--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bana inan, gerisini merak etme sen!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
33

Hayır, hayır.. Sakın kafayı kiraya vermeyelim. Düşünelim. Herkes, hepimiz yanılabiliriz, din adamı ya da ilim adamı.. Ve bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmiyoruz, Allah bilir. Hakikat ve gerçek aynı şey değil. Bakın bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikatini Allah bize öbür dünyada gösterecektir.

Kur’an-ı Kerim Allah’ın açıklanmış hükmünü ifade eder. Evet ona iman ettik. Bakın aynı kitabı okuyoruz da aynı ayetten farklı yorumlar çıkarabiliyoruz, bazan cahilce, bazan art niyetli.. Akıllı, dürüst insanlar araştırarak da farklı sonuçlara ulaşabilirler.. Tabii ki bunlar muhkem değil, müteşabih ayetler içindir. Muhkemler her zaman, her yerde, herkes için apaçık hükümlerdir..

Müteşabih konularda, kaynak, yöntem ve niyet/hedef doğru ise birbirimizin söylediğinin tam tersi bir sonuca ulaşsak da, sonuçta ikimiz de aynı derecede doğru kabul edilebilir.

Tabii bir konuda karar verirken, istişare ve şûra da yapmalıyız, birbirimizi dinlemeye, anlamaya da çalışmalıyız. Kaldı ki, günlük gündelik meseleler hakkında çok daha dikkatli olmalıyız. Siyasi, iktisadi, ideolojik, içtimai hadiselerin arkasındaki gerçeği bilmeden, sathi bir malumatla sonuca gitmek artık nerede ise mümkün değildir..

Artık “yeni normal” dönemde “artırılmış gerçeklik” denilen bir şey var, “sanal gerçek” diye bir şey var. Deepfake üzerinden “Algı operasyonları” yapıyorlar. Subliminal mesajlarla aklımızı çelebiliyorlar. Neuralinklerle artık beynimize bilgi yükleyip, beynimizdeki bilgileri silmekten söz ediyorlar. Bu kadar çok bilgi bombardumanı altında kişiler, küçük topluluklar bu Media devlerine karşı seslerini nasıl duyurabilirler.. Modern media konkav ve konveks (içbükey-dışbükey) aynalarla dolu bir sirk çadırına benziyor. Media ve eğitim kurumları hainleri kahraman, kahramanları hain gösterebiliyor. Birtakım dini önderler ve ideolojik liderler, yaşam koçları kitleleri ipnoz ederek kaçtıklarını sandıkları şeye doğru güdüleyebiliyorlar.

Birbirimizin görüşlerine, düşüncelerine katılmayabiliriz, ama istişare ve şûra yolunu kapatmamak gerek. Her zaman sırtını siyasete dayayanlar, bürokratlar ya da bilim adamları haklı değildir. Ama tezlerinde daha dayatmacı, agresif olabiliyorlar. Daha sabırlı olmalıyız. Birbirimizi dinlememiz gerek. Farklı düşünebiliriz. Birbirimizi kazanmamız için birbirimize saygı duymamız, güvenebilmemiz gerek. Belki bir gün yanıldığımızı anlarız. Akılsızca sözlerse dinlemeyin uzaklaşın. Ama sizin gibi düşünmüyor diye dışlamayalım birbirimizi. Farklılık bazan zenginliktir. Bazan az ve yalnız olanlar haklı olabilir. Pozitivistler, yani o akademik etiket taşıyanların çoğu, kendilerine ezberletilenleri tekrarlamayı, başkalarına tepeden bakmayı çok severler. Birileri için bilim, adeta dine karşı bir din gibidir. İlim dedikleri şeyin de bir felsefesi, ideolojisi ya da bir felsefe ve ideolojinin ürünü olduğunu gizlerler genellikle.

Din diyoruz, ideoloji diyoruz, politika diyoruz, Covid diyoruz, 5G diyoruz, derin güçlerden, ailelerden söz ediyoruz. Siz kendi gerçeklerinizi bu havuzdan damıtacaksınız. Dünya çok masum değil, Politikacılar, ideologlar, sermaye sahipleri, onların güdümündeki media ve STK’lar gerçekleri çarpıtmak için her yolu deneyecektir. Çok masum bir dünyada yaşamıyoruz.

Siz siz olun aklınızı kiraya vermeyin!. Kafirler, fasıklar, münafıklar, cahiller ve müfsit karakterli hainler ve ahmaklar bize bir haber getirdiklerinde, tahkik etmeden hemen inanmayalım. Sözü dinleyelim doğrusuna tabi olalım, yanlışına karşı çıkalım.. Sorusunu soralım ve cevabını arayalım. Evet, arayan Rabbini de bulur, eğer aklı ihtiraslarının esiri olmuşsa belasını da. Sonuçta hem birbirimize karşı sabırlı olmamız gerek, hem de hakikati arama yolculuğunda sabırlı olmamız gerek.

Ben Covid ya da daha birçok konuda, birilerinin çok itibar ettiği konularda çok farklı fikirler ileri sürebiliyorum. Ben bu fikirlerin misyoneri değilim.. Anlamaya çalıştığım, araştırdığım konulardaki düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum o kadar. İnanıyorum ki, söylediğim sözlerden ve yaptığım işlerden sorumlu olduğum gibi, söylemem gerekirken söylemediklerimden ve yapmam gerekirken yapmadıklarımdan da hesaba çekileceğim.“Bana inan, gerisini merak etme sen” demiyorum.. Düşün diyorum, oku, soru sor ve arayışını sürdür!. Daha akıllı, daha dürüst ve daha cesur olmamız gerek.

Hakikati arama yolculuğunda tartışmadan uzaklaşmamız gerek. Yüzümüzü Hakk’a dönmemiz gerek. Hakikat herkes için en iyi olandır. Hatta o gün, o konuda senin aleyhine gibi olan bir konuda bile, merkeze kendimizi değil, hakkı, hakikati koymamız gerek. Bazan başlangıçta dua ile istediğimizin bir şeyin gerçekleşmediği için şükreden olabiliriz. Yani dua ile bela istememeliyiz. Görevimiz kulluk, Hakk’ın rızasının tecellisinin vesilesi olmak, yüzümüzü Hakk’a dönmek! Sonunda bu dünyada mahzun olmayacağız, öbür dünyada da Allah’ın razı olduğu kullarının yanına gideceğiz, cennete kavuşacağız.

Ben konuşmaya ve yazmaya devam edeceğim, hem de kınayanların kınamalarına aldırmadan. Hakk’ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olma yolunda bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da devam edeceğim. Tekrar söylüyorum, ben içinizden biriyim. Her insan gibi ben de hata edebilirim. Dilipak yanıldığında ona merhamet ederek onu yanlışından dönmeye davet eden, yanlış sözün doğrusunu ona söyleyen, doğru olması muhtemel başka gerçekleri ona hatırlatan kardeşlerini yaratan Allah’a şükürler olsun. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(33)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Leyla altun

22 Kasım 2020 11:38

İştiyakle takip ediyorum üstadı, gerek yazılarını gerekse sesli makalelerini.Ona kulak verilmesi elzemdir. Teknoloji insan hayatını bambaşka boyutlara taşıdı. Artık bildiğimiz hiçbir şey eskisi gibi değil. Bu ahval içerisinde donanım, bilgi ve teşkilatlanma dijital evreni göz önünde tutarak, ideologların amaçlarının farkında olarak güvenilir ellerle gerçekleştirilmedir. Üstad a üzerine düşeni fazlasıyla yaptığı, hak sesini, hakikatı keskin kalemiyle dile getirdiği için; Ona sonsuz minnetlerimi sunarım. Allah razı olsun. Selam ve dua ile..

Bursa Valiliği

19 Kasım 2020 01:17

Bekçi in biri 26 temmuzda Kelime i Tevhid i paylaşmış. Valilik 10 kasımda soruşturma başlatıyor. Bu konuyu neden görmezden geliyorsunuz.

Filiz Başeskici

19 Kasım 2020 00:02

LİBERALLERİN ÖLÜMCÜL DANSI Adalet ve Kalkınma Partisi’nin başarısı, soyut bir statüko ve devlet eleştirisi üzerinden somut bir iktidarın ve dönüşüm projesinin desteklenmesini sağlamasında, bu hedef için görece geniş bir siyasal ve entelektüel mutubakat oluşturmasında yatıyordu. Bu başarının sağlanması ve günümüze kadar sürdürülmesinde en büyük rollerden birini liberaller ve çoğu sol’dan devşirilen aydınlar oynadı. Bugün liberallerin buruşuk peçete gibi bir kenara atıldıklarını biliyoruz. Durumları fazlasıyla acıklı. Ancak, bu işbirliğinin yarattığı yıkım ve toplumun ödediği bedel çok ağır oldu. İçinde yaşadığımız bu cehennemin yollarını döşeyen bu liberal ve sol liberallerin (buna alık solcuları da ekleyebiliriz) bir bölümü de şimdi o cehennemin ateşinde yanıyor. Liberallerin en ince ve o ölçüde de en ağır yıkıma yol açan ihaneti, aslında basit bir ideolojik hileye dayanıyordu. Özellikle sol liberallerce, Cumhuriyet’e yönelik ilerici ve devrimci eleştiri ile gerici ve İslamcı eleştiriyi bir ve aynı şey sayıldı. Entelektüel ortama böyle sunuldu. Bu karışıklık onların vicdanlarını da rahatlatıyordu. Öyle ya, sola, aydınlara kan kusturan bir rejim şöyle ya da böyle yıkılacak, İslami bir rengi olsa da daha demokratik bir rejim kurulacaktı. Bu amaçla, Cumhuriyete yönelik gerici itiraz da demokratik bir itiraz ve eleştiri sayıldı. Dahası, İslamcılara yönelik bütün eleştiriler de geri çekildi.

Betül

18 Kasım 2020 23:52

Allah sizden razı olsun.

Yeni akit okuru

18 Kasım 2020 23:45

Sayın hocam, vicdanınız rahatsa sıkıntı yok. Durmak yok, yola devam.

Mustsfa

18 Kasım 2020 22:27

Hakikat ve gerçek aynı değil dediniz. Bunu açıklarmısınız.

Okur

18 Kasım 2020 22:08

Teşekürler Hocam.

KHK 683

18 Kasım 2020 19:26

Sayın Dilipak farkındamısınız yorumcukarın ekseriyeti yazınızla alakası olmayan toplum sorunlarını dile getiriyorlar. Halktan uzak yazılar yazmayın. KHK zulmü ne zaman bitecek.Allah rızası için bir şeyler yaźın.

Hasan Keklik

18 Kasım 2020 19:18

Ilberbey itibardan tasarruf olmaz . 

Dallı

18 Kasım 2020 19:07

BİRDAHAKİ SEÇİMLERDE YERİNİ AL.DESTEKLİYELİM AMA NET OLARAK UYARDIĞIN KONULARDA ÇÖZÜMLER DE GÖRELİM.YOKSA İKİBİNLİ YILLARDAKİ GİBİ FARKLI KORKU DALGASI OLUŞUYOR.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle