Elin taşı elin kuşu
Elin taşı elin kuşu
Ali Akben
Değerli okurlarım, ateş çemberi içerisinde adeta bir vaha olan cennet vatanımızı, kaos ve kargaşa içine sürüklemek için içeriden dışarıdan şer odakları var güçleri ile çalışmaktadır.
Ülkemizin dört bir tarafı şer güçlerin film stüdyosuna çevrildi.
Eli kanlı katiller koalisyonu aynı ateşi içimizde yakmak için her türlü entrikayı mubah görerek çalışmaya devam ediyor.
11 Eylül 2001’de başlatılan haçlı seferleri ile Afganistan, Irak, Mısır, Libya, Suriye ve Gazze’de mazlum halklara demokrasi ve özgürlük götürme vaadi ile yaşattıkları katliam yetmeyince şimdi de İran ve ülkemiz hedef tahtasına kondu.
Tehditlerin üstü kapalı değil, açık ve net olunca bu cüretin kaynağı ne ola ki diye bakıldığında görülen açık gerçekliğin evajelist-siyonist güruhun teolojik hezeyanı olduğu görülüyor.
Gazze kasabı kurduğu Epstein çetesi ile sarı gavur ve avanesini tasmalamanın rahatlığı içerisinde pedofili sapkını, genelev çalıştırıcısı paradan başka gözü her şeye kör olan Trump’ı İran’a saldırtırken tanrıyı kıyamete zorladığını itiraf edip dört bir yanımızı cehenneme çevirirken sıranın ülkemize geldiğini söyleme cüretini bile gösterdi.
İran’ı Venezüella sanacak kadar cahil olmaması gereken sarı gavur, eli kanlı kasap Netanyahu’nun tehdit ve tahriklerine daha fazla direnç gösteremedi ve tarihin büyük hatasıydı diye yazacağı “destansı öfke operasyonu” dediği saldırıyı 28 Şubatta başlattı ve İran dini lideri ile beraber 175 masum öğrenciyi katletti.
Bir günden az bir sürede bitecek ve İran teslim olacak hayali ile Trump tarafından başlatılan saldırıya İsrail de anında destek verince büyük beklenti içine giren ABD ve İsrail, hiç beklemedikleri bir zamanda üstlerine ve İsrail’in kalbine İran füzeleri düşmeye başlayınca sanırım uyandı ama artık çok geç.
Etekleri tutuşan sarı gavur Küba ve Vietnem’ı hatırlamış olmalı ki, barıştan söz etmeye başladı.
Kürt kardeşlerimizi piyon olarak kullanamayacağını anlayınca aklına Azarbaycan ve ülkemiz geldi.
İran’daki ajanları vasıtası ile ülkemize ve Azarbaycan’a füzeler düşürerek nefsi müdafaayı denedi ama tıpkı Ukrayna savaşında olduğu gibi devletimiz bu kirli oyuna gelmedi ve anında cevap verdi.
Cumhurbaşkanımız elin taşı ile elin kuşunu vurma oyununa gelmeyeceğiz diyerek siyonist katliam çetesinin heveslerini kursaklarında bıraktı.
Siyonist katliam çetesinin içimizde beslediği aparatları vasıtası ile ortamı bulandırma çabaları devam etse de halkımız ateş çemberi ortasında vaha rahatlığı içinde çok şükür devletine müteşekkir olarak mübarek ramazanın huzur ortamında yaşıyor.
Sûreti yerli ama sîreti ile satılmış azımsanmayacak kadar fazla bir kitle ile iç içe yaşıyoruz.
Yerli ve milli olan her şeye anında karşılık veren eski Türkiye hayali içinde yaşayan bu güruh; bazen lâik bazen kemalist bazen de çakma milliyetçi maskesi ile ülkemizin nimetlerinden azami faydalansalar da ipini elinde tutan puştların oyuncaklığını yapmayı da görev addediyorlar.
Kaderimiz olan coğrafya güçlü olmamızı gerektiriyor. Osmanlı dedelerimiz dünyaya örnek olurken yakıp yıkmadığı için olsa gerek yerli halk “İstanbul’da Latin serpuşu görmektense, Türk sarığı görmeyi tercih ederim” demiştir.
Değerli okurlarım, tarih tekerrür ediyor. Akdeniz’i Türk gölü haline getiren Barbaros, Kanuni Sultan Süleyman’ı nasıl muhteşem yaptı ise çeyrek asırlık iktidarında Erdoğan da tüm entrika ve oyunlar ve tuzaklara rağmen, Türkiye yüzyılı düzlüğüne milletimizi götürmek için başlattığı çözüm süreci ile iç cephe tahkimi güçlendirmiş ve ülkemizi bölgenin en muhkem devleti haline getirmiştir.
ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı ve birkaç günde bitecek dediği savaşın ikinci haftası tamamlandı.
İran’a demokrasi ve hürriyet getirme vaadinde bulunan Epstein çetesi sapkını iki terör devleti, İran halkına yıkım ve ölüm getirdi. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz ve olmayacak.
Gazze kasabı nasıl siyonizmin sonunu getiriyorsa eli kanlı sarı gavur da ABD’nin sonunu getirecek gibi. Gidişat öyle. Mevla görelim neyler. Neylerse güzel eyler.
Bu haftalık da bu kadar.
Kitap tanıtımı;
Ali Erkan Kavaklı kardeşimiz kahramanlarımızın hayatını romanlaştırıyor.
Çağ açıp cağ kapayan gazi Sultan Fatih romanından sonra şimdi de Avrupa’yı dize getiren sultan Muhteşem Süleyman romanı ile gençlerimizin ufkunu açıyor
Ensar Neşriyat arasında çıkan bu akıcı romanı okuyucularımıza tavsiye ederim. (İletişim: 0212/ 4911903)