Hamidullah’ın namaz tarifi
Hamidullah’ın namaz tarifi
ABDULLAH YILDIZ
Merhum Muhammed Hamidullah, “İslâm Peygamberi” isimli köşe taşı niteliğindeki eserinde, namazı ayetler ve hadisler ışığında idrakimize sunar; kısaltarak aktaralım: İlk olarak şu hadis-i şerifi hatırlatır:
Hz. Peygamber (s.a.), “Namaz dinin direğidir” buyurmuşlardır (Kenz’ül Ummâl, IV, No: 1206-8).
Kur’ân-ı Kerîm, yüzden fazla yerde namazdan söz eder ve onu salât (meyletme), zikr (hatırlama), tesbih (şerefli, kutlu, ulu olduğunu bildirme), inâbe (eğilmek), vs. isimleriyle bildirir. Kur’ân-ı Kerîm, arz üzerinde Allah’ın hükümranlık atmosferini yaratmak gayesiyle günde beş vakit cemaat namazı kaidesini vaz eder. Tâhâ 20/130. âyet şöyledir: “Ve Rabbine güneşin doğmasından (1. vakit namazı) ve güneşin batmasından önce (2. vakit namazı) hamd eyle ve onu gece saatlerinde (3. vakit namazı) ve gündüzün etrafında / iki ucunda (4-5. vakit namazı) tesbih ve tebcil et, tâ ki rızaya eresin.” Ayetteki “etrafında” tabiri çoğul olduğundan en aşağı iki (başka bir âyetteki -Hûd 11/114- “tarafeyn” çift şekli gibi) namazı düşünmek icap eder; ve güneşin doğmasından önceki namazdan daha önce bahsedilmiş olduğu için, “gündüzün iki ucu” ancak öğle ve akşam namazlarına tatbik edilebilir. Şu halde bu âyet-i kerimelere göre; sabah kalkınca -güneş doğmadan kalkmak lâzımdır-, öğlenin başında ve sonunda, akşam ve gece yatmadan önce olmak üzere beş vakit namaz kılmak lâzımdır. (Diğer bazı âyetlerde bahsi geçen günde iki, üç veya dört vakit namaz, beş vakit namaz zamanlarının vâzıh olarak ayrılmadığı haller vb. durumlarla tefsir edilebilir.)
Mümin böylelikle, her namaz süresince birkaç dakika Hâlik’ine teslimiyet ve şükrünü eda etmek için bütün maddî ve şahsî menfaatlerini terk eder. Haklar ve vazifeler karşılıklı olduğundan namaz insanın vazifesi, Yaratıcısının ise bir hakkıdır. (...)
Bu günlük vazifelerin dışında her Cuma günü haftada bir defa kılınan bir namaz (Cuma namazı) vardır (Cum’a 62/9). Her sene iki büyük dini bayram -birisi Ramazan ayının sonunda, diğeri Mekke’ye Hac esnasında- özel bayram namazı ile başlar. Kur’an-ı Kerim’e göre (İsra 17/44), her varlık kendi tarzınca Allah’a hamd ile onu tesbih eder. Şu ayet-i kerime hassaten öğreticidir: “Görmedin mi, göklerde olan her şey ve yerde bulunan her şey, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a hakikaten secde ediyorlar. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur; Allah kimi hor kalmışsa onu şereflendirecek yoktur. Doğrusu Allah ne dilerse yapar.” (Hacc 22/18; mukayese ediniz: Ra’d 13/13; İsra 17/44…)
Müslümanların ibadet tarzı bir bakıma bütün yaratıkların muhtelif ibadet tarzlarını bir arada toplar: yıldızlar daimi olarak hareketlerini tekrar ederler (Müslüman bu hareketleri namazda tekrarlar); dağlar ayakta dururlar (Müslüman namaza ayakta dikilerek başlar-kıyam); hayvanlar daimi olarak eğilmiş durumdadırlar (namazda ikinci hareket eğilmektir-rükû); ağaçlar gıdalarını ağız vazifesi gören kökleriyle ararlar -şu halde devamlı secde etmektedirler (namazda üçüncü hareket alnını toprağa koyarak secde etmektir); akan su devamlı olarak yıkar (Müslüman namazdan önce abdest alır) vs.
Üstad Hamidullah bu bağlamda Ahmed Veliyyullah ed-Dehlevî’nin namazın sırları hakkındaki sözlerini “Hüccetullâh” isimli eserinden aktarır: “Bil ki insan bazen, bir şimşek gibi kısa bir an içinde mukaddes makama (ilâhî huzura) götürülür ve kendini mümkün olan en büyük bağlılıkla Allah Tealâ’nın eşiğine girmiş bulur. Orada bu insan üzerinde Allah›ın kudret ve sırrı görülür (tecelli). Bu tecelliler onun ruhuna hâkim olurlar. Orada beşer lisanının ifade etmekte aciz kalacağı şeyleri görür, hisseder. Şimşek gibi ve gelip geçen bu hali müteakip insan önceki haline döner ve bu vecd halinin kaybolmasından dolayı kendi kendine elem duyar. Bunun üzerine kendinden kaçmış olan bu hale tekrar erişmeye gayret eder. Dünyadaki halini Allah’ın ilmine gark olma halinin en yakın durumuna koyar. Bu hürmet kendini vakfetme ve Allah ile hemen hemen doğrudan doğruya baş başa kalma halidir…”
Ahmed Veliyyullah ed-Dehlevî’nin namaz hakkındaki sözlerini haftaya tamamlayalım inşaalah.