• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
01 Ocak 2020

Neyi, niçin kutluyoruz?

Yılın son günü haber izlemek için kanallar arasında dolaşıyorum. Hangi kanala dokunsam bir Noel telaşesi, bir yılbaşı coşkusu, süslenen çamlar, AVM’lerdeki çılgın alışveriş haberleri. Hristiyan inancına, paskalya ve yortularına gösterilen bu ilgi, abartı ötesi bir yok oluşun, silinişin feryadı gibi.

Dinden yüz çevirip hevalarına uymuş, bencillik ve kibir içerisinde dünyaya dalmış, “medeni olmanın(!)” bir gereği diye tek dişi kalan medeniyet canavarına sokulan gafletteki Müslümanlara İslam düşmanı güç odaklarının oyunu deyip tağutların yıkıldığı fethi düşünüyorum.

Nübüvvet kitabının hem ön sözünün hem de son sözünün indirildiği, Hz. Adem a.s.’dan itibaren tevhit inancının merkezi ve Müslümanların kıblesi olan Kâbe’nin bulunduğu şehrin, Mekke’nin fethedildiği, putların yıkıldığı bir günde Müslüman bir ülkede Müslümanların Hristiyanlığa mahsus bir ayin için çırpınışlarını görmek insanı kahrediyor.

Siyonist ve neo-conlardan müteşekkil zulüm ve tuğyan güçlerinin ümmetin servetlerini çaldığı, iradelerini kırıp, toplumsal yapılarını değiştirmek isteğiyle bin bir çeşit vahşete ve işkenceye imza attığı kara günlerin sonunun geldiğini düşünüp yeni umutlara dalıyor, aydınlık günleri özlediğimi hissediyorum. 

Gün boyu haber adına yapılanları görünce insanın midesi bulanıyor. Yılbaşı akşamı “Noel Yortusu” adına yaşananlar, alkollü içkilerin sebep olduğu kazalar, ölümler, yaralanmalar, kavgalar, tacizler ve kutlama adına yaşanan yok oluşlar, yanlışlar. 

Yaşanan bunca şey ahlaksızlık sefahatte sınır tanımayan, kapitalizmin tüketim çılgınlığını simgeleyen bir araç haline getirilmiş olan Yılbaşını kutlayan Ümmeti Vahidenin ruhi açıdan çürümüşlüğünün tescili miydi?

Hıristiyanlığa ait törenlerin devamı olan yılbaşı kutlamalarına katılan Milleti İslam kendi dini ve milli değerlerine sahip çıkmayarak kendini mi inkâr ediyordu?      

Din olarak aslından saptırılmış Hristiyanlığa, kültür olarak da Hristiyan batı kültürüne dayanan, onun bir parçası olan Noel yortusunu kutlayıp yılbaşı âdetini yerine getirirken, hediyelik eşya sektörüne milyonlarca dolar kazandıran, ticari maksatlarla sonradan uydurulmuş bir hurafeyi canlandıran ve kapitalizmin bir oyuncağı konumundaki “Noel baba”yı kabullenen Ümmeti Muhammed benliğini kaybedip, aşağılık kompleksine mi kapılmıştı?

Milleti İslam’ın, Ümmeti Vahidenin, yürekleri aynı imanla, aynı heyecanla, aynı duyguyla çarpan Ümmeti Muhammed’in kendi yeni yıllarına, Hicri yıla ilgisi niye yoktu?   

Müslüman toplumların içinde bulunduğu sıkıntıların başlıca nedeni, Yahudi, Hristiyan ve diğer şirk ehline özenmeleri, bu cehennem halkının peşinden gitmeleri miydi?

Yeryüzünü kana bulayan, mazlum Müslümanların çaresiz çığlıklarının yükselmesine sebep olan, her kıtada çeşit çeşit vahşete ve işkencelere imza atan, insanlıktan yoksun caniler sürüsünün bayramı olan Noel yortusunu kutladığımız için de “felaket”, bir kâbus gibi üzerimizde dolaşıyor, “rezalet” bir rüzgâr gibi üzerimizde esiyor. Dini yönden kuruduk, tarihi olarak küçüldük, ümmet olarak ezildik, sindirildik.

Bayramını kutladığımız topluluk Server-i Kâinat Efendimiz’e dil uzatıyor, hakaret ediyor. Kur’an-ı ve Müslümanı yeryüzünden silmek için birleşiyor, gayret sarf ediyor. Bütün bunlar olurken Müslüman çam ağacı süslüyor, hindi kızartıyor, dans edip eğlenerek yılbaşı kutluyor. 

Hıristiyan paskalya ve yortularında, onlar gibi bayram yapmak, onlar gibi yılbaşını kutlamak, imanımızı yaralamaktır, şerefimizi yok etmektedir. İbadetlerimizi, milli ve manevi değerlerimizi yaralayıp, cemiyet hayatımızı bozmaktadır. 

Bu yaşananlar tamamen fahiş bir “kültür yozlaşması”nın ayak sesleridir. Bu kabulleniş “küfre destek”in alasıdır. Bu benzeyiş “inanca aykırılık” gerçeğidir.    

Aktarılanlar bir kutlamadan çok din, ırz, namus, ahlâk ve aile kavramlarını yıkmak için özenle tasarlanmış bir programın uygulamalarıdır.

İnandığın gibi yaşamaz isen yaşadığın gibi inanmaya başlarsın. Batılıların maddi ve manevi savaşına aldırış etmeden taklit, kokuşmuş değerlerini kabulleniş bir onur kaybıdır, bir alçalmadır. Hele bunun içinde Allah’a isyan ve İslam’la eğlenme de varsa bunun tehlikesi çok daha büyüktür.

Haksızlığın, adaletsizliğin ve zulmün kol gezdiği bir dünyada BM denilen Hristiyan topluluğunun gözetiminde sırf Müslüman olduğu için katledilen, namusları kirletilen, işkenceyle kanları akıtılan Müslümanlar kimin kutsalını kutluyor, ne adına eğleniyor?   

  Müslümanlar önce Allah’a verdikleri sözü hatırlamalı, Kur’an ve Sünnet doğrultusunda kendisine bahşedilen “Müslüman” ismine yaraşır vakar ve bilincin şuurunda olabilmelidirler. 

Kendi değerlerimize sahip çıkmazsak ezilmeye, sömürülmeye, emir alıp baş eğmeye, yok olmaya mahkûm yaşam kaçınılmazdır.

Çare öze dönmede, inancımızdadır. Çare, kurtuluş İslam’da, İslami değerlerimizdedir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hasan

Yalnız Noel Yortusu 1 Ocak değil. 25 Aralık. Ayrıca eskisi gibi yılbaşı mılbaşı kutlayan kalmadı.
  • Yanıtla

Nicin kutlariz

Sadece,bir senenin baslangici,deyil.evlenen ciftleri evlilik oncesi dugun salonu davetliler takilar mutlu tablo .sonunda gecimsizlik ,herkes kendini hakli gosterip istenmeyen bir tablo cikiyor.geride kalan 365 gune goz atip hatirlarsak trafik aile gecimsizligi dostluklar komsuluk iliskileri yok oldu.biz selami esirger olduk bir dusun bir kanidigin gordun selam vermedin ne dusunursun bir hatami yaptim diye.hayir hatayi selam vermeyen yapti bu benzer niceleri bir yetim bir oksuz hatirini sordunmu basini oksadinmi,bir hastayi ziyaret ettinmi mutlu oldugunda uzuldugunde bir hatir sordunmu derken.yillar degisse ne cikar,menfat varsa dostum yoksa kustum olmamali
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı