Ğulûl! Çünkü kamu hukukunu çiğnemek; Şehitliğe engel ve cehennemliktir!!!
Ğulûl! Çünkü kamu hukukunu çiğnemek; Şehitliğe engel ve cehennemliktir!!!
AHMET MARANKİ
1000 yıllık şanlı ve şerefli bir tarihe sahip tarihimiz ve atalarımızın bize emanet ettiği Anadolu topraklarında içimizdeki yerli işbirlikçiler ve satın aldıkları bilhassa kamu yönetimindekilerin;
SPEKÜLATİF VE KAOS YARATMAK AMAÇLI OLARAK KİRLİ ELLERCE TERTİPLENEN ülkemizde belden aşağı vurmaların giderek iftiraya dönüştüğü günümüzde; 40 yıllık devlet tecrübesi bir siyaset doktorası yapmış, duyan, gören, işiten ve ihbar hattımıza gelen bilgi ve belgeler ışığında bir kere daha hatırlatmak istiyorum..!
ĞULÛL’A DİKKAT..!
Ğulûl, İslâm hukukunda da bu çerçevede terim anlamı kazanmış ve “devlet malına hıyanet etmek, özellikle de taksim edilmeden önce savaş ganimetinden bir şey çalmak, emanete hıyanet etmek, hırsızlık yapmak.. Vs” şeklinde tanımlanmıştır. Müslüman ülkelerde ondan daha önemli de Türkiye’de yıllardır taklidi iman sahiplerinin dalalet çukurundaki yaşantıları ve Allah’la aldatmaları devam ettiğinden, ğulûl’dan çektiği acılar kelimelerle tarif edilemeyecek boyuta ulaşan Türk milleti meseleyi Yüce Kur’an’dan ve güvenilir tarihsel kaynaklardan hadislerle öğrenerek uygulamalıdır. Bilhassa başımızdaki iktidar sahipleri ve siyasetçilerin bu mesajı alması ve bundan sonra da bu doğrularla kendilerine bir yol çizmelidirler!
TÖVBE KAPISI AÇIKTIR!!!
Hayber’in fetih günüydü. Müslümanlar o gün, büyük bir zafer elde etmişlerdi. Zaferin ardından sahabiler Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in yanında, canlarını feda eden şehitleri bir bir anıyorlardı. Birinin adı zikredildiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.s), o kişi hakkında şöyle buyurdu: “Hayır! Ben onu kamu malından çaldığı bir hırka ile cehennemde gördüm.”
Müslim, İman, 182
KAMU HUKUKUNU ÇİĞNEMEK; ŞEHİTLİĞE ENGEL VE CEHENNEMLİKTİR!!!
Allah Resûlü (s.a.s) bu sözleriyle bizlere; kamu hakkını çiğnemenin Allah yolunda ölen bir kimsenin şehit olmasına engel olacak derecede büyük bir günah olduğunu haber vermektedir!
Kamu hakkı, kamu malı; ‘Hukukullah’tır; Allah’ın hakkıdıır!
Rabbimizin bizlere emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak, Müslüman olmanın bir gereğidir. Kamu hakkına ihanet etmek; sadece bir haksızlık değil, aynı zamanda bir zulümdür.
Kamu malı ise; topyekûn bir milletin ortak menfaat alanıdır. Kamu malı; sadece hayatta olanların değil, henüz doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, bütün muhtaçların, garip gurebanın da hakkıdır! Haramdır!
Kur’an-ı Kerim’de ‘Gulûl’ olarak isimlendirilen hazine, kamu, belediye, vakıf ve dernek mallarına el uzatmakla ilgili olarak Yüce Rabbimiz,
“…Kim, kamu malına ihanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı, boynuna asılı olarak gelir...”Âl-i İmrân, 3/161. buyurmaktadır. Kamu hakkı ihlallerini ve Hazineye, vakıflara, derneklere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait menkul veya gayrimenkulleri zimmete geçirmek, işgal etmek ya da vasıflarını değiştirerek gayr-i meşru kazanç sağlamak ateşten bir korla karnı doldurmaktır!
Bu hususta Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Hiç kimse hakkı olmayan bir karış toprağı bile almasın! Eğer alırsa, kıyamet gününde Allah yedi kat yeri onun boynuna dolar.” Müslim, Müsâkât, 141.
Kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak!!!
Kamu hizmetlerini sunarken insanlar arasında ayrım yapmak, tanıdığı kişilere öncelik vermek, çalışma saatlerinde şahsi işlerle meşgul olmak, hak hukuk tanımamak günahtır. Yaptığı iş karşılığında aldığı ücretten başka, hak etmediği bir ücret hediye talep etmek harama el uzatmaktır.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “Bir kimseyi bir işte görevlendirip yaptığı işin karşılığı olarak ona bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey emanete hıyanettir.”
Ebû Dâvûd, Harâc, fey’ ve imâre, 9,10.
Hediye kisvesine bürünen her türlü çıkar ilişkisi, cehennem ateşinden bir parçadır.
Bir kişinin yapabileceği bir iş için birden fazla kişiyi işe almak kamu kaynaklarını israf etmektir. Torpil yapmak ve yaptırmak, adam kayırmak ve kollamak, Haramdır!
Elektrik ve suyu kaçak kullanmak, toplumun tamamının malına el uzatmaktır, haramdır. Devletin; tarımda, hayvancılıkta ve ticarette verdiği destekleri amacı dışında kullanmak, kamu hakkını ihlal etmektir, günahtır.
Daha fazla destek almak için olmayan tarlaları varmış gibi beyan etmek ya da vasıfsız tarlaları vasıflı göstermek,büyük bir haksızlıktır, zulümdür.
Değeri düşsün diye çiftçinin ürününü tarlada bekleterek gerçek fiyatının altında almak, fiyatlar artsın diye karaborsacılık ve stokçuluk yapmak, haksız yere milletin malına el koymak, ihtiyacı olmadığı halde sosyal yardım almak haramdır!
Naylon fatura ile vergi kaçırmak, sahte belgelerle mal beyanını düşük göstermek, vergi imtiyazını istismar edip bunu bir rant kapısına çevirmek kamu hakkını gasp etmektir, haramdır.
Menfaat elde etmek için rüşvet alıp vermek ise Allah’ın lanetine müstahak olmaktır! Haramdır!
Nitekim Peygamber Efendimiz “Allah’ın laneti RÜŞVET verenin de alanın da üzerine olsun.” İbn Mâce, Ahkâm, 2. buyurmaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
“Kamu malından haksız kazanç sağlayanlar için kıyamet günü ancak cehennem azabı vardır.” 6 Buhârî, Farzu’l Humus, 7.
İSLAM’İ BİR TEBLİĞ!!!
Başta siyasiler olmakla, kamuda çalışanlar ve bütün İslam ümmeti ve nefsimizi bir kere daha empati yapıp açık olan tövbe kapısından içeri girerek beyaz sayfa açmaya Tebliğen davet ediyorum..! Vesselam
Kaynak:TC, DİB Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü