• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Amaç bağcı dövmek…

05 Mayıs 2024
A


Ali Akben İletişim:

Değerli okurlarım atasözleri, deyim, ,kelamı kibar ve veciz sözlere hep itibar etmiş ve yaşamım boyunca birçok alanda kullanmış ve çok da faydasını görmüşümdür.

Atasözü isminden de anlaşılacağı gibi toplumsal olarak kabul gören kısa özlü ve öğüt verici sözler olarak tanımlanır.

Deyim, geçmişten günümüze genellikle mecazlaşıp toplumlar tarafından benimsenen kalıplaşmış kelimeler olarak tanımlanır.

Kelamı kibar, söylenen sözün sahibi belli veya belli değil ancak toplum tarafından bilge olarak kabul edilen bir ilim ehli büyük tarafından söylenmiş hikmetli meşhur sözler olarak tanımlanır.

Vecize ise; özlü söz, düşünce, duygu ya da ilkeleri kısa ve öz bir biçimde anlatan sahibi belli özdeyişler olarak tanımlanabilir.

Bu kısa girizgah ile başlamamın sebebi ise makalemin başında kullandığım atasözü.

Her biri kendi içinde çok değerli ve toplumda karşılığı olan bu özlü sözler bazen sayfalar dolusu yazılan bir makaleyi veya kitabı özetlemek için dahi kullanılabilir.

Evvelki gün kutladığımız emek ve dayanışma gününde özellikle İstanbul’da yaşanan gerilim bana 1977 Mayıs’ını hatırlattı. Marjinal bir grubun tahriki ile başlayan ve güvenlik güçlerimizin özverisi sayesinde çok şükür kafa göz yarılmadan sona erdi.

Sadece ülkemizde değil nerede ise dünyanın birçok ülkesinde meydanlara dökülen kalabalıkları manipüle eden marjinal gruplar kendi hedefleri doğrultusunda toplanan kalabalığı yönlendirerek durumdan vazife çıkardılar.

Nerede ise her 1 Mayıs’ta yürekler ağızlara gelir. Kökü dışarda marjinal gruplar ellerinden geleni geri koymazlar ve işçi kardeşlerimizin bayram tadında kutlaması gereken günlerini zehir etmek için ellerinden gelen her alçaklığı yaparlar.

70’li yılların Türkiye’si bölük pörçük... Polisinden öğretmenine, işçisinden memuruna hatta amirine toplum sanki ortadan ikiye bölünmüş ve İstanbul adeta parsellenmiş. 

İlçe ve mahallelere girişler çıkışlar belli grupların kontrolünde ne can ne mal güvenliğinin olmadığı günler unutulmamalı.

K.Maraş’tan İstanbul’a okumak için gelen tıfıl bir genç olarak o günlerde yaşadıklarımı elbette benim de unutmam mümkün değil. Ancak hafızamda hâlâ kazılı olan 1 Mayıs 1977’nin izini yaşadığım sürece unutacağımı hiç sanmıyorum.

Bayram havasında başlayan günün sonunda olanlar olmuş ve bugün bile hâlâ faillerinin tam bilinmediği bir saldırı ile 44 canımız alınmıştı.

Ülkemizin atlattığı badireleri unutmadan o günlerden bugüne gelirsek, yaşanılanlardan alınan derslerin olduğunu görenler görüyor ve devletimiz aynı hataya düşmemek için de tedbiri elden bırakmıyor.

1 Mayıs kutlamalarında Taksim inadının derununa dalmadan, niyetin üzüm yemek olmadığını anlamak için allame olmaya gerek yok. 

Devlet kendine göre haklı sebeplerle Taksim dışında 40 kadar meydanın kutlamalar için mümkün olduğunu söylüyor ama niyeti bozuklar inadım inat Taksim’de Taksim tutturunca bu son yaşananları bizzat gözlerimizle gördük.

Çok şükür niyeti üzüm yemek olmayanların oyununa gelinmedi. Sayıları üç beş yüzü geçmeyen çapulcu bir grup olayları tırmandırmak için kantarın topunu kaçırmasına rağmen polisimiz, onca saldırı, hakaret ve saygısızlığa sabredip sağduyusu ile olayları büyütmeden önledi. 

Sosyal medya soysuzlarının heveslerini kursaklarında bırakan bu gelişmeler sonucunda da kafa göz yarılmadan bir badire daha atlatıldı.

Yerel seçim zaferi sarhoşluğundan henüz çıkmamış olan CHP, Taksim inadında devam etseydi belki de bir kanlı mayısımız daha olacaktı. 

Saraçhane’de toplanan kalabalık arasında gözlerden kaçmayan bir fotoğraf vardı.

Özel, İmamoğlu ve Fincancı. Bu üçlü şahsen beni huzursuz etti.

Fotoğrafın ortasındaki, PKK televizyonunda Türk askerinin kimyasal silah kullandığı iftirasını atan bu kadın; Saraçhane’de CHP genel başkanı ile İBB başkanının ortasında resim vererek aslında subliminal bir mesaj vererek, sanırım Kandil’e yeni bir selam çakmış olabilir.

Hükümetimiz merkezde, belediye başkanlarımız ise yerelde hizmet bekleyen vatandaşlarımıza var güçleri ile çalışarak çare ve çözümler üretmeliler. 

İvedi olarak verilmiş sözlere odaklanılması lazım.

Bu bağlamda Özel-Erdoğan görüşmesinin iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Basına verilen fotoğraflardan benim okuduğum beden dili olumlunun da ötesinde bir başlangıç olduğu yönünde.

Birlik ve bütünlüğümüz için hayırlı bir buluşma olan bu görüşmenin somut sonuçları ile kaybettiğimiz irtifayı tekrar kazanabiliriz.

Pusuda bekleyen hainler, alçaklar var. Birlik ve bütünlüğümüze göz dikmiş PKK ve onun siyasi uzantılarının içerde ve dışarda yediği herzeler ayan beyan ortada.

İç huzurumuzu dinamitleyen Fetö ve hamisi ise maddi ve manevi huzurumuzu bozarak, mukavemetimizi zayıflatıp ülkemizi geriye götürmenin taşlarını döşemekle meşgul.

Oyunda oynaşta olanlara diyeceğim bir şey yok ama ülkem için dertlenen, can feda eden ve gece gündüz duaları ile birlik ve bütünlüğümüze katkı sağlayanlara selam olsun.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

1 Mayıs kutlaması dünyanın her yerinde oluyor. Kapitalizme sarıldın, tahammül etmek zorundasın. Kökü dışarıda olanları kimse sana dayatmadı, severek aldın, benimsedin. İşçi ve emeğe saygın olmalı, hakları gasbetilmemeli.

Durmuş Yener

Kalemine gönlüne sağlık. Hocam milli eğitim müfredatından Darvin uydurması kalksın.Genç beyinlere eşrefi mahluk nasıl yaratılır doğru anlatısın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23