• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Faruk
Ahmet Faruk
TÜM YAZILARI

Güzel bir uyum: AK Parti ve sosyal politika

18 Mayıs 2016
A


Ahmet Faruk İletişim:

28 Şubat zulmünün zirve yaptığı yıllar. Yapılan seçim bir koalisyonla sonuçlanmış. Türkiye için kâbus dolu bir üç buçuk yıl başlamış. Derinlerin koalisyonu. Döviz kuru bile Başbakanın öksürüğüne endeksli. Arada büyük bir ekonomik kriz, yoksul kesim her geçen gün daha da fakirleşiyor. Bir gecede borcunuz ikiye çıkmış dersek daha iyi anlarsınız.

 2002 Yılı sonları, beklenmeyen bir erken seçim ve Türkiye için tünelin ucu görünüyor. AK Parti tek başına iktidar. Yapılacak çok iş var. Türkiye’nin önünü açacak hamleler sosyal politik tercihlerle mümkün.

SOSYAL POLİTİKA 

AK PARTİ’YLE ZİRVE YAPTI

Kurulan AK Parti hükümetinin yaptığı ilk icraatlardan biri, enflasyon karşısında ezilen, ezdirilen emeklilerin aylığını yükseltmek. Anlaşılıyor ki, gelenek devam edecek, bu zam rahmetli Erbakan Hoca’dan sonra emekliye verilen en büyük zam. Verilen zam oranı bazı emekliler için yüzde 50’ler seviyesinde. 

Hatta bu zam öyle hayati ki; günümüzde SSK emekli maaşı ile Bağ-Kur emekli maaşı birbirine bu denli yakınsa, işin sırrı bu zamda gizli. Çünkü 2003 yılı için verilen 100 TL seyyanen zamdan yeni emekli olan da yararlanıyor. Şayet Bağ-Kurdan emekli olacak kişinin 1 Ekim 2008 sonrası prim günü yoksa bu yıla ait 100 TL tutarın günümüzdeki karşılığı 336 TL. 1 Ekim 2008 sonrası gün varsa 336 TL tutarındaki bu zam maaşa oransal olarak yansımakta. Sadece emeklinin maaşını yükseltmek yeterli olmayacak elbette. AK Parti Hükümeti, fakir, fukara, yoksul ve gariplere yönelik sosyal politikalar geliştirmek üzere yola çıkmış nasılsa. Önce muhtaç engellilere sigorta primlerinden bağımsız olarak üç ayda bir maaş bağlanması hayata geçecek, ardından ağır engellinin bakımını üstelenen kimselere evde bakım parası adı verilen maaş ödemesi başlayacak.

BİR BAŞARI HİKAYESİ: 

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM

Sağlıkta dönüşüm programı mı, başlı başına bir başarı hikayesi. Daha önce, SSK’lılar devlet hastanelerine, Bağ-Kur’lular SSK hastanelerine gidemezken, bütün sağlık kurumları Sağlık Bakanlığı altında toplanacak ve dileyen dilediği hastanede tedavi olabilecek. Bir ileri aşamada ise ilave ücret ödemesini yapmak şartıyla herkes özel hastanelerden de yararlanabilmekte. Her vatandaşın bir aile hekiminin bulunması, aşı gibi temel sağlık yardımlarının ücretsiz olması, gerekmesi halinde evlere sağlık hizmeti vermek üzere sağlık personellerinin gitmeye başlaması. Eczanenin ilaç vermediği sigortalıdan, toplumdaki tüm bireylerin her türlü sağlık giderinin devletçe üstlenilmesi. Bütün bu uygulamalar da sağlıkta dönüşüm projesinin bileşenleri.

Tarihler 2006 yılını gösterirken bu defa sosyal güvenlik kurumları birleştirilerek tek çatı uygulamasına geçildi. Artık sigortalı ayrımı yok ve her ilde kurulan SGK müdürlükleri, sigortalılara hizmet sunmaya başlamış. Arada temel bir sosyal güvenlik kanunu çıkarılmış olsa da Anayasa Mahkemesi o bildik gerekçelerle kanunun önemli bir bölümünü iptal etmiş. Bu nedenle kanunun yeniden revize gerektiğinden kanun ancak 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girebiliyor.

HERKESİN SAĞLIK 

GÜVENCESİ VAR

5510 sayılı Kanunun 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte her vatandaş sağlık yönüyle devletin koruması altında. Geliri olmayan veya düşük olanın yani kişi başına düşen gelirinin aylık tutarı 549 TL altında olanların genel sağlık sigorta primini devlet ödemeye başladı. 

Sosyal güvencesi olmayıp geliri olanlar ise 65 TL’den başlamak üzere genel sağlık sigorta primi ödeyerek hem kendisi hem de aile bireyleri sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkını elde ediyor. 

 Bu uygulamanın ne denli hayati olduğunu sağlık sorunu yaşamayan bilmez. Kim bilir? Kılıçdaroğlu’nun SSK genel müdürü olduğu dönemde, sağlık tedavi gideri fazla olduğu için gerçekten SSK’lı olarak çalışmış mı diye peşine SSK müfettişi takılan diyaliz hastaları bilir. Allah bizi hasta vatandaşını ölüme terk eden böyle genel müdürlerin şerrinden muhafaza edip, abdestli sokağa çıkmayan Kilis valisi gibi bürokrat sayısını artırsın. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23