• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
TÜM YAZILARI

Bugün bayram

20 Temmuz 2021


Abdurrahman Dilipak İletişim: [email protected]

Hac ve Kurban Bayramı. Bayramın 1. günü. Kardeşlerimin bayramlarını tebrik ediyorum. Bugünlerin uyanışımıza, dirilişimize, tevbe’ye vesile olmasını diliyorum.

Bir dost bir mektup göndermiş, Kanuni Sultan Süleyman’ın Yahya Efendiye, “İmparatorluğun zevaline sebeb olacak en büyük tehlike”yi sorduğunda aldığı cevabı aktarmış.

Bilirsiniz, bizim geleneğimizde “Def’i mazarrat celbi menafiden evladır.” Kötülükler yaygın bir hal aldı ve giderek yaygınlaşıp derinleşiyor ve fakat bu kötü gidişi önlemek konusunda kimse bir şey yapmıyorsa, o zaman anlatılan iyilikler, sadece kötülüğün görülmesini engelleyen bir perdeden başka işe yaramaz.

Korku ile umud tercihinde umudumuz korkularımıza galib gelir, ama tehlikeler karşısında mazarrat, menafiden öncedir. Zira dibi delik kova su tutmaz. Alim ve zahid de olsa, şoförlük ehliyet ve liyakatına sahip birinin şoförlük yapması durumunda öncelik onun ilmi ile ilgili değil, o konudaki açık ve yakın tehlike ile ilgili olacaktır. Onun için ehliyet ve liyakat dinden önce gelir. Devletin temeli adalettir. 

 Kanunî Sultan Süleyman’ın “devletin zevali”ne ilişkin bir sorusu üzerine, sütkardeşi Yahya Efendi bir tek cümlelik bir cevap gönderir: “Neme lazım!” Bunu açması istenince de “neme lazımcılık” ile ilgili şu notu gönderir: “Sultanım! Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şâyi olsa, işitenler de ‘nemelâzım’ deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryâdı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Âsâyişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlâl de böylece mukadder hâle gelir…”

Evet “Adalet mülkün temelidir. Barışın teminatıdır. Adalet yoksa gerçek anlamda barış da olmaz. Adalet olmazsa devletin temelinin sarsılması için düşmana bile gerek yoktur. Adalet yoksa zulüm vardır. Zulm ile abad olunmaz. Allah zalimlere, onlara yardım edenlere, hatta onlara karşı sesiz kalanlara yardım etmez. Onların işlerini sarp dağlara sardırır. Onlar “dilsiz şeytan” hükmündedir.

Adalet; yasa yapan, yasaya dayalı yönetmelik, genelge, yönerge, tamimleri yayınlayan, denetleyenleri de kapsar ve tabii yasayı uygulayan bürokrat, emniyetçi, savcı, hakim, yüksek yargı, yargıçları denetleyenleri, Hukukçu yetiştiren mektepleri, avukatları, adli tıbbı, bilirkişileri, süreçte rol alan herkesi kapsar. 

Bugün maalesef bu unsurların hemen hepsi ciddi bir zaaf, gaflet hatta bir kısmı ihanet içindedir. Ve toplum maalesef büyük ölçüde haksızlıklar karşısında susmayı tercih etmektedir. Hatta insanlar “gemisini kurtaran kaptan” havasında haklıdan yana değil, güçlüden yana tavır almaktadır. İşte bu Allah’ın gücüne gider. Onların iki yakası bir araya gelmez. Allah adaleti dağıtması gerekenlerin adaletsizliklerinin intikamını onlardan acı bir şekilde alır.

Bir okurum, İmam-ı Hanbel ile ilgili bir menkıba göndermiş. İmam Ahmed b. Hanbel (r.a) camide kendine sorulan bir soru üzerine “gerçek anlamda kör kimdir” konusu ile ilgili olarak şöyle der: “Kör, kıbleye yönelip de yetimlere ve fakirlere sırtını dönen kimsedir!”. “Kör, Allah için secde eden ama, kullarına büyüklenen kimsedir!”. “Kör, cami de, namaz da ilk safta, açların safında ve hakkı söylemekte ise kayıp olan kimsedir!”. Kör, her gün sadaka verebilecek durumda iken, bir gün sadaka veren veya hatta hiç vermeyen kimsedir!”. “Kör, yeme içme ile oruç tutan, fakat haramdan oruç tutmayan haramdan sakınmayan kimsedir!”. “Kör, Kâbe’de tavaf eden, ama fakirlerin etrafında tavaf etmeyi unutan onlara yardım etmeyen kimsedir!”. “Kör, namaz kılan, oruç tutan, ibadetini eda eden fakat sonra ticarette, alışverişte insanları aldatıp dolandırandır!”. “Kör, namaz kılan, namazı kendisine fayda vermeyen kimsedir!”. “Kör, dinde işine geleni alan, yapan fakat işine gelmeyeni terk eden kimsedir!” “Kör, her şeyi anlayıp bildiğini sanıp da, hiçbir şey bilmeyen kimsedir!”

Eskiden bizim Pendnamelerimiz vardı. Vasiyetnameler vardı ufkumuzu aydınlatan, babaların, dedelerin, ninelerin çocuklarına ve torunlarına manevi bir miras olarak bıraktıkları vasiyetnameler!.. Siyasetnamelerimiz, Fütüvvetnamelerimiz, Emannamelerimizin artık adını bile bilmiyor bırakın halkı, yöneticilerimiz bile. Kimse de öğüt/nasihat dinlemek istemiyor zaten. Bazı şeyleri duymak bile istemiyor kimi gençler. Toplum giderek sekülerleşiyor.

Bu bayram vesilesi ile kardeşlerimi uyarmak istedim, kendi nefsim de başta olmak üzere.

Bakın biz sadece kendimizden hesaba çekilmeyeceğiz. Biz alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmetiyiz. Yeryüzünden hesaba çekileceğiz. Bizim hiçbir mazeretimiz yok. Şeytanın ve onların dostlarının varlığı bizim ihmalkarlıklarımızın, günahlarımızın bahanesi, gerekçesi olamaz. Onların şusu var, busu var, bizim Allahımız var! O zaman ne gam! Ama Allah; cahil ve zalimlere, tefrikaya düşenlere, haksızlık yapanlara, fasıklara, münafıklara yardm etmeyecek.

Halimiz ortada. Adalet desem, malum. Ahlak, dürüstlük, o da malum. CoVID desen aslında anamızı ağlattı. Kader, rızık, ecel; kimsenin bu konulara imani açıdan baktığı yok sanki! Artık bir karar vermemiz gerek.. Selâm ve dua ile.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

TUVA

Ogrencilik yıllarımda bir hocam Turkiyede adalet bir kız isminden ibarettir denmişti.Şimdi yaşlandıkça yaşadıkça hocama hak vermeye başladım.
  • Yanıtla

mehmet şerif

Değerli hocam bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum.Ayrıca kurban bayramının milletimize ve tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Allahtan diliyorum.Her kurban bayramı bana Ibrahim Peygamberin Ismail a.s ile olan imtihanunı hatırlatıyor. O örnekte olduğu gibi Yüce Allahın c.c doğru fedakarlığın manevi ve maddi olarak nasıl olması gerektini göstermesi açısından çarpıcıdır.Millet olarak anlamamız gereken bir şey var. Millet bir vücut gibidir vücudun ciğerlerinde bir yara varsa (ya da diş ağrısını bilirsiniz) o vücut rahat edemez.Eğer düzeleceksek hep beraber olabiliriz.Bunun için de merhamete şevkate sabırla iyi amel işlemeye ihtiyacımız var.Temiz gıda temiz hava temiz toprak ve temiz su olmadan nasıl bedende esenlik oluşmuyorsa.Temiz bir kalp olmadan da insanoğlu düzelmez.Kalplerimizde Allah sevgisi Allahın rızasını kazanma arzusu olması dileğiyle..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23