--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ve kasım ayı da geldi

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
76

Biz bugün, yani 1 Kasım 1928’de bir “Minor reset” yaşadık. Bakın İsmet Paşa (‘Paşa’ demek yasak, biliyorum efendim. Biliyorum ‘Efendi’ demek de yasak). Biliyorsunuz “Şapka” giymek de mecburi. Ama üniformalılar dışında giyen kaç kişi.

Bugün Harf Devrimi’nin yıl dönümü, 3 Kasım’da ABD seçimleri var. 4 Kasım AİHS’nin 70.yılı. 

Biliyor musunuz, bizim sınır komşularımızın hiçbiri harflerini değiştiremedi. İşgale uğradılar yine değiştirmediler. İşgal yıllarında zayıflayan harflerine geri döndüler, Azerbaycan hariç. Güney Azerbaycan Farisi alfabesi kullanır. Azerbaycan da bizi takip etti, ama yine de harflerinde bazı farklılıklar mevcut. Mesela Yunanlar, Bulgarlar, Gürcüler, Ermeniler, Farisiler, Araplar, Yahudiler kendi alfabelerini kullanırlar.

Harf Devrimi ile gelen “Türk alfabesi” değil, Latin Alfabesidir. Fatih Bizansı / Doğu Roma’yı Latin işgalinden kurtardı, ama Harf devrimi ile Latin askerleri topraklarımızı değil ama alfabesi kafamızı işgal etti. 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı “Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun”un kabul edilmesi ile yeni bir süreç başladı. Hem de aniden ve hiçbir hazırlık, altyapı olmadan. Bir toplum bir gecede okur-yazar olmaktan çıkartıldı. Latin alfabesinin kabul edilmesi ile Osmanlıca, Arapça, Farsça bütün yayınlar toplatılmaya başladı, kütüphaneye girişler yasaklandı.

İnkılapların hiçbiri Osmanlıya yeni bir şey getirmedi. Hepsi vardı. Devrim ya da inkılap dedikleri şey aslında İslami olanın yasaklanması idi.

İsmet İnönü bu konuyu şöyle açıklar hatıratında: “...Harf inkılâbı bir okuma yazma kolaylığına bağlanamaz. (...) Harf inkılâbının bizde tesiri ve büyük faydası, kültür değişmesini kolaylaştırmasıdır. İster istemez Arap kültüründen koptuk. Arap kültürünün ve Arap dilinin tesiri hakkında yeni nesiller bizim kadar fikir edinemezler.” 

Aslında Arapça harfler, Osmanlı’da bir “Hat sanatı”nın doğmasına da vesile olmuştu. Hatta deniyordu ki, Kur’an Mekke’de nazil oldu, Kahire’de okundu, İstanbul’da yazıldı. Hat sanatı beraberinde tezhibi getirdi. Kâğıdın ve mürekkebin kalitesini artırdı. Ve bütün bunların üzerine bir gecede yok edildi. “Eskiyi unutacaktık”. Okullarda “on yılda on beş milyon genç yaratılacaktı”.

Harf inkılabı ile din, tarih ve gelenek arasına bir duvar örüldü. Hâlâ bu duvar yıkılmış değil. Berlin duvarından daha müstahkem bir duvar oldu. Hâlâ arşivlerimizden yararlanamıyoruz. Zaten bu darbenin ardından dil devrimi geldi. Genç cumhuriyetin İstiklal Marşı’nı bile genç nesiller okuyamaz oldu. Kemalistler Nutuk’u okuyup anlayacak durumda değil artık. Çünkü “az zamanda çok işler başarmışlardı”. İlk dönem alfabelerini bulup bir baksanız, o ilk birkaç yıl öyle komik şeyler olmuş ki Mesela “Kâr” diye yazmıyorsunuz “Khar” yazıyorsunuz. Bugün “Mekteb diye yazdığımız kelimeyi o gün “Mekhteb” diye yazıyorlardı. 

Necmeddin Sadık’ın “Türk Alfabesi” isimli kitabının kapağında Mustafa Kemal’e atfen şöyle denir: “Büyük taarruza karar verdiğim zaman İsmet paşaya: Göreceksin neler olacak demiştim. Şimdi size söylüyorum: Göreceksiniz neler olacak”. 

O dönem yayınlanan karikatürlerde, İslam, Müslüman, cami, hoca, Arapça harflerin horlandığını, aşağılandığını, tekmelendiğini görürsünüz.

Neyse “Minor Reset” dönemi geçmişte kaldı. Artık gençler emojilerle haberleşiyor. Nesnelerin iletişiminden sonra düşünce nakli söz konusu olacak. Ses nakli zaten şimdiden uygulamada. “Yeni normal” dönemde, bırakın harfi, dil de kalmayacak sanki. Great Reset, insanların cinsiyetlerini bile “Gender” ile resetlemeye kalkışıyor şimdiden.

Covid’le başlayıp, korku pandemisine dönüşen ve aşı ile devam edecek sürecin ilk etabı tamamlanıp, derin uykudan uyandığımızda, insanlık tarihi için gerçi dönüşü çok zor olacak bir sürecin içinde bulabiliriz kendimizi.

Dil değişirse, her şey değişir. Her şey değişmişse dil de değişir.

Dil bizde 3 anlama gelir, ağızdaki bir organımız, kalp ve lisan. Ciğerden gelen hava ses tellerinde sese dönüşür, harf o seslerin resmidir. Onu şiir yapar duygu yükleriz, ona derinlik, anlam, ahenk, renk katarız aklımızla. Notaya dönüştürürüz, makamla bir ahenk veririz ona. Sahi siz, Dede Efendi o notaları nasıl yazıyordu biliyor musunuz? Do, re, mi, fa, sol biliyorsunuz da, 24 çift ses var Osmanlı musikisinde, kaçını biliyoruz bunların. Aruz vezninde hiç şiir yazmayı denedik mi? Tamam Stenoyu duymuş olabilirsiniz ama, Siyakatı duydunuz mu? Sahi, rakamları niye Romen rakamına çevirmediler acaba. Sanırım batılılar da İslami olanı kullandıkları için, ama biz ilkokuldayken Romen rakamlarını öğretirlerdi. İtalik, Bold, Gotik, Times harf karakterini biliyorsunuz da, Celi, Sülüs, Kufi,  Nesih, Rika, Tevki, Talik, Divani, Müsenna, Reyhani, Talik, Muhakkak duydunuz mu? Cami cemaati olarak bizler, tarihi bir camideki hattı sanat olarak tanıyıp, metin olarak okuyup, mana olarak anlayabilir miyiz? Politikacınızın, Prof’umuzun, sanatçımızın, STK temsilcimizin böyle bir derdi var mı? Hicri ayları bile sayamaz hale geldik ya hu. Bilmediğimizi de bilmiyoruz. Bilmek için de bir çabamız yok.

Minor Reset bile aklımızı başımızdan aldı. Great Reset sonrası ne olacak. 

Selam ve dua ile. 

 

Yorumlar

(76)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Volkan

3 Kasım 2020 10:17

Ne de güzel oldu, pek de güzel oldu, çok da güzel oldu Latin alfabesi. Bakınız, meramımı pek de güzel ifade edebiliyorum. Yazdığım elif harfi "a" manasına mı geliyor "e" manasına mı bunu çözmekle kafa yormuyorsunuz. Gerçi yeni nesil okuduğunu anlama konusunda zorlansa da siz demek istediğimi bittabi anlamışsınızdır.

vaayy be

2 Kasım 2020 12:03

Handan Kızılay, 'eğer' giyecekseniz manasında söylenmiş..İsteyen giyer istemeyen giymez diyerek de meseleyi basitleştiremezsiniz.Olmuş olanları, unutturamazsınız.Görüyorsunuz, bu dünyadan canlı çıkabilen, yook!Dolayısıyla, bazı dert, problem ve hakların çözüm yeri:AHİRET...

Kimse nedense

2 Kasım 2020 10:38

Osmanlınin alfabeyi arapca yapip da neden bu alfabeyi, okumayı yazmayı öğretmedigini, arapcayi anadil yapmadigini veya hiç degilse ikinci dil olarak millete ögretmedigini sorgulamiyor da varsa yoksa harfimiz degisti de kimliksiz kaldik ezberini papagan gibi tekrarliyor papaganlar bile arada ezber degistirir insaf yahu. Kendimiz çok okursak bu analizleri yapma kabiliyetimiz gekisir. Birinden duydugumuzla kalirsak iste o ingiliz, amerikan himayeli misirli kiptizadelerin ( hristiyan donmelerin) dediklerine inaniriz. Kabul ediyorum Bazilari cok iyi rol yapar, agzi laf yapar din iman sanli tarihimizi kullanir, gerekirse aglar inandirir e bunlari yapmasa nasil inandirsin. Ama çok okusaniz bunlarla bile kandiramazlar sizi emin olun.

21. Yuzyil bilgi çagında

2 Kasım 2020 10:07

Ezberlerinizi sorgulayın kardeşim artık. Bilgi caginda cehalet kader değil, tercih oluyor artık. Yoksa gelecek yuzyillarida iskalayacaksin millet olarak. Dil, lisan ile harf aynı sey değil, konustugun dille edebiyatınin , tarihinin yazildigi dil ayni degildi yuzyillar boyunca, dinini ogrenecegin dil ile konustugun dil ayni degildi, olmamis yuzyillardir. Bunu bir turlü anlayamadigin, ayirt edemedigin icin ingiliz himayeli adi uzerinde mısırlı kıptizade (Misirli hristiyan donme) soyledi diye "harf degisti de tarihinden kimliginden koparildigini" zannediyorsun. Uyan artik.

Ne kadar çok cahil var

2 Kasım 2020 09:35

Alfabe arap alfabesiyken de Kurani kimse okuyamiyordu, bilemiyordu dinini. çunkü 600 yil cihana hukmeden guclu buyuk imparatorluk kimseye okuma yazmayi da, arapcayi da ogretmemisti kardesim daha bunu anlayamiyorsunuz ki, bu durumdaki bir milletin harf devrimiyle tarihinden koklerinden koparilamayacagini nasil anlayacaksin. Osnanlida Yazili eserler de hep farsca, arapca agirlikli yazilmisti. Okuma bilseydinde farsca, arapca bilmedigin icin zaten yine o kitaplari, tarihini okuyup ogrenemiyordun. Cunku biz Turkler öz Turkce konusuyorduk Osmanlida. Arapca farsca ogretmedi Osmanli millete nedense????,??

Ismail

2 Kasım 2020 01:58

Ne kadar yunan harflerini seven varmis yunlilar polatliya kadar geldiginde turk milleti cani pahasina mucadele ederek yunalilari topraklarimizdan cikartik amma kulturel olarak isgal olduk bin yillik kulturel baglari bir kilic darbesiylen koparildi beniksiz kultursuz ciblacik ortada kaliveridik yani mucadelede kazandiklarilarimizi masada yes olarakveriverdik ustelikte harflerinide kabul ederek percinlestirdkk

Kadir bdşhoruz

2 Kasım 2020 00:13

sayın dilipak kasım ayı geldi dedinniz hatırlamış olduk. birden ona kadar say deyince. bir arkadaş on kasımda çok aglayacakmış atam kalk diye haykıracakmış her yapra dökülüşü, mevsim güz yol olusa düz hhep beraber millet olarak hedefe yürürüz mevsim olsada güz biz imanlı gönülleriz.

Kadir başhoruz

1 Kasım 2020 23:46

harf devrimi yapmadan halkını cahil bırakmadan isteyenne bir başka dil corunlugu yada teşfik olabillirdi, diyelim harflerimiz la tince. deseniz harler olacak çince sevinmezdiniz bence.

Fatih

1 Kasım 2020 22:45

Sayın Dilipak,dilimiz değişmedi alfabemiz değişti.Sanki alfabemiz değişmeden önceki gün atomu parcaliyorduk da bir gecede cahil bırakıldığımiz için mi bunda muvaffak olamadık. 

Rasatcı

1 Kasım 2020 20:51

Yaw gözünüz kör mü, kulağınız sağır mı? Baksanız ya, harf inkilabından sonra milletçe ve devletçe batı dünyasını solladık; onlar Ay'a füzeyle giderken, biz Mars'a yaya gidiyoruz(!)...

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle