• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

İtler ürerken istikâmeti korumak

19 Aralık 2022
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

 

“İt ürür kervan yürür” demişler. Sen itlerin ürümesine takılma, yürümene devâm et. 

Ama yürüyüşüne zarar vermemeleri için üren itleri de göz ucuyla tâkîp et. Evet, yürüyüşünü durduramazlar belki ama bir sağından, bir solundan; bir önünden bir arkandan bağrışarak kafanı karıştırıp istikâmetini bozabilirler. 

Sen yürüyorum zannedersin ama bir bakmışsın başka bir dağdasın. Yürü ama itleri de dâimâ tarassut altında tut ve istikâmetini sık sık kontrol et. Bu itlerin havlaması sebebiyle hedefte bir sapma, bir bulanıklık oldu mu? Bu suâli sürekli kendine sor. İstikâmet şaşarsa yürümenin bir mânâsı kalmaz. Yunus Emre’nin güzel deyişiyle “Ha bir kuru emektir.” İstikâmet, Allah ve Resûlü’nün belirlediği istikâmettir. Bu dünyâ hayâtını Allah ve Resûlü’nün emir ve yasaklarına riâyet ederek tamamlamak ve âhiret yurdunda da O’nun sevdiği ve övdüğü yerde bulunabilmek… 

Adâletten şaşma. Müslümanın yaşadığı mekânda ilk hâkim olacak değer, adâlettir. Haklıya hakkı, haksıza cezâsı verilecek. Bunu gücün yettiği ölçüde tatbîk et. En azından adâleti seven ve isteyen ol. Bu istikâmette olanlarla işbirliği yap. Tek başına gücün yetmezse birlikten kuvvet doğur. İslâm’ın insanlığa en mühim vaadi adâlettir. Nitekim “Adâlet mülkün temelidir.” 

Adâletten uzaklaştığımızda insanlara söyleyecek bir sözümüz de kalmayacaktır. İnandırıcılığımız kalmayacaktır çünkü. İnsanlar önce bizim adâletimize bakacaktır. Burada sağlamsak bundan sonrası güzel gelecektir. Adâletin “adale”sine sâhipseniz insanlar sizin çevrenize akacaktır. Aksi hâlde başınızdan dağılıp gidecekler. Dünyâda bütün güçsüzler adâlet arar ve insanların ekserîsi güçsüzlerdendir. Bizim istikâmetimiz kimsesizlerin kimsesi olmaktır. Bu yüzden bütün dünyâda yeni bir huzûr iklîminin teşekkülü Müslümanların güçlenmesine ve İslâm adâletini yaşama/yaşatmasına bağlıdır. ‘’Muhakkak Allah, adâlet ve ihsânla emreder.” (Nahl, 16/90) ve “Bir saat (veya bir gün) adâletle hükmetmek, bir sene (veya altmış sene) nâfile ibâdetten hayırlıdır.”

Güzel ahlâk sâhibi olmaya gayret et. Bizim bu dünyâda seyrimizin hedefi güzel ahlâka erişmektir. İslâm’ın insanlığa mühim vaadlerinden biri de güzel ahlâktır. Kerâmetler, keşifler, suda yürümeler, havada uçmalar, kalplerden geçenleri okumak… değildir İslâm’ın hedefi. Bunların hakîkî olanları sâhiplerine hayırlı olsun ve bununla meşhûr olmaya da kalkmasınlar. Güzel ahlâk olmadan bunların hiçbir kıymeti yoktur. Zâten güzel ahlâk sâhibi olmadan keşif ve kerâmet de olmayacağından, iddia edenler sahtekâr durumuna da düşerler. Bir Müslümanın gerçek ve en büyük kerâmeti güzel ahlâk ve sırât-ı müstakîm üzere olmasıdır. Başka bir kerâmet aramaya gerek yoktur. Güzel ahlâk sahibi olmayanda da kerâmet aranmaz zâten. Elinden, dilinden hiç kimse zarar görmesin. İnsanlar seni gördüğünde korkmasın, çekinmesin, işkillenmesin; sevinsin. Emânet ehli ol. Kimsenin malına mülküne göz koyma. 

Kimsenin ırzına namusuna dil ve el uzatma. Senin oturduğun yerde huzûr ve sekînet olsun. Yalan söyleme. Îmân ve yalan bir kalpte birleşmez. İstikâmetimiz “Muhammedü’l-emin”dir. Biz de yaşadığımız memleketin “emîn”i olmalıyız. 

O zaman Efendimiz’e açılan fütûhât yolları bize de açılacaktır. Bugün bin bir sıkıntı içinde debeleniyorsak kendi aramızda ve başkalarına karşı “emîn” olamadığımız içindir. Kendi aralarında “emîn” olmayanların insanlığa getirecekleri bir “emniyet” olamaz. Cenâb-ı Hak Peygamberine buyurdu: “Sen elbette büyük ahlâk sâhibisin.” (Kalem, 4) ve Hz. Peygamber de bize duyurdu: “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için geldim.” Demek ki İslâm, güzel ahlâkı tamamlamak üzere gelmiştir. Bu durumda “Dâvâmız ahlâk dâvâsıdır.” desek yanlış değildir. 

Sevgi ehli ol. Sevmeyeni kimse sevmez. Dünyânın en güzel ve doğru değerleri sevilmeyen temsilciler sebebiyle gözden düşer ve çöpe atılır. Sevgi hiyerarşisinin tepesine Allah ve Resûlü’nü koy. Diğer bütün sevgiler kaynağını, gücünü ve samîmiyetini buradan alacaktır. Buraya dayanmayan sevgiler kaypaktır, îtimât vermez. Her an menfaate çevrilebilir. Ondan sonra bütün güzel değerlerin sevgisi sökün eder. Anne-baba, vatan, millet… Ve bütün insanlara, hattâ bütün mahlûkâta sevgi gözü ile bak. Yunus’ça: “Yaradılanı severiz Yaradan’dan ötürü.” Bilelim ki adâlet ve güzel ahlâk da sevginin eseridir. Allah ve Resulü’nü sevmeyen niçin adâlet diye güzel ahlâk diye kendini paralasın? Bunlar nefs için çok zor şeylerdir ve onu kolay kılacak olan şey sevgidir. 

Adâlet, güzel ahlâk ve sevgi İslâm’ın sevilmesi ve yayılması için elzem olan üç cevherdir. Bunlar olmadan da olmuyor işte… 

Etrâfında üren itlerin yürüyüşünü ve istikâmetini bozmaması için de bu üç cevhere sarılmak elzemdir. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Tam da bu günlerde memlekete lazım olan adalet.

Adalet, AHLAK İTLER... karmakarışık düşünce ve ruh halini... Toparlıyamıyorsun.. Ve bu karışık ahlak yapını. İnandığına şüphe duyduğum, yaradan, Allah ile toparlıyabiliyorsun......

Şikayet eden o ahmaga söyleyin diyene.. İstanbul Seçimlerini iptal ETTİRENLER.. ahmaktır diyor. DİKKAT.. EDENLER DEMİYOR... OYSA EDENLER HAKİMLER.... ETTİRENLER: ZATEN SORUNUN İÇİNDE....... ahmak kelimesinden, durumdan vazife çıkaranlar ,senin İTLER kelimene... Sizin müdür alinin insanlara  YA varan küfürlerine, birşey yapabilirimi?, YAPAMAZ...... VE SEN İNSANI İNSAN OLDUĞU İÇİN SEVERSİN..... İŞTE SENDE BÖYLE Bİ İNSANCIKSIN.....YARADANIN YARATTIKLARINA İSYAN... HAŞA...... YARATAN VE YARGILAYAN SADECE ODUR VE İNANSANDA İNANMASANDA SEN DAHİL..... HEPİMİZİ HESABA ÇEKECEKTİR......
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23