• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Kanıksamak oyuna gelmek olur

04 Nisan 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Kanıksamak oyuna gelmek olur

AHMET VAROL

Mescidi Aksa dün yani 3 Nisan tarihinde kapalı olarak beşinci Cumayı geçirdi. Yani beş Cuma üst üste bu kutsal mescitte Cuma namazı kılınamadı. Tabi bu arada vakit namazları ve bayram namazı da kılınamadı. Yani toplamda 35 gününü, ibadete, ziyarete ve tedrisata kapalı bir şekilde geçirdi. 

Böyle bir olay Mescidi Aksa’nın bulunduğu Kudüs topraklarının haçlı işgalinden kurtarıldığı 1187 yılından bu yana ilk kez gerçekleşiyor. Yani 1187 ile 2026 arasında geçen 839 yıllık süre içinde Mescidi Aksa hiç bu kadar uzun süreli kapalı tutulmadı. 

Bu olayın sadece siyonist işgalcilerin cüretiyle olabildiğini düşünmeyelim. Onları cüretlendirenler tabii ki 1099 ile 1187 arasında 88 yıl süre, Kudüs’ü, Mescidi Aksa’yı ve genelde Filistin topraklarını işgal altında tutan haçlı zihniyetinin bugünkü versiyonudur. 


Dolayısıyla haçlı-siyonist ittifakının bugün İran’ı hedef alan saldırısının sadece İran’a münhasır olduğu yanılgısına düşülmemesi gerekir. Bu savaş, tüm İslam âlemine yönelik olarak sürdürülen savaşın bir aşamasıdır. 

Dün Irak’ı işgal için gerçekleştirilen saldırının amacının sadece Saddam diktasını devirmek olduğunu zannedenlerin de yanıldıklarını bugün fark etmiş olmalarını ümit ediyorum. Bugün bizim aynı yanılgıya İran’a yönelik savaş konusunda düşmememiz gerekiyor. 



Ondan dolayıdır ki dünya kamuoyunun dikkatlerinin İran’daki savaşın üzerine çekilmesini fırsat olarak değerlendiren söz konusu ittifak arka planda, bir yandan Lübnan’a yönelik yoğun saldırılarla katliamlar gerçekleştirirken bir yandan da Filistinli esirlerin idam edilmesine imkan veren yasa çıkarıyor ve Mescidi Aksa’yı kapalı tutmaya devam ediyor. 

Siyonist işgalcilerin Mescidi Aksa’yı bu kadar uzun süre kapalı tutmalarının amacı Filistinlilerin, İslam âleminin ve tüm dünya Müslümanlarının bunu kanıksamasını, yani normal bir hadise olarak algılamalarını sağlamaktır. Uzun vadeli plan bu kutsal mabedi tümüyle ortadan kaldırmak ve böylece İslam âleminin Kudüs’le ve Filistinle irtibatını güçlendiren en önemli bağı ortadan kaldırmaktır. 


Yahudilerin “Tapınak” hikayesi de bu amaçla bir araç ve bahane olarak kullanılıyor. Asıl amaç Kudüs’ten İslam’ın izlerini silmektir. Bunların en başında da tabii ki Mescidi Aksa yer almaktadır. “Tapınak” ya da “Siyon Mabedi” veya “Süleyman Mabedi” hikayesi ise yahudilerin Mescidi Aksa aleyhindeki savaşta radikal tavırlara yöneltilmelerini sağlamak amacıyla değerlendirilmektedir. Yani bu hikaye, zannedildiği gibi yahudiliğin ortodoks veya köktenci dini söylemlerinden değil siyonizmin ve onun arkasında duran Batı emperyalizminin planlı yönlendirmelerinden ve çarpıtmalarından güç almaktadır. 


Siyonizmin ırkçı söylemleriyle oluşturulan radikal yahudi yerleşimci çete örgütleri, bu günlerde yahudilerin Pesah (Hamursuz) bayramını bahane ederek Mescidi Aksa’ya baskınlar düzenlemeleri ve bu bayrama adanan bir kurbanın Mescidi Aksa haremine giren alanda kesilmesi için çağrılar yapıyorlar. 


Yine Pesah Bayramı bahanesiyle yahudiler tarafından Ağlama Duvarı olarak adlandırılan Müslümanların ise Burak Duvarı adını verdiği duvarın önünde “Kahinlerin Duası” adı verilen özel ritüelin gerçekleştirilmesi için çağrılar yapıldı. 


Bütün bu girişimlerin amacı yahudilerin Mescidi Aksa üzerinde hak iddia etmelerini, paylaştırma planı için kullanmak amacıyla daha güçlü gerekçeler ve emrivakiler oluşturmaktır. Buna da Müslümanları kademe kademe alıştırmaya, ortaya çıkarılan fiili durumu kanıksamalarını sağlamaya çalışıyorlar. 

Ancak unutmamak gerekir ki paylaştırma planı Mescidi Aksa’yı tamamen ortadan kaldırıp yerine uyduruk “Tapınak” inşa etme planının birinci aşamasını oluşturacaktır. Şu an yaptıkları da bu aşamaya geçmek için savaşın oluşturduğu dumanlı havadan yararlanmaktır. 


Eğer fiili durumu kanıksar ve siyonist işgalcilerin, geleceğe dönük hesap ve planlarının bugünden farkına varmazsak yarın geç kalmış olabiliriz. Bu kutsal mirasa sahip çıkmak sadece Filistinlilerin değil tüm İslam âleminin ortak görevidir. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23