2023 öncesi, 15 Temmuzlarla ilgili son uyarılarımız!
2016’da konuya vakıf bu sahada malum paralel yapının içinde etkili görevler yapmış ve dünyadaki en çok bilgiye sahip isimlerin ifşaatlarına ve Cumhurbaşkanı’nın talimatına rağmen altı yıldır bu yapı hâlâ çözülemediyse Türkiye Cumhuriyeti devleti ve ilgili kurumları paralel yapıların etkisi ve kontrolü altındadır diye düşünmemek elde değil!!?
Sadece Sayın Cumhurbaşkanı direniyor diye düşünüyorum..!
17-25 Aralık, Gezi Olayları ve 15 Temmuz’da gelinen süreçte, İstanbul’da Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Devlet Bahçeli’nin konuşmaları, meydandaki kalabalıklarla 15 Temmuz’u anma etkinliklerinde çok şeyler gördük ve duyduk ve medyadan o günleri yaşayanların ifşaatlarını okuduk televizyonlarda dinledik ve daha neler neler gördük?!
Bundan sonra ülkemizde, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı Hükümeti’nin destekçisi Devlet Bahçeli’nin dışındakilere bir söz söylemenin fayda vermediğine inananlardanım!
6 yıldır ihbar hatlarımıza gelen fotoğraflar, görüntüler, konuşmalar, videolar; artık kalbimizi, ruhumuzu acıtmaya başladı! Geleceğimiz olan çocuklarımızla ilgili son derece vahim ve önü alınamayacak hadiseleri zaman zaman sizinle paylaşmak ve yazmanın artık faydası olduğu kanaatinde değilim..!
Yazmamızın tek sebebiyse, ilâhi nazarda vazifemizi yaparak, vebalden kurtulmak! Biliyoruz ki, Ruz-i mahşerde sorulacak: “Verdiğimiz ilim ve imkânla neler yaptın..??!!” İnşallah gayretlerimize mukabil; “Yaşadıklarımızı tarihe kayıt düşüp, emri bil ma’ruf ve nehy-i anil münker yaptık” diyebilmek için tüm gayretimizle çalışmaya devam ediyoruz!
Doğrularımızı, Hakk’ın hatrını âli tutarak bildirdik, ömrümüz yettiğince de ilmimizin zekâtı kabilinde paylaşmaya devam edeceğiz. İnşallah bu ulvî davamızdan bizi “düşmanlarımız!?” alıkoysun ve engellesin..!?
Evet, 6 yıldır FETÖ, FETÖ gidiyor..! Ya hu, FETÖ bugünün hadisesi değil ki!! 1967’lerde Türkiye’de siyaset yapmak isteyen, bizim de defalarca görüştüğümüz siyasetçilerin bile “Efendim sizinle iş birliği yapalım ve siyasi mecra oluşturalım..!” diyene Fetullah Gülen; “Hayır! Bizim yolumuz siyasetle iktidar olmak değil. Yolumuz, devletin içinde anaokuldan ilkokula, ortaokuldan liseye, üniversitesinden yetiştirdiğimiz insanlarla yüksek farkındalıklı, akleden, düşünebilen insanlarla kadrolar yetiştirmek. Biz eğitim hizmetindeyiz…” gibi reddiyeleriyle kurulan partilerle geldiğimiz nokta belli..!
Fetullah Gülen hedefine ulaştı mı..?!
Bunları tarih biliyor, konuşanlar da konuşuldu..!
PERŞEMBENİN GELİŞİ,
ÇARŞAMBADAN BELLİDİR..!
Eğitim sistemimizin hâlâ Fulbright modeline maruz bırakılması, burada ismini vermek istemediğimiz aynı yapının elemanlarınca idari görev tanımlarının yapılması, sağlıkta tamamen DSÖ’ye teslimiyet, belediye ve yerel yönetimlerde ayyuka çıkan rüşvet-korupsiya hadiseleri, bilhassa tarımda belli handikapların aşılamaması, yangın ve sel gibi felâketlerdeki tedbirsizlikler,
Devletin soğana patatese muhtaç edilmesi spekülatif davranışlar alınmayan tedbirler.. vs “devlet ebed müddet!” anlayışına yakışmayacak tavırlardır!
Liyakat ve ehliyetin çok geri planlara düştüğünden, mutlaka bir “yeniden diriliş”le bütün şaibeli olay, kumpas davaları, devlete çöken “Fetö Borsası” ve gizli kalması gereken yerler dışında “tüm bilinmesi gerekenleri açıklayan 15 Temmuz Meclis araştırma raporları”yla, haksız yere görevden alınanların ve alınmak istenenlerin dosyaları yeniden incelenip, haklıya hakkı verilerek; haksızlar için de gereğinin yapılması gerektiğini düşünenlerdenim!
KALEM KIRILDI; SADECE ‘TUZ’ KOKMADI!
Türkiye’de tek başına yalnız bir mücadele veren Dünya mağdur ve mazlumlarını umudu Cumhur İttifakı lideri Sayın Cumhurbaşkanımızı, tek koruyucu olan Allah’ın korumasına havale ediyoruz!
Sözün tamamı, ahmaklara söylenir..!
Gelinen noktada görüldü ki Türkiye Cumhuriyeti’nde devletin içinde ve dışında görev yapan A’dan Z’ye herkes bu işe bir yerinden bulaşmış veya bulaştırılmış..!
Tabii ki işadamı görünümlü menfaat çeteleri de bundan ayrı değil!
Herkes yaptığının cezasını dünyada çekmese ahirette çekecek!
Peki, siz ne yapardınız diye sual edenlere de, atalarımızın yolu “Kızıl Elma-Türk-İslâm Birliği” noktasında, geleceğe yatırım adına ilk elden, henüz aileden anne karnında haram yemeden yetiştirilen fikri ve vicdanı hür nesiller yetiştirirdim!
Rabbim, bütün ömrümüzü adadığımız bu fikriyata kavuşmayı nasib etsin, amin.
Son sözü bir dahaki yazıda paylaşacağım!
Vesselâm.