• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

Müslümanca acıkmak-2

01 Kasım 2021
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

Bizim nesil iyi kötü bir dâvâ heyecânı içinde yaşadı. “Kanımız aksa da zafer İslâm’ın.”, “Çağrımız İslâm’da dirilişedir.”, “Kör dünyânın göbeğine/Hak yol İslâm yazacağız” sloganları ile kanımız tutuşurdu. Peki bu heyecânı çocuklarımıza geçirebildik mi? Ekseriyetimizin cevâbı “hayır”. Heyecân önce bizde söndü. Sönmeseydi evlâtlarımız böyle olmazdı. Artık onların açlığını, susuzluğunu, heyecânlarını internet ve sosyal medya belirliyor. Bunların hangi odakların elinde olduğu da mâlûm. 

Şu cümleler derdimize rast gelmiş:

...

Müslümanlar olarak son yıllarda geldiğimiz noktada ciddi bir özeleştiri vermemiz gerektiğine inanıyorum. Çünkü bazı İslami hareketler dışında neredeyse tüm gençlerimizi karşı mahalleye kaptırmış durumdayız. Çünkü içine düştüğümüz en büyük yanılgılardan biri; lüks, modern ve zevke hitap eden ortam ve imkanlarla, bu zevk çağında gençlerimizi cezp edeceğimizi, ellerimizde tutacağımızı zannettik. Ama tam tersi bu, gençleri elde tutmaya yetmedi. Çünkü gençleri asıl bir davaya bağımlı kılan zevkler değildir. Kimlik, duruş, aidiyet ve haksızlığa karşı durma, aksiyoner olma ve bedel vermeyi göze almaktır. Ama Müslümanlar olarak gençlere zevk odaklı yaklaşıp, kimlik ve diğer özelliklerine hitap edemiyoruz. Veya etmede yetersiz kalıyoruz. Çünkü omurgalı, ilkeli ve haksızlıklara karşı tepkisel dava anlayışımız zedelendi.  Ve bu konuda özeleştiri vermediğimiz ve gençlere rol model olacak bir örnekliğe sahip olmadığımız sürece, gençler konusunda daha çok dizlerimizi döveceğiz. Allah muhafaza. (Faruk Kılıman, dogruhaber.com.tr, “Gençlerin Kimlik-Rol Arayışı ve İslami Kesimlerin Özeleştiri Çıkmazı”, 28. 10. 2021)

Gençlerimizi daha rahat ve hür yaşatalım; tamam. Ama şunu da düşünelim: Onları kendi hâllerine bıraktığımızda niçin hep bize aykırı fikirler, oyun ve filmler peşinde koşuyorlar? Bilgisayar, gençlerimiz elinde niçin “bilgi” değil de “oyun” sayıyor? İnternet sâdece oyun, ahlâksız filmler ve adını söylemekten hicâp duyduğumuz sitelerden mi ibârettir? Kendi başına kalmış Müslüman genç niçin İslâmî haber ve fikir sitelerine koşmuyor? Kur’an öğreten, Kur’an meâlleri veren sitelere bir göz atacak kadar olsun niçin bakmıyorlar? Tamam, biz bu işi onları doyuracak kalitede yapamıyoruz diyelim; sebep sâdece bu mudur? Biz de saatlerce internetle meşgûl oluyoruz; ama o İslâmî siteden berikine koşturup duruyoruz. Yaramıza bir merhem bulur muyuz diye yanıp tutuşuyoruz. İşte bütün mesele: Çocuklarımız/gençlerimiz yanıp tutuşmuyor… Daha doğrusu onların da yanıp tutuştukları şeyler var; ama bizden çok farklı… (Nesiller arası farklar normaldir, kastımız bu değildir)

Çocuk ve gençlerimizin açlığı niçin bize benzemiyor? Onların açlığını çektiği şeyler niçin hep inanç ve kültürümüze ters? Derdimizin merkezidir bu nokta. Bizim gibi acıkmıyor; çünkü açlık üreten merkezler “İslâm dışı”. O merkezlere bir defa yakalanınca onların istediği gibi acıkmak da kaçınılmaz oluyor. Onlar gibi acıkmaya başlayınca da gerisi geliyor.

Teknolojiyi bir miktar kullandırmak, biraz oyun ve film seyrettirmek karşılığında alacağımız nedir? Tavizin sonu yok. Bugün kerhen göz yumabildiğimiz şeyleri veririz; o da kesmeyince daha ötede şeyler ister. Çünkü oltayı atanlar nefse hitap eden yemler kullanıyorlar ve nefsin sınırı yok. Bir gün göz yumulamayacak şeyleri de, istemeyerek katlandığı irtibatın şartı olarak ileri sürerlerse çaremiz nedir? Mesela “Günde şu kadar porno seyretmezsem olmaz!” derse… Duvara dayandığımız nokta… Biz dallarla uğraştığımız müddetçe dertlerin sonu gelmeyecek. Kök, sevgidir, aşktır, sevdâdır.

Atları üstünde son sürat giderken Kızılderili reisi “Duur!” demiş. “Niçin durduk?” diyen adamına “Çok hızlı gittik, rûhumuz geride kaldı; bekleyelim, rûhumuz gelince devâm edelim” demiş. Şu hikâyecik büyük meselemizi îzâha yetecek kuvvette. Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki onun peşinde nefes nefese koştururken rûhumuzu, yani inancımızı, kültürümüzü, benliğimizi ihmâl ediyoruz. Bu değerler bize yetişmekte zorlanıyor âdetâ. Beklemek, rûhumuzu kaybetmeden yolumuza devâm etmek mecbûriyetindeyiz.

Öyle bir şey yapmalıyız ki çocuklarımız Müslümanca acıksın. Acıktığı, susadığı, aradığı İslâm olsun; Allah sevgisi olsun; ilim-irfân olsun; nefs ve şeytanla mücâdele olsun… Hedefi İslâm’ın ulaşmadığı tek insan bırakmamak olsun. O zaman teknolojiden de, onun en keskin silâhı bilgisayardan da korkmaya gerek yok. Böyle bir insan karşısında teknoloji köle olur, silâh ters döner, hayırlara hizmet etmeye başlar. Demek ki kök, insandır; insanın kalbidir, rûhudur. İnsan değişince her şey değişiyor. “Siz kendinizi değiştirmedikçe Allah sizi değiştirecek değildir.”

Şu hâlde her şey yine hizmet adamında düğümleniyor. Hizmet adamlarımız önce kendilerini ilimle, muhabbetle, tevâzû ile heyecânla kavîleştirecekler. Hâli böyle olan hizmet adamındaki bu güzel hasletlerin, irtibâtlı olduğu yeni nesle geçmemesine imkân yoktur. Bunun misâllerini de hep görüyoruz. Elbette “Nasıl olsa geçer” diyerek oturmamalı, geçmesi için gayret de göstermelidir. Fakat önce hizmet adamı sevdâlı olacak. Yanmayan yakamaz. Aşk fark edilir. Teknoloji bile aşkı gözlerden saklayacak bir perde olamaz. “Teknolojiden anlamayanı rol model almıyorlar” diyoruz. Hakîkî bir sevdânız olsun da model alıyorlar mı almıyorlar mı görünüz. O genç ayaklar kendilerini de samîmî bir muhabbetle seven dâvâ delisi ağabeylerin ardında teknolojiyi de çiğneyip tuz buz etmekte zerrece tereddüt göstermez. Yeter ki sevin, sevdirin; inandırın.

Meselenin özü, çocuk ve gençlerimizi Müslümanca acıktırabilmektir. Bunu da ancak Müslümanca acıkanlar gerçekleştirebilir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Doğru

ALLAH cc razı olsun, ALLAH cc doğruları göstersin. Bizlere gelecek Neslimize.

Yolcu

Tefekkür tohumun sancısı... Hâlimiz ve geleceğimiz... Kaleminize sağlık.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23