• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Faruk
Ahmet Faruk
TÜM YAZILARI

Sosyal sigortalarda ölüm olayı sosyal bir risktir

01 Haziran 2016
A


Ahmet Faruk İletişim:

Sosyal sigortaların konusunu riskler oluşturur. Bu riskler; iş kazası ve meslek hastalığında olduğu gibi mesleki bir risk, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm halinde olduğu gibi fizyolojik bir risk ya da işsizlik halinde olduğu gibi sosyo-ekonomik bir risk olabilmektedir.

Sosyal sigortalara göre sigortalının ölümü, sigortalının sağlığında geçimini sağladığı geride kalan aile bireyleri açısından önemli bir risktir ve bu riskin ekonomik anlamda telafi edilmesi gerekmektedir. İşte bu anlayışın bir uzantısı olarak, sigortalının belirli bir süre sigorta prim ödemesi koşuluyla, ölümü halinde hak sahibi sayılan aile bireylerine ölüm aylığı bağlanması gerekecektir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sigortalının dul eşini, 18 yaşından küçük olan, orta öğrenim görmekte ise 20 yaşını yükseköğrenim görmekte ise 25 yaşını aşmayan ve sigortalı çalışması olmayan erkek çocuklarını, yine sigortalı çalışması olmayan ve yaşları ne olursa olsun, evlenmemiş, boşanmış ya da dul kalmış kız çocuklarını hak sahibi olarak nitelendirmektedir. Kanun ayrıca, medeni durum gözetmeksizin, sigortalı çalışması bulunmayan malul çocuklarını da hak sahibi kapsamına almaktadır.

AYLIĞIN BÜYÜK HİSSESİ DUL EŞE

Sigortalının prim gün sayısı aylık bağlanmasına yeter miktarda ise sigortalının ölmesi sonrası dul eşine yüzde 50 oranında aylık bağlanacaktır. 

Ancak aylık alan yetim çocuğun bulunmaması ve dul eşin sigortalı çalışmaması veya kendi sigortalılığına dayalı emekli maaşının olmaması halinde dul eşin ölüm aylık hissesi yüzde 75 oranında olmaktadır.

Sigortalının çocuklarının hissesi yüzde 25 oranındadır. Ancak ölen sigortalının aylık bağlanacak dul eşi yoksa yani sigortalının ölüm tarihinde çocukların anne ve babası arasında evlilik birlikteliği yoksa ya da dul eş daha sonra evlenerek aylıktan düşerse çocukların aylık hissesi yüzde 50 olacaktır.

ANNE-BABA İÇİN ÜÇ ŞART VAR

Sigortalının anne ve babası her halde hak sahibi sayılmamaktadır. Anne ve babanın gelirlerinin kişi başına düşen tutarı asgari ücretin net tutarı olan 1.177,46 TL altında olması yanında anne-babanın emekli veya dul-yetim aylığı yoksa ve artan bir hisse de varsa anne-babaya yüzde 25 oranında aylık bağlanacaktır. Hem anne hem de babaya aylık bağlanması halinde hisseler yüzde 12,50 oranında olacaktır. 

Anne-babanın yaşı 65’den büyükse diğer iki koşulun sağlanması halinde artan hisse bulunmasa dahi diğerlerinin yani dul eş ve yetim çocuğun hisselerinden indirim yapılarak anne-babaya da ölüm aylığı ödenecektir. 

HİSSEDEN BAĞIMSIZ ALT SINIR AYLIK VAR

5510 sayılı kanun, sigortalı hisselerinden bağımsız olarak bir de alt sınır yani en düşük aylık uygulamasına yer vermek suretiyle düşük ölüm aylığı bağlanmasının önüne geçmiştir. Buna göre, sigortalı için bir alt sınır aylık yani en düşük aylık hesaplanacak, hak sahibi bir kişi ise bu aylığın yüzde 80’i iki kişi ise yüzde 90’ı hak sahibi aile bireylerine ödenecektir.

Konunun anlaşılır olması adına bir örnekle anlatım yapalım. Hali hazırda 2.000 TL emekli maaşı almakta olan sigortalının öldüğünü aylık bağlanacak eşi ve çocuğu bulunmayıp anne ve babasına aylık bağlanacağını varsayalım. Normalde hisselere göre anneye bağlanacak aylık 250 TL, babaya bağlanacak aylık 250 TL hesaplanmakla birlikte anne ve babaya alt sınır aylığın yüzde 90’ı ödeneceğinden, annenin aylığı 570,17 TL, babanın aylığı 570,17 TL olmak üzere toplamda 1.140,34 TL ödeme yapılacaktır.  

Aylık alanlardan bir aile bireyinin aylıktan düşmesi halinde hissenin artırılması veya alt sınır aylık ödenmesi adına SGK Müdürlüğü’ne müracaat edilmesi gerektiğini de özellikle belirtmek isterim. 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23