Terörsüz Türkiye’de nöbet vakti
Terörsüz Türkiye’de nöbet vakti
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Yıldırım hızıyla değişen gündemler ülkesiyiz. Devletimizin gündemi ayrı, bu gündemi ısrarla parçalamak isteyenlerin gündemler ayrı.
Gündemlerin pek çoğu suni olmakla birlikte, çıkar ilişkisi ve çıkar merkezli olması hasebiyle, üzerinde muhasebe yapılması gereken meselelerdir.
Aklıselim bildiğimiz kimseler ve kesimler bile asla sorgulanmak istenmeyen ve ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmadan garip haklar arayan, “haksız haklıların ahlaksızlık” gündemlerini yayma işlevi görebilmektedir.
Tabii bu işe esas çanak tutanlar da habercilik ahlak ve ilkelerini hiçe sayarak; “haksız haklıların ahlaksızlıklarıyla” aynı genetik yapının ürünleri olan medya ile sosyal medya şarlatanlarıdır.
Şükür ki devletimizin gündemi, samimi ve ciddi şekilde yürüdüğü için para ve tüketim hırsından acuzeleşmiş, içmeden sarhoş olan zihniyetlere takılmıyor.
Yılların özlemi olan “Terörsüz Türkiye” meselesi; bizim iki nesil üstümüz, bizim nesil ve hemen bir alt neslimiz tarafından büyük bir sevinç ve mutlulukla karşılanmıştır.
Bu hakikati elbet terörden beslenen siyasi ve ekonomik çevrelerle, vesayetçi kesimlere anlatmak imkânsızdır. Çünkü beslendikleri kaynaklar kuruyacak, pazarladıkları vahşet bitecek.
*
Hangi yol ve şartlarla olursa olsun, devletimizin gündemiyle milletimizin gündemini birleştirerek, esas gündem olarak belirlemeliyiz.
Bu manada devletimize sahip çıkmanın iki boyutu vardır. Bunlardan biri ülkemiz insanına, ikincisi vatanımıza sahip çıkmaktır. Bir ülke asli olarak bu unsurlardan oluşur.
Mevcut durumda ülkemize sahip çıkmanın asla vazgeçilmez diğer husus ise; “Birlik-bütünlük ve devletimizin bekası” konusundaki samimiyetimiz ve inancımızdır.
Tekrarda fayda vardır. Devletimizin milli birlik çerçeveli bütünlük yapısı olmazsa, millet olarak var olmayacağımız aşikârdır. Terör yıllarca bu hakikate karşı savaşmıştır.
Terörden ve kargaşadan yana olanlar; “vatan, millet, devlet, bayrak, din” gibi devletimizin bekası için olmazsa olmaz beş ana temel gayeye düşman kesilenlerdir.
Onlar da ya terör örgütüdür yahut örgütü destekleyenlerdir veya darbecidirler, darbecilere yardım ve yataklık edenlerdir.
İşte artık çıkılan bu kutlu yolda, böylelerine karşı nöbet vaktidir. Nöbette beklenmez ve savsaklanırsa, malum sansarlar her an yuvalarından çıkıp, Terörsüz Türkiye’nin bugününü ve yarını tehlikeye atabilirler.
*
Terörün ve darbelerin esas gayelerinden birisi de toplumların iradelerini zayıflatmak ve yok etmektir. Bunun için sürecin nöbeti aksamamalıdır.
Yıllardır, ABD, İsrail ve AB ülkelerinin, devletimiz ve milletimiz üzerinde estirmek istediği ve beslediği; silahlı-silahsız terör hareketleri, milletimizin hür iradesini zayıflatmak ve “nemelazımcı” hale getirmek için değil miydi?
Ezcümle:
Yaklaşık elli yıldır terör yüzünden Doğu ve Güneydoğumuzda aile yapımız, ekonomimiz, tarım ve hayvancılık felç edilmedi mi? Müşterek inanç değerlerimiz parçalanmak istenmedi mi?
Durmadan kılık değiştiren insan suretindeki şeytanların oyunlarına gelmeme adına, nöbette ve dikkatte kalınmalıdır vesselam.