Diploma çetesi
Diploma çetesi
Ali Akben
Değerli okurlarım, tamahkârla sahtekâr bir araya geldiğinde olmazlar olur sözü maalesef bir kez daha kendini doğruladı.
Hafta başında patlak veren diploma skandalı ile moraller bir kez daha bozulsa da devletimizin olan bitenden haberdar olması ve medya soysuzlarının kopardığı yaygaranın aksine failleri derdest ederek duruma hâkim olması, bir nebze de olsa içimizi ferahlattı.
Eski Türkiye’de doksanlı yıllarda alışık olduğumuz usulsüz ve sahte diploma elde etme eylemlerinde kullanılan yollar, bugüne göre farklılık arz ederdi. O yıllarda masonlar ve varlıklı, itibarlı kişilerinin marifeti ile bu yolsuzluklar yapılırdı.
Sayısız örnekleri merak edenler, o günlerin gazetelerine göz atarak demek istediğimi daha iyi anlarlar.
Yolsuzluktan tutuklu İBB başkanının usulsüz aldığı diplomanın elde edilmesinde kullanılan yol günümüzden çok farklı.
Kahramanmaraş ve Trabzon valiliği döneminde şehrimize güzel hizmetleri yanında şehrimizin en işlek caddesinin ismini Trabzon, Trabzon’un en işlek caddesinin ismini Maraş olarak tescilleyerek bu iki şehri kardeş yapan, bir dönem TBMM başkanlığı da yaparak cumhurbaşkanlığı makamına vekâlet eden rahmetli Necmeddin Karaduman’ın referansı ile sabık İBB başkanı İmamoğlu usulsüz diploma almış. Bu ilişkide paranın geçtiğini düşünmek abesle iştigal olduğuna göre, başka hangi sebepler akla gelmeli doğrusu merak ediyorum.
O yıllarda iletişim günümüzdeki kadar etkin olmadığından, benzer usulsüz diploma elde edenlerin isimleri o günün bazı gazetelerinde manşet olmuş, unutulup gitmişti.
İletişim çağının zirvelerinde olduğumuz günümüzde medya soysuzlarının marifeti ile maalesef sapla saman sık karıştırılmakta ve yurttaşlar yalan yanlış asparagaslara maruz kalıp etrafa yayılan bilgi kirliliğinden zarar görmektedir.
Acilen kurumlarımız kuramsallaştırılarak sistemin açıkları kapatılmalı ve sahtekârların cirit attığı ülke olma kategorisinden ivedilikle çıkmalıyız
Sosyal medya soysuzları diploma skandalında, devletin olan bitenden haberdar olduğunu bilmelerine rağmen durumdan vazife çıkarmaya çalışmaları en hafifinden alçaklıktır.
İçişleri Bakanımız, diploma skandalı ile ilgili yaptığı açıklamada, bu operasyonların iki dalga halinde gerçekleştiğini; 126 kişinin yakalandığını, 17’sinin tutuklandığını; ikinci operasyonda ise 61 kişinin yakalanarak 20’sinin tutuklandığını açıkladı.
Sahtekârlar çetesi, kamu kurumlarında görevli kişilerin e-imzasını (elektronik imza) kopyalayarak BTK, YÖK, MEB, Göç İdaresi ve 13 üniversitenin öğrenci işleri sistemlerine erişim sağlamış. Bu erişimle sahte lise ve üniversite diplomaları, sürücü belgeleri düzenlemiş. Ancak devletimiz olayın başından sonuna her şeye vakıf olduğu için ne 400 akademisyen ne de diğerleri devlet kurumlarında görev alamamış.
İki yıla yakın zamandır Teknik takiple izlenen sahtekârlar çetesi üyesi bir itirafçı; yalnızca diploma değil, sahte hakim, savcı, polis kimlikleri, basın kartı, hamilelik belgeleri, ultrason raporları ve engelli sağlık raporları da hazırladıklarını itiraf edince soruşturma derinleştirilip çete çökertilmiş.
Dolandırıcılık vakası ortaya çıktıktan sonra, elektronik imza (e-imza) alımında yeni güvenlik düzenlemeleri uygulamaya konarak devlet tedbirler almaya devam etmiş.
Devletimiz güçlendikçe, kurumlar kuramsallaştıkça ve içindeki FETÖ atığı safraları döktükçe benzer olayları yaşamayacağız ya da daha az yaşayacağız.
Gün birlik beraberlik içinde olma günü. Çetelerle mücadele ederken vatandaş olarak bizlere de büyük görevler düşüyor.
Mangalda kül bırakmayan sırça köşk sakinlerinin yalanları ile değil devletimizin yolsuzlarla mücadelesinde gösterdiği azami gayretlere destek olalım.
Yolsuzluk, arsızlık, hırsızlık ve sahtekârlık kimden gelirse gelsin onun karşısında, devletimizin yanında olmak hem insani hem vicdani hem de vatandaşlık görevidir.
Bu haftalık da bu kadar.
Kalın sağlıcakla.