• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

Bu imtihan çılgınlığına bir çâre yok mu?

08 Ağustos 2022
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

Türkiye KPSS skandalı ile çalkalanıyor. Hazır yeri gelmişken 5 yıl evvel yazdığım bir yazıyı okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Okuyunca görülecek ki meselelerimiz hiç değişmiyor; bir şeyler yapılır gibi gösteriliyor ama “aslında hiçbir şey değişmiyor.”

5 yıl evvel de millet bir TEOG çılgınlığına kapılmıştı. Devlet Bahçeli de imtihanları tamâmen kaldırmayı teklîf etmişti. Ben de onu hararetle desteklemiştim. “Eğer TEOG külliyen kalkmaz, ‘yerine’ bir sistem gelirse bu imtihan belâsı bizi yine terk etmez” demiştim. Zaman bizi haklı çıkardı. Şimdi millet “TEOG yerine gelen” LGS ile aynı stresi yaşıyor. Yazımıza geçelim:

Devlet Bahçeli’yi Sonuna Kadar Destekliyoruz: İmtihanlar Tamâmen Kalkmalı

Devlet Bahçeli, kitabın ortasından konuştu:

“Gelin üniversite imtihânını tamâmen kaldıralım. Çocuklarımızın soluğunu kesen bu cendereden çocuklarımızı kurtaralım.”

Mevzû ile alâkalı olarak Sayın Bahçeli şunları söylüyor:

Sürekli sistemle oynamak mahsurludur, politika değiştirmek yanlıştır. (…) Ancak her bakan değişikliğinde farklı bir uygulamaya kapı açılıyorsa durup düşünmemiz de kaçınılmazdır.

Artık milli eğitim sistemindeki ağırlaşan meseleleri kapsayıcı ve kalıcı şekilde ele alıp gidermek asli, acil ve elzemdir.(…)

TEOG’un kaldırılmasından sonra üniversite sınav sisteminde de değişikliğe gidilmiştir. Böylelikle YGS ve LYS kaldırılmışltır. (…) Ayrıntılara girmeden söylemek isterim ki, sınav sistemindeki gelgitler, kafa karışıklıkları maalesef son bulmuş değildir; ilave sorunlar doğmuştur. (…)

Hangi sistem seçilirse seçilsin çığlıklar azalmayacaktır. Radikal adım atmanın, milli anlaşma ve kucaklaşmayla üniversiteye geçiş sistemini düzenlemenin tam zamanıdır. Hükümete teklifimiz şudur! Gelin üniversite sınavını tamamen kaldıralım. Gelin, lisans, yüksek lisans, doktora eğitimlerinin önündeki bariyerleri birer birer yıkalım. Anadolu›nun mazlum çocuklarına tüm imkanları sunalım... Hep birlikte milli ve manevi değerlerine sımsıkı sarılmış, vatanı için şehadete kucak açmış kahraman Türk gençlerini bir sınavdan öbürüne sokmaktan vazgeçelim.

Hükümete sesleniyorum. Bir el verin, bir ses verin, bir irade gösterin. Soruyorum, üniversite sınavını kaldırmaya var mısınız? (…) Hadi gelin Türk gençliğinin soluğunu kesen üniversite sınavını tümden kaldırma konusunda da el birliği, güç birliği yapalım..

(http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/511953.aspx)

Sayın Devlet Bahçeli’yi tamâmen destekliyorum. Bugüne kadar iktidar-muhâlefet kimsenin söyleyemediğini söylemiştir. Eğer bu çağrı hayâta geçirilirse Bahçeli, adını Türk eğitim târîhine altın harflerle yazdırmış olacaktır. İmtihanla başı dertte olan bütün âile ve gençlerin de hayır duâsını alacaktır. Ayrıca tâlim/terbiye de imtihan baskısından kurtulup aslî hüviyetine kavuşacaktır.

Sayın cumhurbaşkanımızın TEOG’un kaldırılması yönündeki tâlîmâtından bu tarafa mevzû ile alâkalı tam altı yazı yazdım. Bu yazılarda cumhurbaşkanımızı desteklediğimi, TEOG’un yerine yeni bir imtihanlı sistemin getirilmemesi gerektiğini, imtihansız bir sistemin mümkün olduğunu anlattım. İmtihansız bir liselere yerleştirme sistemi teklîfi ortaya attım. Teklîfimi anlattığım yazımın son cümlesi şuydu:

“Son bir not: Bu sistem geliştirilerek üniversitelere yerleştirmede bile kullanılabilir.”

(https://www.tyb.org.tr/teogu-kokten-bitirecek-formul-19349yy.htm)

İki hafta evvel yazdığım yazı ile Bahçeli’nin cesurca ortaya attığı teklîfin tıpatıp örtüşmesinden ziyâdesiyle memnun oldum.

Evet, hem liseye hem üniversiteye yerleşmede imtihansız bir sistem mümkündür. Aslında burada da imtihan vardır: Okulda muallimlerin yaptığı imtihanlar… Dediğimiz şudur: Muallimlerin yaptığı imtihanlar seçme ve yerleştirmeye kâfîdir. O, talebelere hafakanlar yaşatan birkaç saat veya birkaç güne sığdırılmış imtihanlar olmadan da seçme ve yerleştirme yapılabilir. Kaabiliyete bağlı bazı fakülteler okul notuyla berâber kendi yapacakları bir kaabiliyet imtihanını da esas alarak talebe alabilirler, o kadar… Bunu yapabilen ülkeler vardır ve öyleyse biz de yapabiliriz.

Sayın Bahçeli’nin şu sözü de çok mühimdir: “Gelin, lisans, yüksek lisans, doktora eğitimlerinin önündeki bariyerleri birer birer yıkalım. Anadolu’nun mazlum çocuklarına tüm imkanları sunalım...”

Burada Bahçeli’nin açıkça söylemediği “bariyer” yabancı dildir sanıyorum. Evet, Anadolu’nun mazlûm evlâtlarının önündeki “bariyer”, bariyer değil sarp ve aşılmaz dağ, yabancı dildir. Ortaokul ve lisede doğru dürüst yabancı dil öğrenemeyen Anadolu çocukları akademisyenliğe niyet edince karşısında yabancı dil engelini buluyor. Bu engel Anadolu çocuklarının yolunu kesmek için 28 Şubat darbecileri tarafından keşfedilmişti. Hiç dokunulmadığı gibi gittikçe de çıta yükseltiliyor maalesef. Bu durumda meydan yabancı kolejlerde iyi yabancı dil öğrenmiş ama kültürümüze ve toprağımıza yabancı tiplere kalıyor. Yabancı dil akademisyenlikte yükselme barajı, yani “bariyeri” olmaktan çıkarılmalıdır. Birçok vatan evlâdı sırf bu “bariyer” yüzünden akademisyenlikten ayrılmış, yoluna devâm edememiştir. (Biri de bu satırların yazarıdır)

Haberlerde Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın Sayın Devlet Bahçeli’nin teklîfine müspet baktığını, “Birlikte çalışalım.” dediğini okuduk.

Üç kere “İnşaallah inşaallah inşaallah!” diyorum. 

Maalesef bu imtihan cenderesinden hâlâ kurtulamadık. Eğitimin diğer takıntısı yabancı dil derdinden de…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Neden sınav ve?

Acaba neden sınav yağılır, neden sınavlar var, hiç düşünmeden yazmışsınız bu yazıyı. Dünyanın her tarafında sınavlar var, İngiltere, ABD, Fransa.. . Bir başarı elemesi olmadan kimi seçeceksin, hangi litakatı ölçü alacaksın. Logaritma bilmeyeni Tıp okutursun, integral bilmeyeni mühendislik. Türkiye'de adil bir sınav kalmıştı, o da ÖSYM sınavları. O nu da cehaletiniz yüzünden mahvetmeyin.

sandık geliyor

SAYIN YAZAR İŞ HEM O KADAR BASİT VE KOLAY, HEM O KADAR zor KARIŞIK VE VAHİMKİ ANLATMAYA SÖZLER YETMEZ. ÇÜNKÜ İŞİN İÇİNDE RANT VAR. her şeyin cep uçkur mide üçgenine göre düşünüldüğü günümüzde ülke lehine bir şey beklemek haaaaa. YOKSA BU SINAV KEPAZELİĞİ SORU DEVLET görevlisi ELİYLE SATILIP ÇOCUKLARIN EMEKLERİNİN YOK SAYILMASI DEVLETE GÜVENİN SARSILMASI. DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE YOK. BİR DEFA BİLE OLSA derhal hükümet istifa eder. EN BÜYÜK SIKINTIMIZ KADROLAŞMA. SINAV BAŞKANLARININ ATAMASINI YAPANLAR BU KİŞİLERİ PEKALA ARAŞTIRIYOR. ona GÖRE ATANIYOR. İNSANLARIN NEFES SAYISI VE KALP ATIŞLARININ BİLE SAYILIP TAKİPTE OLDUĞU BİR SİSİTEMDE ATANAN KİŞİLERİN AHLAK VE KİŞİLİK YAPISI NE YAPACĞI BİLİNMEDEN Mİ ATANIYOR??? BUNA KARGALAR BİLE GÜLER. Öncelikle lozan ve diğer gizli anlaşmalarla biz manda ve sömürgeyiz. hiç bir şeyimiz biz planlayamıyoruz. SİZDE BELİRTMİŞSİNİZ ÇÖZMESİ GEREKENLER dahil herkes şikayetçi ama çözüm yok. Bunun için hiç bir şeyimiz milli değil. Ülkenin en önemli kanayan yarası EĞİTİM. Göz göre göre çocuklarımız aptallaştırılıyor. Eğitilen üniversite mezunu ahlaklı milli manevi değerlerle donatılması gerekirken tam tersi ahlaksızlık terörist fuhuş alkolik yapılıyor. Tüm teröristler üniversite mezunu. Sömürge güçleri her şeyi bizim aleyhimize yapıyorlar. Başta Sayın REİS olmak üzere herkes sınavların kalkmasında taraf. Ama bir adım bile atılamıyor. Bakanlara “SINAVI KALDIRIN” talimatı verildikçe tersi daha fazla kökleştiriyor. AYRICA büyük rant var. Bu sistemde rantçıların rantla çözemeyeceği sorun, yaptıramayacağı iş yok. Bu güne kadar sağlıklı güvenli bir sınavımız olmadı. 70 li yıllarda cevap satıldığını en tembel arkadaşların alıp en çalışkanlardan daha yüksek puan aldığına ben şahit oldum. 30 yıl sonra cevap satan dershanenin sahibinin soru komisyonunda 30 yıl görev aldığı ortaya çıktı. TÜM SINAVLAR ŞAİBELİ SÜREKLİ SORU KOMİSYONLARINDA RANTÇILARIIN ADAMLARI YER ALIR SORULAR SATILIR. VATAN EVLATLRININ EMEKLERİ HİÇE İNER ÇALIŞMADAN CEVAP SATIN ALIP İSTEDİĞİ PUANI ALIR. Önce manda anlaşması lozanı, fulbarght ve zorunlu eğitimi kaldırmak lazım. Darbenin eğitime darbesi olan ZORUNLU EĞİTİM kalkmadığı gibi liseler dört yıla çıkarılıp zorunlu oldu. HALBUKİ ÇÖZÜN ÇOK BASİT DEVLET ÜST DÜZEY GÖREVLERE DÜRÜST VATAN SEVER MİLLİ MANEVİ DEĞER VE MENFAATLARI ÖN PLANDA İNSANLARI ATARSA BİR ÇOK KONU KENDİLİĞİNDEN ÇÖZÜLÜR. YOKSA BU KADAR GÜNELİĞİN ÇOOOOOK ÜST DÜZEYDE OLDUĞU BİR SİSTEMDE BİR SORUNUN BİLE SIZMASI MÜMKÜN DEĞİL. sonuç sıfır elde var sıfır. biz SADECE yazar konuşuruz, onlar bildiklerini yapmaya devam eder. ... KERVAN YÜRÜR
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23