• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

Stajyer emeklilik

11 Ekim 2021
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

Emeklilik sıkıntısını daha çok memur emekliler çekiyor. Çünkü onların hayâtında çok büyük bir değişim gerçekleşiyor. Yıllardan beri yaptığı işten uzaklaşıyor. Hayâtın dışına itilmişlik hissi bütün dünyâsını kaplıyor. Dün hayâtın aktif bir parçası iken bugün balkondan seyrediyor dünyâyı. Herkes koşuşturmacasına devâm ederken bir tek kendisi kıyıda kenarda kalmış gibi hissediyor. Bir işe yaramıyorum duygusu, en sarsıcı duygulardan biri. Sonu intihâra bile varabiliyor. 

Oysa bir bakkal, bir kaportacı, bir simitçi, bir lokantacı, bir pazarcı… için emekli olmak hayâtın dışına atılmak, dünyâyı balkondan seyretmek mânâsına gelmiyor. Onlar için emeklilik, prim ödemelerinin bitmesi ve az-çok bir emekli maâşına kavuşmak demek. Çifte mutluluk. Emekli olmakla hayâtında en küçük bir farklılık olmayacak. Sabah işine yine gidecek, insanlarla hemhâl olacak, problemlerle boğuşmaya devâm edecek, çözdüklerine mutlu olacak, çözemediklerine üzülecek, yarın çözmek için plânlar yapacak, para kazanacak, belki kaybedecek, akşam evine ekmek götürecek, tatlı bir yorgunlukla yemeğini yiyecek, üstüne çayını içecek, dizisini seyredecek, yarın bütün bu koşuşturmacanın içine tekrar karışmak üzere uykuya dalacak. Yarın… Hayât devâm edecek. Cemiyet içindeki rolünde en küçük bir değişme olmayacak. Dolayısıyla böyle bir hayâtı olanlar için emeklilik bir problem değildir. Problem memur ve memurlarınkine benzeyen bir işten emekli olanlarda daha çok. Eğer emekli olunca yapmakta olduğunuz iş sona eriyorsa emeklilik büyük sıkıntılara sebep olabiliyor. 

Bir kısım memurlar gerek fıtrî bir yönelişle gerekse emeklilik günlerini hesaplayarak henüz emekli olmadan bâzı yan işlere başlamış oluyorlar. Dostlarım arasında böyleleri de var bir hayli. Hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını ifâde ediyorlar. İki bakımdan olsa gerek: Hem meşgûliyetleri hazır, hayattan kopmuyorlar, kendilerini işe yaramaz, âtıl hissetmiyorlar hem de ek gelirleri sâyesinde geçim sıkıntısı çekmiyorlar. 

Şu hâlde problemlerine çâre aramamız gereken kesim memur emeklileri, yani emekli olunca yapmakta olduğu işten kopanlar. 

Aslında dinimize göre hayâttan kopmak, âtıl kalmak, köşesine çekilmek mânâsında emeklilik yok. Elmalılı Hamdi Yazır tefsîrinde okuduğumu zannediyorum, bir âyetin tefsîrinde -her şeyi fayda olmak bakımından- Müslümanı üzüme benzetiyordu. Üzüm (asma) ağacının tâze filizleri ekşimtırak tadıyla zevkle yenebilir. Yapraklarından sarma yapılır. Koruk üzümlerden ekşi yapılarak yemeklerde kullanılır. Üzüm yetişince taze olarak yenir, suyu sıkılarak içilir,  kaynatılarak pekmez, bekletilerek sirke yapılır. Üzümün çekirdekleri bazı hastalıklara iyi gelir. Odunu bile kaynatılıp suyu içilse şifâdır. Üzümün her şeyi faydalıdır. Müslüman da böyledir. (Kötü örneklerden bahsetmiyoruz elbette). İslâmî şuûrla yoğrulmuş bir Müslüman da bütün hayâtını faydalı hâle getirebilir; getirmelidir. Emekli olmadan önce de olduktan sonra da oturması-kalkması, konuşması-susması, alması-vermesi yakından uzağa doğru faydalar, hayırlar, güzellikler yaymalıdır. Uhrevî ve dünyevî mânâda yapılacak o kadar çok iş vardır ki… Yeter ki aransın. 

Bir muallim olarak kendi sâhamızla alâkalı olarak neler yapılabilir diye düşünüyorum. Tatbîk imkânı ne derecededir bilmiyorum ama istemek bizden vermek kerîm devletten. 

Emeklilik sıkıntılarının en büyük kaynağı yıllardan beri alışılmış olan işten ve çevreden birdenbire kopmaktır. Maâşın mühim bir nispette düşmesinin ve müstakbel geçim sıkıntılarının da payını göz ardı etmemek gerekir. Bu durumda emekli olmaya karar vermiş bir muallim emeklilik dilekçesini verdikten ve kabûl edildikten sonra -isteğe bağlı olarak- aynı mektepte veya ihtiyâç olan başka bir mektepte mesâîsi ve iş yükü azaltılarak bir yıl daha çalışmaya devâm edebilse. Tabiî ki maâşı da düşürülmeden. Sâdece mesâî ve iş yükü azalmasına bağlı olarak ek derse giremeyecek ve ücret de alamayacak. Derslere girme, kulüp çalışmaları, kurul toplantıları… Mektepteki bütün faâliyetlere eskiden nasılsa öyle katılır. Böylece mesleğe bir ömür vermiş bir insanın tecrübeleri de yeni nesil muallimlere aktarılmış olur. Öğleye kadar çalışıp günün kalan kısmını bir emekli olarak yaşar. Emeklilikle çalışma arası bir düzen içinde kendini emekliliğe hazırlar ve bir yıl sonra yumuşak bir geçişle tam emekliliğe adım atar. Böylece alıştığı iş, program ve çevreden ânîden kopmanın sıkıntılarını yaşamaz, bir boşluğa düşmez. Sıhhatli bir şekilde hayâtına devâm eder. Emeklilik elbette herkesi aynı şekilde ve şiddette müteessir etmeyecektir. Kendini rahat hisseden emekli namzetleri doğrudan tam emekli olabilir. Bu faâliyet isteğe bağlı olacağından devletimize çok büyük bir yük getireceğini zannetmiyorum. Yıllarca ülkemize ve milletimize hizmet ederek saçını ağartmış bu insanlara değmez mi? 

Emekli olacak kişi psikolojik sıkıntıları olan, geçimsiz birisi ise… Elbette böyle tiplerle hiçbir idâreci ve öğretmen kadrosu bir sene daha çalışmak istemez. Tedbîren mektep müdürünün il veya ilçe müdürlüğünden talebi ve il/ilçe müdürlüğünün de tasdîki neticesinde bu hak verilebilir. Bu usûlün bir faydası da -bir gün herkesin başına geleceğinden- muallimleri daha dikkatli, çevresiyle daha uyumlu yaşamaya sevk etmesi olacaktır. 

Üniversitelerde buna benzer bir tatbîkâtın şu anda devâm ettiğini öğrenince pek sevindim. Demek ki önümüzde bir örnek vardır. Dolayısıyla bunun mekteplere nakli çok kolay olabilir. 

Bu geçiş devresi emeklilerine, emekliliğe hazırlandıkları için “stajyer emekli” ismi verilse ne olur?

Bakarsınız büyük bir muvaffakiyet ve saâdet hâsıl olur da bu imkân bütün müesseselerde yaygınlaştırılır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandaş

6 mezundan birinin öğretmen olarak atandığı bir sistemde...Birde diğer meslek kurumlarına haksızlık yapmayınız.Camianın çokluğundan devlete her istediğini yaptıran durumundan vaz geçiniz.

Zafer Saruhan

Çok güzel bir düşünce olmuş hocam. Eline sağlık.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23