--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Metodik Kemalizm

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
70

Herkes Kemalist oldu. Bunlar “Çakma Kemalist” olduğu için “Kamalizm”in ne olduğunu, ne anlama geldiğini bile bilmezler. Bizim “Yeşil Kemalistler” de gerçekten Kemalist olduklarını sanmıyorum. Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye adına nasıl “Halife ve Hakan efendimiz” diye Vahdeddin’e mektup yazıyorsa, bizimkiler de Mustafa Kemal’e aynı şekilde davranıyorlar.

Milletvekilleri, belediye başkanları ve malum zevat 19 Mayıs’ta yine döktürdü.

Kim Mustafa Kemal’in hangi resmini kullanıyor ona bakın. Fötr şapkalı, başı açık, kalpaklı, kasketli, ne ararsan var. Sosyalistler Mustafa Kemal’in Bursa nutkundan yola çıkar, bizimkiler Balıkesir hutbesinden yola çıkarlar. Herkes Mustafa Kemal’den kendine uygun bir açık kapı bulur.

Bizimkilerin Kemalistliği tam çakma, akıllarınca “Reel Politik” yapıyorlar. Oportünistçe yaklaşıyorlar. Pragmatik açıdan yaklaşıyorlar. Hani icabında bizim Yeşil Kemalistler başörtülerinin üstüne fötr şapka bile takabilirler. Onlar böyle davranınca bir takım gençler de bunu sahici zannediyorlar. Yarın iş işten geçtikten sonra onları kim nasıl geri dönmeye ikna edecek. Anlayacağınız bizimkiler dönüştürelim derken dönüşüyorlar. Akıllarında bir yandan Kemalistlerin şerrinden emin olacaklar, öte yandan Kemalizm etiketinin altını İslam’la dolduracaklar. Haydar Baş, Mustafa Kemal’i Ehli Beyt geleneğinden gelen hafız bile yaptı.

Bu ayıp, aynı zamanda Atatürkçülerin ayıbı. İnsanları zorla Atatürkçü yaparsan işte böyle olur. Buradan ne İslam çıkar ne Atatürk. “Türk’ün yeni Amentüsü”nden söz edenlerle, Mustafa Kemal’i yarım ilah ilan edenlerle, dinde reformcularla “İslamcı”lar nereye kadar gidebilir ki.

Cumhuriyet gazetesi bir dönem “İslamcılık” yaptı ne oldu. Bunlar “Politik münafıklık” olarak zihinlerde acı bir hatıra olarak kalır. 1953’te Cumhuriyet gazetesi fethin 500. yılı dolayısı ile yayınladığı eklerinde “Ayasofya”yı cami ilan etmişti. “Ravzayı murad’da bir gül-i Muhammedi açtı” diye manşet atmışlardı. “Türk İstanbul’un üstünde İslam’ın Mührü Camilerimiz”, “Türbe ziyaret adabı”. Ne günlermiş o günler. Düşünebiliyor musunuz, tarikatlara göre sarık nasıl sarılır, kimin cübbesi nasıldır, hangi şeyh nasıl bir asa kullanır. Hangi camide hangi tarikatın zikir halkaları var.

Önce Hitlerci olacaksın, sonra sosyalist, ardından Amerikancı, derken Şeriatçı, sonra da kalkıp “Ben Atatürkçü Değilim” diye yazacaksın! Atilla İlhan da o zaman sorar tabi “Hangi Atatürk” diye!

Cumhuriyet böyle yapıyorsa, bizimkiler niye yapmasın ki! Dün Hitlerin doğum günü partisine heyet gönderenler, faşist Mussolini diktatörlüğünü “Terbiye diktatörlüğü” diye selamlayanlar, bugün kalkmış Demokrasicilik oynuyorlar. Öte yandan; “Tek Adam”, “Tek Parti”, tek kişinin hazırladığı aday listesi ile girilen seçimler. Açık oy, gizli tasnif. Mecliste tercüme yasalar gerekçesiz olarak getirilip, müzakeresiz bir biçimde oy birliği ile kabul edildiği, muhalefet edenlerin İstiklal Mahkemesi’nde soluğu aldığı bir “Demokrasi” bu! Mahkeme, bırakın hukuku, kanuna bile bağlı kalmak zorunluluğu yok. Kararı kanun sayılıyor. Savcı yok, avukat yok, temyiz yok. Tek celsede yargılama yapılıyor, kâğıt, kalem, mürekkep kalmayınca sözlü karar tefhim ediliyor ve infaz gerçekleştirildikten sonra, karar daha sonra kaleme alınıyor.

Kemalist geçinen birileri bu manzara karşısında sadistçe bir zevk mi alıyor ya da midesi mi bulanıyor bu manzara karşısında. Utanç verici bir durum bu. Bu çağdaşlık filan değil. Bu durumun kimseye faydası yok.

Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı diyorlar. Yunan İzmir’e çıkıyor, Mustafa Kemal Samsun’a oradan Erzurum’a, Sivas’a gidiyor. Mustafa Kemal Samsun’a çıkmadan bir ay evvel, Konfederatif, Başkanlıkla yönetilen, Anayasası, parası, pulu, meclisi olan Kars İslam Cumhuriyeti, İngilizler tarafından yıkılıyor. Mustafa Kemal’in okul sınıfında 30-40 kişi ile yaptığı müşavere tarih oluyor, Kars İslam Cumhuriyetinden haber yok. Mustafa Kemal, İstanbul’dan elinde Vahdeddin’in atama kararı ile biner kendine tahsis edilen gemiye, bir gruh subayla birlikte. Mustafa Sagir de var gemide. İstanbul’dan ayrılırken, İngiliz işgal kuvvetleri gemiye çıkar sayım yapılır, kayıtlar kontrol edilir ve seyir defteri mühürlenir. Bre insafsızlar o gemiyi ne yaptınız. Kim, niçin hurdaya çıkarttınız o gemiyi. Kime sattınız, parası nerede! Hadi bu haltı yediniz, geminin seyir defteri nerede!

Bu dünyada kim kimle beraberse ahirette de onunla hasrolunacak. Bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikati o gün bize gösterilecek, ama çok geç kalacağız! Ne diyeyim. Rıza Nur’un hatıratı ağır gelir de, Kazım Karabekir’in hatıratını okusanız biraz da.

Sahi Mustafa Kemal’in Selanik’te gittiği bize Şemsi Efendi Mektebi diye öğretilen Şimon Zwi Mektebi nasıl bir mektepti, o mektebin sahibi kimdi.

Yok, yok.. En iyisi siz Cumhuriyetin 10. Yıl albümünü bulabilirseniz, ona bir bakın, 15. Yıl albümü de olur. Keşke Türk Tarih Kurumu ya da CHP, tek parti döneminin bilgi ve belgelerini, yayınlarını bir toplasa da, bu tartışma bitse. Bizim Yeşil Kemalistlere gelince, kime benzerseniz onlardan olursunuz. Dönüştürelim derken dönüşürsünüz. Gayeye giden her yol meşru değildir. Kem alat ile Kemalat olmaz. Böyle davranarak, Allah’ı sizin emellerinize destek vermesini zorlayamazsınız. Herkes için bir uyarı: Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder. Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(70)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Seyit

29 Mayıs 2020 10:41

Sürekli geçmişin olumsuz yönlerini ortaya koyarak neyi düzeltebiliriz.. Toplumun bir kısmı Osmanlı döneminin bir kısmı Cumhuriyet doneminin en olumsuz yönlerini sürekli yazıyor... Hadi bölünelim ve daha fazla yazalım bunları.. Ülkemiz ve insanlarımız daha İslami ve mutlu mu olacaklar....

a ismail

29 Mayıs 2020 08:35

 İsmail .. lanetli Mecusi İranlılar aldatıp tıpkı şeytan gibi yalan söyleyip Kufe'ye gel biz seni otuzbin kişilik ordumuzla koruruz Yezid ten zorla kandırıp bütün seksen kişilik ehlibeyti yolaçıkarıyorlar oraya varınca dünyanın gelmiş geçmiş en kahpe milleti olan sapık lanetli Mecusi İranlılar hepsi kaçıp gidiyorlar o mübarek ehli beyti Hz Hüseyin i yezit in kılıçlarıyla başbaşa bırakıp arkasına bakmadan cehennem olup gidiyorlar kerbelanın tek sebebi ve katili dönek Alevi İranlılardır katliama onlar sebeb oldular... ey Yezid  siz kimi kandırıyorsunuz temiz insanlara müslüman lara iftira atarak neyi ispatladınız şimdiye kadar Çorum tokat Malatya Maraş olaylarını Türkiye'de darbe yapmak için kafir çete devleti ordusunun özel harp elemanları mit elemanları ki o zamanlar mit başkanları hep asker kökenli generallerdi ve NATO'ya bağlı askeri ve sivil eğitimli gladyo elemanları tarafından yapıldı ayrıca beşbin insan terör olaylarında katledildi darbeden sonra ise lanetli ajan agop öcalan Ermeni şeytan dölü bizzat şeytanist çete tarafından kendisine görev verilen mit ajanı lanetli Alevi Tuncelili Hüseyin yıldırım tarafından yetiştirilip yanına bol sayıda seytan kafalı takılıp müslüman Kürd halkını katl etmeye başlıyorlar kırk yıldır iblisin dölleri gerçek Kürtleri katl ediyorlar sapık  şeytan rejimin supabı oluyorlar ve Hale'n bu ajanlık görevini yapıyorlar bu lanetliler ve yalancı tayfaları müslümanlar yakında sizin karşınıza çıktığında ne korkma nede kaçma fırsatınız olmayacaktır Yezid ve deccal ve kafir..

Mustafa

29 Mayıs 2020 00:40

Sayın ABDURRAHMAN DİLİPAK CAĞRIMDIR 1978 de solcuların Atatürk e ettiği hakaretleri sağcılardan hiç duymadıydım hatta hiç duymadım . Ne oldu bilmem ama rusyada Gorbacovla kominizm dağılınca Almanya da Berlin duvarı yıkılınca o zamanın solcuları birden Atatürk cü oldular. Sayın Abdurrahman Dilipak bununla ilgili bir makale bekliyorum. Ne değişti ki Kominizm yıkılınca kominizmi savunanlar Atatürk cü oldular. Küfredenler den biri kabe sizin Anıtkabir bizim diyecek kadar ileri gitti.

Hangi

29 Mayıs 2020 00:14

Hangi islam sorusunu sorabilecek ve cevaplayacak bir babayigite ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kişi sayin dilipak olabilir.

Mustafa

28 Mayıs 2020 23:38

Gazeteci yazarın biri sözcü gazetesini bırakması için 5 milyon dolar teklif edildi, demiş. BANA 5 MİLYON DOLAR VERİN SÖZCÜ GAZETESİNE BAŞLIYAYIM . En az onlar kadar hatta onlardan daha çok ötekileştiririm.

tika

28 Mayıs 2020 22:59

Atatürk'ün izinden gidecek nesiller yetiştirmeye ömrümüz yettiği sürece devam edeceğiz.

Barış

28 Mayıs 2020 22:00

 Atatürk sonsuza kadar bizimledir 

Tata Tonga

28 Mayıs 2020 21:53

Bence Kemalistler, İslamı savunan islamcılardan daha Müslüman. 

Kemalist

28 Mayıs 2020 21:38

Sayın Dilipak ,her türlü saldırı yapılıyor, herkesime sonrada neden böyle oldu? neden? soy isim ve Atatürk'ün isim tercihlerinden sonra “Kamalizim “neden” Kemalizim” oldu? bunu anlattık,Atatürk'ün peşinden gidenler olarak Batı anlatımıyla...Atatürk'ün neden “Kamal”” Kemal olarak isim değişikliğini ,kimden esinlenerek bu isim değişimini yaptığını...asıl anlamayan kesim osmanlı'da lakaplar ne için kullanırdı...OSMANLIDA İSİM SOY İSİM KANUNU olmadığını bilmeyen cahil bir kesim , daha bunu bilmiyor ;,ama olmuş eleştirmen anlıyorsun ki ,boşu boşuna dil dök anlat adama ,neyi tartışıcam o adamla totaliter taraflı doldurulmuş kafa yapısı ile geçmişte defalarca anlattığımız sayfalarca konu , anlamadıysa bu anlatılanları ....(?)

Maraşlı

28 Mayıs 2020 19:59

Hocam Kemalizm ve tarihteki bu tür akımların temel felsefesi bir gurubun bu işleri rant kapısı haline getirmesidir. Herkes madalyonun diğer yüzü ne bakmaz. Ülkenin nasıl gayrimüslim ler tarafından yağmalandığı hiç konuşulmaz. Sürekli canbaza bak taktiğiyle millet söğüşlenir. Millet birbirini yerken arkadan malı götürürler. Ayrıca çürük bir temel üzerine ne kadar sağlam bina yaparsan yap asla ayakta kalmaz. Kemalizm olduğu müddet bu ülkeye şeriat ta getirsen boş

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle