurunda değil.

Tipitip Silivri mahkumunun dudağını okumasını öğrenmiş olmalı. Ordan gelen talimatlar doğrultusunda hareket edecek. Alel acele grup başkanı seçilmesi bunun işareti ama siyasette dün dündür anlayışı kabul gördüğü için tipitip açısını her an 180 derece değiştirebilir. Hatta mahkemenin verdiği kararı olumlu da bularak, nedamet edip yanlıştan da dönebilir.

Asıl üzücü olan vatandaşın pinpon topu gibi bir oraya bir buraya savrulması. Saf ve temiz duygularının hiç uğruna iğfal edilmesi ve kirli emellere kurban edilmesi…

Hukuk insanı olmadığım gibi siyaset ve politika insanı da değilim. Kirletilmiş sosyal ve dijital medya ortamında flaş olup gözlere batan pislikler ülkemizin geleceği adına beni kaygılandırıyor.

Emperyalist dünyanın ekseninin iyice kaydığı bir zaman diliminde ülkemize göz dikmiş kem gözleri millemek varken, birbirimizi yıpratıyor ve enerjimizi yanlış yerlerde harcıyoruz.

ABD ve İsrail İran’dan sonra sıra Türkiye derken şaka yapıyor sananlar elbette bu cümleleri ütopik bulabilir.

Cehennem yerine döndürülmüş coğrafyamızda giderek daha fazla hissettiğimiz kan kokusu bari uyandırsın bizi.

Yaşadığımız cennet vatanımız çok şükür ki bir vaha olarak bu cehennemin tam ortasında ama devletimizin uyguladığı tutarlı dış politika sayesinde de bu vahada yaşıyoruz.

Kıymet bilenlerden olmak dileği ile bu haftalık da bu kadar.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23