--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ahlak mı dediniz?

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
38

Yeni “gezicik”lere hazır mısınız. Son bir hafta içinde yaşananları biliyorsunuz. İstanbul Bebek’de sahilde zina, Alanya’da faşing ya da kanaval havası, Manavgat’ta çıplak kadın ve çocuk, Taksim’de kendini yakan adam, Avcılar’da yolda çıplak yürüyen bir kadın. Yine İstanbul’da ortalıkta tırpanla dolaşıp, sonra da kendini yakan bir adam. Ne oluyor?.. 29 Mayıs’ta İstanbul’da Fetih kutlamaları vardı değil mi? Hem de 2 tane birden! Sonunda Fatih’siz, Fetihsiz bir Fetih kutlaması da gördük. Fatih ve Fetih, siyasi polemikleri arasında kaybolup giden bir ayrıntıdan ibaretti.

Ahlak mı dediniz, o da ne? Nereden çıktı o şimdi. Haberiniz yok mu yoksa, din, ahlakla birlikte tedavülden kaldırıldı. Bizler artık GENDER, bir GENOM BİREY’iz. Toplumsal cinsiyetimiz var bizim, din, ahlak, gelenek ve biyolojik cinsiyetten bağımsız, akışkan ve değişken.

Bebek sahillerinde özgürce sevişenlere alışacaksınız. Alanya’da faşing de düzenleriz, karnaval da. “Turkish karnaval” nasıl olurmuş görsünler!. O piyasayı Brezilyalılara bırakmayacağız. Yerli ve milli. Ege’de turizm bizden sorulur. Tek eksiğimiz Çıplaklar kampı idi, onu da yapacağız. Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır ya(!). O işler olmadan turizm olmuyor. Nasıl içki olmadan olmuyorsa sex de toplumsal bir ihtiyaç (!) artık. Ne yani Türkler niçin Mikenos’a, Balkanlara gitsinler. Sahi yarın birileri “erkek genelevi var, kadın genelevi niye yok. Eşitlik ve özgürlük için” sokağa çıkarsa ne yapacaksınız. 

Bakın, BBC’den Ellie Flynn ne yazıyor. (Haber biraz eski gibi ama, idare edin işte). Bugün daha fazlası söz konusu. “İngiltere’de başını sokacak bir yer bulmaya çalışan kadınlar, kira yerine cinsel ilişki teklif eden bazı ev sahipleriyle karşılaşıyor”muş.. Bunun için kulüpler kurmuşlar, internet siteleri var. “Özgür ve eğlenceli”!? 

Durun daha, haberin devamı var: “Geçtiğimiz yıl mezun olan bir kız öğrenci ise, öğretim hayatı boyunca fahişe olarak çalıştığını anlattı. Dominatrix olarak fuhuş yaptığını belirten genç kız, telefonda ve webcam üzerinden de seks yaptığını açıkladı. Mezun olduktan sonra seks işçisi olarak çalıştığını anlatan genç kız, stajların çoğunun ücret ödemediğini ve kendisine destek olacak bir ailesi olmadığından dolayı herhangi bir işte bedavaya çalışamayacağını belirtti.” 

Beterin de beteri var. “Birleşik Krallık’taki Durham Üniversitesi, seks işçisi olarak çalışan öğrencilere eğitim vermek için bir program hazırladı.”

Durham kentindeki üniversitenin öğrenci birliği, “seks sektöründe bulunan öğrenciler için eğitim fırsatı” sunulduğuna dair tüm öğrencilere ve çalışanlara çağrı yaparak seks işçiliği yapan öğrencilerin “desteğe ulaşmakta hiçbir sorun yaşamaması için eğitim desteği” sunmaya hazır olduklarını belirtirken, “eğitimin önyargılardan bağımsız şekilde bilgi ve tavsiye sunmayı hedeflediği, eğitimlerin, seks endüstrisinde çalışan kişilere destek sağlayan uzmanlar tarafından verileceği de belirtildi. 

Plandemi süreci”nde bu konunun daha yoğun bir ilgiye mazhar olduğunu belirten yetkililer “güvenli sex eğitim projesi”nin öğrencilerin güvenliğini sağlamak için yapıldığı, çalışmanın öğrencilerden gelen talepler doğrultusunda ve üniversitenin ilgili birimlerine danışılarak hazırlandığı belirtildi.

Bu arada size müjdeli bir haber var “Seçkin ve Eğitimli Seks İşçileri”ne yönelik eğitim programı 2014’den beri ülkemizde de uygulanıyormuş.

CEDAW ile başlayan süreç, İstanbul sözleşmesi, Lanzarote ile devam ediyor. Bugün hâlâ, “kadına aile içi şiddet” perdesi arkasında benzer oyunlar oynanmaya devam ediliyor. 

Valilikler 2025 yılına kadar dönem için eylem planları hazırlıyorlar. Türkiye Belediyeler Birliği başından beri bu işlerin bayraktarlığını yapıyor. 

Bir yandan “Trans Humanizm” ile “biyolojik cinsiyetin sonu”nu getirmekten söz ediyorlar, öte yandan kadın haklarından, kadın-erkek ikileminden söz ediyorlar.

Peki söyler misiniz, evli iki kişi, kadın erkek, erkek de kadın olmaya karar verdi, ne olacak, kim o pozitif ayırımcılıktan yararlanacak. Peki ya, ikisi de bi-seksüelse; akışkan ve değişken bir cinsel kimlikte ise, kimin ne zaman hangi cins olduğunu nasıl tesbit edeceksiniz. Durun daha, ikisi de kadın oldu ve eski evlilikleri böylece lezbiyen evliliğine dönüştü. Burada kim hangi pozitif ayırımcılıktan yararlanacak. Dahası da, hani LGBT’nin bir de (+) var ya, ikisi de lezbiyen + mazoşist sadist, yani SADOMAZOŞİST, işkence etmekten ve işkence görmekten zevk alıyor, ne olacak o zaman?. 

Yok! “Bu kadarı da bizde olmaz” olmaz demeyin, bu gidişle olur. Enseste kadar gider. Birileri dur-durak bilmiyor çünkü. 

Sermaye, siyaset, bürokrasi, akademi, STK, Media, Sanat, bu işin içinde olmayan yok ki!. İngiltere’de cinsel ilişkiye başlama yaşı 16. İsveç’te ve Lanzorate’ye göre 14. Bu yaşta bir çocuk, cinsel yönelim, deneyimle tercihte bulunabilir diyorlar. Bu konuda Medya ve internet son derece etkili bir yönlendirici. Southampton Üniversitesi’nden Prof. Cynthia Graham, cinsel hayatla ilgili tabuların yıkılmasında internet ve medyanın rolü olduğunu söylüyor. Meta Versede bu daha yüksek seviyede etkili olacak.

Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi dergisinde 2012’de yayınlanan “Ünı̇versı̇te öğrencı̇lerı̇nı̇n cı̇nsellı̇k ve aı̇le planlaması yöntemlerı̇ konusundakı̇ bı̇lgı̇, görüş ve uygulamaları” konulu bir makalede bu konuda 10 yıl öncesinden durumun hiç de iç açıcı olmadığını gösteriyor. 

Plandemi sürecinde zaten birçok şey gibi ahlak da dibe vurdu! O birileri, bu sonuçtaki payları ile kıvanç duyabilirler! Yok yok, bu iş böyle olmayacak, önce Gelin-Kaynana yasası çıkaralım, sonra Sadomazoşizm yasası çıkarırız!?. Sonra sıra ile çıkarır gideriz işte. 

Yasa çıkarmakta ne var ki. Batıdan Google tercümesi ile alır bir gözden geçiririz, eskiden olduğu gerekçesiz olarak meclise sunar, müzakeresiz olarak oy birliği ile kabul ederiz. Müzakere edilse ne yazar ki, İstanbul sözleşmesinde müzakerenin nasıl olduğunu gördük. Batılı dostlarımız (!) yasa yaparken görsün bizi kabilinden işler. Tercüme hataları da olsa, sonra bir torba yasanın içinde düzeltiriz.

Sahi, ahlaktan mı söz edecektik. 

O neydi ya hu!. 

Moral, etik varken, ahlak! 

Yeni normal dönemde o da olmayacaktı, tedavülden kaldırılmıştı değil mi! Eskiden yoğ idi bu tür edepsizlikler, iş bu İstanbul sözleşmesi taraftarları çıktı, böyle oldu. 

Düşünsenize İngilizcesini söylediğinizde o fiili yapmak pozitif ayırımcılığa tabi, Türkçesini söylediğinizde edepsizlik oluyor. Bir başkadır benim memleketim. Hey gidi dünya hey! Uluslararası sistemle birlikte uygun adım, eş güdüm içinde, emin adımlarla, durmak yok, yola devam. 

Bugünleri de görmek varmış. 

Ne büyük bir günah işledik de Allah bizi böyle bir bela ile imtihan ediyor? 

Bu konu üzerinde düşünelim derim. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(38)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mehdi

10 Haziran 2022 19:55

Ben sizi uyardığımda umursamadınız. Mahşer günü, O gün sizler için özellikle de sizin gibiler için çok çetin geçecek.  

Mehdi

10 Haziran 2022 19:47

Ben sizi uyardığımda umursamadınız. M

Orhan İnan

4 Haziran 2022 15:41

AHLAKİ YOZLAŞMANIN TEMEL SEBEBİ İNSANIMIZA BATIYI HEDEF OLARAK KOYMAKTIR. 

Doğruya Doğru

4 Haziran 2022 01:53

Ahlak kaybının Partiyle ilgisi yok dünya hızla sekülerleşiyor TV ler İnternet ortamı sosyal medya vs. bunları engellemek mümkün değil İşte İran evlerinde içki üretip alem yapıyorlar tek yolu Ailelerin çok küçük yaşta bilimsel Dini Eğitim vermesi Diyanet işleri Başkanlığının Psikolog Sosyolog vs eşliğinde aktif Dini yol göstericiliği

Cemal Yurtseven

4 Haziran 2022 01:07

Şimdi yazacaklarımı içtenlikle ve tüm samimiyetimle yazacağım, inşallah sansürlenmez ve yayınlanır. Ak parti benimsediğim bir parti değildir. Ama ilk iktidara geldiğinde bir bakımdan sevindim. Ahlaksızlık öyle almış başını gitmişti ki. Ulusal kanal denilen kanallarda tuttu frutti denilen rezaletler, yaseminle gece jimnastiği denilen erotiklikler, gece 11-12 de her kanalda seks filmleri. Özal döneminde başlayan özel TV furyasıyla başlayıp süren rezaletler. Hele ki o magazin programları. Bunlar beni son derece rahatsız ediyordu, bu toplumda nasıl çocuk büyütülür diyordum. İşte bu nedenle hiç benimsemediğim halde Ak parti iktidarı bu gidişatı dizginler en azından ve bu çürüme, bu yozlaşma son bulur diye düşünmüştüm. EVET SON BULDU. Artık tuttu frutti de yasemin gece jimnastiği de magazin kepazelikleri de gece seks filmleri de yok TV'lerde. Ama artık hepsi sokakta var. İstanbul'un tek genelevi kapatıldı karaköy adı genelevle özdeşleşmişti ama artık karakör genelevi yok. 18 milyonluk bir kentte genelev yok. Ama adeta her sokakta bir iki hane genelev gibi çalışıyor. Millet sokaklarda tuttu frutti gibi geziyor, taytlarla cinsellikler sergileniyor, yazemin gece jimnastiği parklarda yapılıyor. Escortların reklamları semt semt mahalle mahalle yayınlanıyor. Hiç bir yeri kazanamazsam deyip adı sanı bilinmedik sözde özel (vakıf) üniversitelerine giren kızların ilanlarını biliyor musunuz? Okul taksitimi ödeyemedim 1500 TL karşılığı görüşme yapıyorum ilanlarının yayınlandığı siteler var ve çok da ilan çıkıyor böyle. CİMER e şikayet ettim ama sonuç gelmedi. Çünkü ortada suç yoktu. Fuhuş serbest fuhuşa aracılık etmek yer temin etmek yasak. E onlar aracı kullanmıyor kendilerini satıyor ne de olsa. Bu fuhuş serbestisi de ayrı hikaye. 70 lerde ve öncesinde solcuların da bir namusu vardı kadın militanlara bacı denilirdi. Önce solcular sonra Ak parti liberallerin peşine takıldı ve özgürlük kavramı düşünce özgürlüğünden çıkıp yozlaşma çürüme özgürlüğüne döndü. İstanbul sözleşmesiyle de tescillendi. Hala da sürüyor. Evet bunun suçlusu birinci derecede internet ve sosyal medyadır. İnstagram denilen şey herkesi magazin unsuru yaptı. Eskiden ünlülerin dekoltelerini görürdük şimdi 81 vilayetten kendi halinde kızlar magazin gülü gibi kendini sergiliyor. Evet birinci suçlu Akparti değil herkesin yayıncı olmasını sağlayan internettir. Ama ikinci suçlu da maalesef icrayı 20 yıldır elinde tutanlardır. Ahlak dersiyle değilse bile gençleri iyiye doğruya sosyal faaliyetlere sanata, spora yönlendirmek onlara sosyalleşmenin sağlıklı yollarını sunmak yerine neredeyse hiç bir şey sunulmayıp bırakıldılar kendi hallerine. Sonuç? evet TVler zapturapt altına alındı ama sokaklar TV'lere döndü. Bebekte bir erotik film çevrilmiş. Ya bilmediğimiz sokalrada köşelerde ne filmler dönüyor? En başta demiştim ya asla Ak partili değildim hiç olmadım ama hiç olmazsa biraz ahlaki çeki düzen verilir diye sevinmiştim ya iktidar olmasına... Meğer yanılmışım.

Selçuklu

4 Haziran 2022 00:40

Ahlaksızlığın töremesini bile Allahın dinine bağlamayın. Ahlaksızlık dinsizlikten kaynaklanır. Küresel çetelerin yönettiği ülkeleride islam ülkesi sanıp suçu yine dine yıkmayın. İslam kılıcı iktidar olsa, islam askeri sokakta olsa insanlar değil sokakta ilişki yaşaması evinde yaşamaya cesaret edemez.

Gülbin Aydın/Lüleburgaz

3 Haziran 2022 19:49

Kıyamet günü Mü'minin amel terazinde,güzel ahlâktan daha ağır gelecek bir şey yoktur.Şüphesiz ALLAH,söz ve fiili çirkin olan kimselere öfkelenir.Hadis-i Şerif

sıla

3 Haziran 2022 19:37

"KINAMAYINIZ(ayıplamayınız), KINADIĞINIZ(ayıpladığınız) ŞEY BAŞINIZA GELMEDİKÇE ölmezsiniz." (Tirmizi, Kıyamet,) 

Ali

3 Haziran 2022 18:29

Muhterem Rahman sizden razı olsun, bizler hiç bir şey yapamamanın kahrı altında eziliyoruz, ne umuyorduk ne bulduk .

Cahil

3 Haziran 2022 18:17

Ahlak adaletin hakça neymiş hakça gelir paylaşımının olduğu ülkelerde olur sen bana ahlaki olan bir müslüman ülke göster altına minder olayım yoksa onlar benim

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle