• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Muharrem ayı, Hicri yılbaşı ve aşure!!!

23 Haziran 2026
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Muharrem ayı, Hicri yılbaşı ve aşure!!!
AHMET MARANKİ

Muharrem ayının İslam tarihinde bir takvim başlangıcı olması, Hz. Ömer’in halifeliği döneminde tespit edilmiş, o tarihten bu yana pek çok İslam ülkesince kullanılagelmiştir. 1 Muharrem’in Hicrî yılbaşı olması, Noel kutlaması gibi bir geleneği olmamakla beraber, yılın ilk günü olması açısından bir önemi de bulunmaktadır. Şehrullahi›l-Muharrem Allah’ın ayı Muharrem..

Kur’ân’da ise Muharrem ayının farklı bir özelliğinden söz edilir. Tevbe Sûresinde (âyet:36), «Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah’ın yazdığı şekilde, on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır, dosdoğru hesap işte budur” şeklinde bildirildiği gibi, bu dört aydan biri de Muharrem ayıdır. Haram ayları, değerli, önemli ve bu yönüyle de farklı özelliği olan aylardır ve o aylara karşı saygılı olunması bildirilmiştir.

Muharrem ayının peygamberler tarihinde de ayrı bir yeri vardır. Başta Hz. Adem olmak üzere, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Eyyub, Hz Yunus ve Hz. İsa gibi pek çok sıkıntıya düşen pek çok peygamberler;

Aşura günü, özel olarak bazı nimetlere ermişler, bazı sıkıntılardan kurtulmuşlardır.

Bu yönüyle bir yıl dönümü kabul edilmektedir. Hicri yılbaşı ve Muharrem ayı, manevi bir tefekkür ve yenilenme dönemidir. 


Hicri yılbaşı (1 Muharrem) tarihi 2026 yılında 16 Haziran Salı, Aşure Günü ise 25 Haziran Perşembe gününe denk gelmektedir.


MUHARREM AYININ ÖNEMİ!

Birincisi oruç, ikincisi Hicrî takvimin başlangıcı olması, diğeri de Hz. Hüseyin ve evlatlarının Kerbela’da şehit edilmesidir.

Yahudilere benzememek için

Bilgin sahabilerden İbni Abbas’ın rivayet ettiği bir hadiste de ifade edildiği üzere, bir karışıklığa meydan vermemek ve Yahudilere benzememek için Aşura gününden önceki günle sonraki gün ilave edildi, böylece üç gün oruç tutmak sünnet olarak uygulanır oldu. Bunun dışındaki bir uygulamanın İslam ibadet tarihinde bir yerinin ve kaynağının olmadığını söylemek gerekir.!


AŞURE GÜNÜ ETKİNLİKLERİ!!!

Bugün aşure günü etkinliği kapsamında maalesef Hazreti Ali Efendimiz’e muhabbetlerin noktasında diye başlayarak yapılan etkinlikler ehlisünnet’e düşmanlığa dönüşmüştür!!!

1500 yıldır bu kanayan yara maalesef her sene İslam düşmanlığı yapan gizli küresel şeytanın kuklaları tarafından abartılıp kabartılarak milletin önüne konulmakta, İslam ümmetini içten içe kan ağlatmaktadırlar!!!

Kendisine Hazreti Ali efendimizi peygamberin ehlibeyt ve varisi olarak rehber gören Bediüzzaman, Risale-i Nur külliyatı’nda bu konuya parmak basarak çok güzel izahını yapmış ve noktayı koymuştur!!!


BEDİÜZZAMAN VE KERBELA VAKASI!!!

Bediüzzaman Said Nursi, Kerbela vakasını siyasi bir saltanat kavgası ve Ehl-i Beyt’in manevi makamlarının yücelmesine vesile olan bir kader tecellisi olarak değerlendirir. 


Bu elim hadiseyi Müslümanlar arasında kin ve düşmanlığı körüklemek için değil, ilahî hikmeti kavramak ve ibret almak için ele alır. 

Bediüzzaman’ın Mektûbat ve Münâzarât adlı eserlerinde öne çıkan izahları şu temel başlıklarda toplanabilir:

Manevi Saltanatın Hikmeti: Bediüzzaman, Hz. Hüseyin ve soyunun dünyevi bir saltanata değil, manevi bir saltanata namzet olduklarını belirtir. Dünya saltanatı ile manevi saltanatı bir arada yürütmek zor olduğundan, yaşanan bu acı kader neticesinde Ehl-i Beyt’in maddi saltanattan çekilip insanlığın manevi rehberleri konumuna yükseldiklerini ifade eder.

Zalim ve Mazlum Kavgası: Olayı tamamen hak ve batıl, zalim ve mazlum kavgası olarak görür. Hz. Hüseyin›in (ra) Emevilere karşı duruşunu; İslami değerlerin ve adaletin gözetilmesi, hilafetin saltanata ve Arap milliyetçiliğine dönüşmesine karşı verilen onurlu bir mücadele olarak değerlendirir. 

Tarafgirlik ve Tefrikadan Sakınma: Bediüzzaman, Cemel, Sıffin ve Kerbela gibi sahabe ve Ehl-i Beyt döneminde yaşanan ihtilafların ve kanlı fitnelerin günümüzde kin, nefret ve mezhep çatışmalarına alet edilmemesini öğütler. Geçmişte yaşanan bu olaylardan ders ve ibret çıkarılması gerektiğini, ancak tarafgirane bir üslupla şahıslara düşmanlık beslemenin ümmetin birliğine zarar vereceğini vurgular!

• Biz de aynen bu şekilde düşünür ve ümmete verilen zararın telafisi için bu kanayan yaranın bir an önce sonlandırılması gereğini vurgulayarak tarihe kayıt düşüyoruz!!!

• Yapılan bütün bu icraatlar hem Allah’ın peygamberine onun ehlibeytine ve İslam’a en büyük zararı vermektedir!!!

Küresel şeytanın bütün gücüyle İslam’a saldırdığı günümüzde bir de içimizdeki bu tefrikalarla İslam’a zarar verenler dünya ve ahirette mesuldürler!

HİCRİ 1448 AYDINLANMANIN BAŞLADIĞI YILLARDIR!


Hicri 1448’in İslam aleminde yeni Fütühatların, açılımların ve Allah’ın dininin tamamlanmaya yönelik çalışmaların başladığı yıl olacaktır!

İslam’ın 1000 yıllık bayraktarlığını yapan Necip milletimiz tekrar o ila’yı kelimetullah davasına sahip çıkacak nizami alem ülküsünü dünyaya tekrar gösterecektir!

Taklidi imandaki Müslümanlar delalet bataklığından kurtularak, tahkiki imana geçecek İslam’ın bayraktarları Necip Türk milleti ve Anadolu irfanı liyakatlı ehliyetli kadrolarıyla tekrardan dünyaya adaleti ve güzel ahlakı tamamlayacak kadrolarıyla, Hicri 1448 ve Muharrem müjdesi ile başlayan aydınlık günler yarın olmasa da artık çok yakındır!

Herkes safını belirlesin! Vesselam.

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 053020000 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23