• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Bayram ve İslam âlemi -3

13 Nisan 2024
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

 

İslam âleminin unutulmaması gereken sıkıntılı bölgelerinden biri de bugün budist Myanmar yönetiminin işgali altında olan Arakan bölgesidir. Arakan meselesinin geçmişiyle ilgili daha önce yazılarımız yayınlandığından burada geçmişle ilgili ayrıntılara girmeye gerek görmüyoruz. (Bu yazılarımıza ve Arakanlı mültecilerin yaşadığı kamplardaki hayat şartlarını gözler önüne seren fotoğraflara kişisel web sitemiz olan www.vahdet.info.tr’den ulaşabilirsiniz.)

Arakan Müslümanlarına yapılan zulüm yüzünden buradaki Müslümanların çoğu kendi ana yurtlarını terk ederek başka yerlere sığınmış durumdadır. En fazla Arakanlı mültecinin yaşadığı ülke ise Bangladeş’tir. Bangladeş’te 1 milyon civarında Arakanlı mülteci yaşadığı tahmin ediliyor. Bunların tamamına yakını mülteci kamplarında çok zor şartlarda hayatlarını sürdürüyorlar. Ancak kendi topraklarına döndüklerinde çok ağır bir zulme, şiddete ve aşağılayıcı baskıya maruz kalacaklarını bildiklerinden bu zorluklara katlanarak mülteci kamplarında kalmayı tercih ediyorlar. 

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin geçtiğimiz ay yayınladığı Arakan İnsani Krizine İlişkin 2024 Ortak Müdahale Planı’nda Bangladeş’teki Arakanlı mültecilerin ekonomik sıkıntılarının arttığına dikkat çekilerek gerek mültecilerin kendilerine ve gerekse onlara ev sahipliği yapan Bangladeş’e 852 milyon dolar civarında bir yardım yapılmasına ihtiyaç olduğu vurgulandı. 

Bangladeş’teki mülteci kamplarında yaşayan Arakanlı Müslümanlar sağlıksız ortamlarda hayatlarını sürdürdükleri gibi aynı zamanda gıda yetersizliğinden dolayı açlık veya yetersiz beslenme sorunu da yaşıyor. 

Öte yandan, Myanmar’da askeri cunta yönetimine karşı muhtelif bölgelerde isyan ve çatışmalar yaşandığından, Arakan’da yaşamaya devam eden Müslümanlar da Müslüman kimliklerinden dolayı maruz kaldıkları baskı ve zulümlere ek olarak yeni hadiselerle bağlantılı sorunlar yaşıyorlar. Cunta yönetimi Arakan eyaletinde yaşayan Müslümanların gençlerini toplayarak isyan bölgelerine götürmeye ve oralarda isyancılara karşı cepheye sürmeye çalışıyor. Tabii bütün bu sorunlar ve baskılar başka yerlere sığınmış durumdaki Arakanlı Müslümanların yurtlarına dönme cesareti göstermelerinin önünde ciddi bir engel teşkil ediyor. 

Bu mübarek bayram vesilesiyle Güneydoğu Asya’nın Filistin’i niteliğinde olan, topraklarının tamamı budist Myanmar yönetimi tarafından işgal edilmiş ve halkının yarıdan çoğu kendi topraklarından çıkarak başka yerlere iltica etmek zorunda kalmış Arakan’ı ve Arakanlı Müslümanları da hatırlamamız gerekiyor.

Hindistan’da iktidarı elinde bulunduran ırkçı kadronun izlediği politika tüm Hindistan Müslümanlarını olumsuz yönde etkilediği gibi işgal altındaki Keşmir bölgesini biraz daha özel anlamda etkiliyor. Keşmir’in özel statüsünün kaldırılmasından sonra Hindistan hükümetinin bu bölgedeki asimilasyon faaliyetlerinde ve Müslüman sayısını azaltarak Hindu sayısını artırma amaçlı uygulamalarında ciddi artış oldu. 

Keşmir’de yaşayan Hinduların çoğu aslen buralı değildir. Hindistan hükümeti bölge üzerindeki tahakkümünü güçlendirmek amacıyla Hinduları buraya nakletmiş ve desteklemiştir. Aynen siyonist işgal rejiminin 1948 Bölgesi’nde, Batı Yaka ve Kudüs’te yaptığı gibi.

Hindistan şimdiye kadar Keşmir bölgesine yerleştirdiği Hinduların bölgenin yerli halkına yönelik terör faaliyetlerine genellikle sessiz kaldı. Şimdi ise güya onların silahlı saldırılara maruz kaldığı iddiasını kullanarak silahlanmalarını sağlıyor. Böylece bölgeyi işgal altında tutmak için bulundurduğu resmi askerlere ek olarak bir bakıma “gönüllü gerilla gücü” oluşturmak ve baskı gücünü artırmak istiyor. 

Keşmir’deki gelişmelerle ilgili haberlerde Hindistan’ın ırkçı başbakanı Narendra Modi’nin şimdiye kadar silahlandırdığı milislerin, bölge ahalisine yönelik birçok terör faaliyetinde bulunduğuna, saldırı, gasp ve hatta tecavüz eylemleri gerçekleştirdiklerine dikkat çekildi. Modi’nin Şebbiha çetelerinden kaynaklanan problem her geçen gün biraz daha büyüyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali

Ahmet bey fırsat buldukça yazılarınızı okumaya çalışıyorum bayram ve islam alemi yazı dizisini çok beğendim müslümanların dünyanın farklı coğrafyalarında neler yaşadıklarını ne zulümler ne baskılar gördüklerini yazılarınızda ifade etmişsiniz tâbi müslümanların bu halini ve yaşadıklarını basın yayın ve sosyal medya platformları gündeme getirmezler meramımı şu örnek daha iyi anlatır hamasın siyasi lideri ismail heniyyenin üç oğlu ve üç torunu şehid edildi uluslararası basında ne kadar gündem oldu veya ona başsağlığı dileyenler kimler oldu onun için bu yazılarınızı çok değerli buluyorum hadis-i şerifte Resulullah sas efendimiz şöyle buyuruyor müminler bir cesed gibidir eğer cesedin bir yerinde bir ağrı ve sızı varsa bütün beden ondan rahatsız olur) dünyanın öbür ucunda da olsa bir müslüman bir zulüm bir eziyet görüyorsa bizim de onun derdiyle dertlenmemiz yaşadıklarından müteessir olmamız gerek şayet yaşadıklarına kayıtsız kalırsak hatta buna sevinenler var maalesef örneklerini gazzede yaşananlarda gördük o zaman imanımızı sorgulamamız gerekir

Mustafa

Araf/3.Rabbinizden size indirilen Kuran’a uyun. Allah’tan başka bir takım evliyaya uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz. 10/62..İyi bilin ki, Allah’ı evliya edinenlere korku yoktur ve onlar üzüntü duymazlar. 18/102..Gerçekleri örtbas eden kâfirler kullarımı benimle aralarına evliya koyup kurtulabileceklerini mi zannediyorlar. İşte biz cehennemi bu kâfirler için bir konak olarak hazırladık. Zümer/3.İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka evliya (أَوْلِيَاءَ ) edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" …….
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23