Aileyi Yaşat ki Millet Yaşasın!

10 Eylül 2019 Salı

Gün geçmiyor ki, aile içi cinayete kurban giden bir kadın, erkek veya çocuk haberi almayalım…

İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı yasa ve zinayı suç saymayan yasa başta olmak üzere Batıl(ı) yaşam biçimini dayatan yasalar, bu cinayetlerin müsebbibi ve tetikleyicisi olup âcilen kaldırılmalıdır.

Ancak, bu yasalar yürürlükten kalksa da, Batıl(ı) yaşam biçimi bütün küresel ve yerel araçlar kullanılarak özendirildiği sürece, İslâm’ın “huzur vesilesi” olarak gördüğü Ailekurumunun günbegün sarsıldığı, aşındığı ve çökmekte olduğu gün gibi âşikârdır.

Öyleyse yapılması gereken, bu yasaların iptaliyle yetinmeyip, insan fıtratının gereği olan İslâm Ailesi’niinşâ, ihyâ ve tahkim ederekmilleti yaşatacak her türlü tedbiri âcilen almaktır. 

Bilelim ki, Allah’ın meşrû kıldığı sınırlar içinde iki cinsin nikâh akdi ile bir araya gelmesiyle oluşan fıtrî aile, kuşatıcı bir maddi-bedeni ve manevi-ruhi huzur ve sükûn iklimine; “sekînet”e zemin hazırlar. 

İnsan türünün iki parçasının âile kurumu oluşturması ile iki büyük fayda ortaya çıkar:

1- Aynı insan bütününün her iki yarısına huzûr, güven, örtü ve korunmuşluk sağlamak.

2- İnsan neslinin sürekliliğini teminat altına almak.

 “Kendileri ile sekinete (huzura) ermeniz için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir meveddet (sevgi) ve rahmet (merhamet) kılması da, O’nun ayetlerindendir.” (Rûm 30/21)

“…Eşleriniz sizin elbiseleriniz/örtüleriniz, siz de eşlerinizin elbiseleri/örtülerisiniz…” (Bakara 2/187)

Bu âyetler, evliliğin huzur, sükûn, emniyet ve örtü boyutunu vurgularken, Bakara suresinin 223. âyeti de, “tarla” metaforu üzerinden kadınların ‘insan neslinin devamını sağlayan’ annelik vasfını öne çıkararak, insan türünün geleceğini aile ve evlilik kurumu ile garanti altına alır.

Rûm/20. âyette sözü edilen ‘insan türünün çoğalıp arza yayılması’ da aile/evlilik ile gerçekleşir. 

Ailenin toplumun ve dolayısıyla bireylerin de gerçek huzurunu (sekînet) sağlayacak ilahi yasayı muhteşem bir şekilde formüle eden Rûm/21. âyeti çok iyi anlamalı ve yaşamalıyız. Yüce Yaratan’ın aynı nefisten var edip, ilahi bir lütuf olarak aralarına sevgi ve merhamet duygusu koyduğu erkek ve dişi cinsinin bir araya gelmesi ile insan tekinin kendi bütünlüğünü tamamladığı ve böylece “sekinet” denilen kuşatıcı mutluluk ve huzur ikliminin yaşanır hale geldiği bildirilir, bu ayette.

‘Güven ve huzur duygusu, yatışma, sükûn, kalbin mutmain olması, rahmet, sebat, kararlılık, vakar’ gibi anlamlara gelen “sekînet” kelimesi; ‘mümin kişinin kalbini teskin edip ona emniyet, güvenlik hissi veren bir melektir’, ‘sahibini şehvetlere meyletmekten ve korkudan uzaklaştırıp teskin eden akıldır’, ‘korkunun ortadan kalkması anlamına gelir’ gibi farklı şekillerde açıklanmıştır.

Kur’ân’da sekînet, ‘kalplerin korkudan yatışıp iç huzura kavuşması’ (Fetih 48/4,8; Tevbe, 9/40) ve ‘Rasûlüllah’ın (s.a) müminlere duasının onlara huzur vereceği’ şeklinde geçer (Tevbe, 9/103).

Rum/21’de evliliğin gerekçesi olarak zikredilen sekînetikliminin oluşması iki şarta bağlanır: “meveddet(sevgi)” ve “rahmet(merhamet)”. Bu iki şart ikâme edilmez ise, ailede huzur sağlanamaz.

Meveddet; ‘salt sevgi, katışıksız ve karşılıksız sevgi’ anlamına gelir. Bir nesneyi sevmek, istemek anlamındaki “vudd”an gelir. Kur’ân’da kalplerin birbirine ısınıp kaynaşmasını ifade eden “ülfet” kelimesiyle aynı anlamda kullanılır. Meveddet; karı-koca dâhil, tüm insanlar arasında kaynaşma ve birlik meydana getiren bir “sevgi bağı” demektir. “El-veddü”; aynı zamanda kazık demektir. Dolayısıyla meveddet; kazığın yerde sabit kalması gibi çok sıkı bir sevgi bağıdır.

Kalbinde meveddet olan insan sevdiğine merhamet eder; ona acır, onu esirger ve bağışlar. Bu hal özellikle karı-koca arasında zirveye çıkar.  Allah’ın Vedûd isminin, Kur’ân’da Rahîm ve Ğafûr ismi ile birlikte geçmesi anlamlı olup, sevgi ile merhamet arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Merhamet; ‘acımak, esirgemek, korumak, affetmek, bağışlamak, nimet vermek…’ manalarına gelen “r-h-m” kökünden türemiştir. İsim olarak; ‘hayır, iyilik, ihsan, nimet ve kalp inceliği’ demektir. Kur’ân’da 114 ayette rahmet, bir âyette (Beled, 90/17) merhamet kelimesi geçer. Dilimize asli anlamıyla yerleşmiş olan rahmet/merhamet; aile ilişkilerinin sağlıklı biçimde sürdürülmesi, yani sürdürülebilir bir aile mutluluğu bağlamında daha bir anlam ve derinlik kazanır. 

Kısaca; aile ve millet, ancak meveddet ve merhametten beslenen sekînet (huzur) ile ayakta kalır.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • MülayimMülayim5 gün önce
    İki dinli ve dahi iki hukuklu toplum olma belasından Allah c.c bizleri kurtarsın.İslam Hukuku diye bir kavram vardı eskiden......Bu kavram ölmeden tüm Müslümanlar mevt oldu......Kime rahmet okuyacağız???? Kim müstehak ???? Allah sonumuzu hayr eylesin diyecem istikamet bozuk.Allahtan ümid kesilmez haydi tevbeye.....
  • Mustafa Mustafa 5 gün önce
    Zinayı serbest bırakma İstanbul sözleşmesinin içinde mi, İstanbul sözleşmesinin içinde carpık ilişki içinde olanların evlenebilme izni VAR MI.
  • Mustafa Mustafa 5 gün önce
    İtikat sız tevhitsiz ĞIRTLAĞA kadar şirk i anlatmadan yaşayıp yaşatmadan aileyi yaşatamazsınız.
  • Mertürk Mertürk 5 gün önce
    İktidar ,İstanbul sözleşmesini ve buna benzer daha birçok yasayı kaldıramaz. Çünkü bu yasalar AB ve küresel para fonlarının desteği ile çıktı. Türkiye ekonomik olarak yakayı kaptırmış durumda ve dolayısıyla ,AB ve küresel para fonlarıyla arasının bozulmasını istemez. Bu yasalar iptal edildiği takdirde ,AB ve küresel para fonlarıyla aramız bozulacağı için ,oradan gelecek borç para ve sıcak paradan sıkıntı çıkabilir. Türkiye nin borç ve sıcak paraya ihtiyacı var ,parada onlarda var. Adamlar ,onyıllardır seni kendilerine borçlandırarak ,verdikleri borç parayıda , ölü yatırım dediğimiz, döviz geliri getirmeyen , emlak konut inşaat işleri ile betona gömmemizi sağlayarak ,bu dış borçların tekrar geri ödenme kabiliyeti yok edilerek , ülke sürekli dışardan gelecek borç ve sıcak paraya mahkum hale getirilerek,ülke ekonomik sabotajlara açık hale getirilerek, mili ve bağımsız bir politika izlememizin önüne geçmişlerdir. Tam bağımsızlık ekonomik bağımsızlıktan geçer
  • cenk türkcenk türk5 gün önce
    Sayın Yazar yazının sonu bu şekilde mi bitmeliydi.Sonuç bölümünde ,aileyi yıkıcı etkenler hakkında daha vurgulayıcı olmanız gerekmezmiydi.Vurgu yetersiz olmuş,girişteki vurgunuz kadar sonuçtaki bitirişiniz etkili olamamış naçizane
  • AslanAslan5 gün önce
    Sema hanim evet.Siz hep kadınların oldurulmesi haberlerine bakıyorsunuz heralde.Emine adlı bayandan hemen 1 gun sonra istanbulda bur kadın kocasını kesti biçti haberiniz yok. Çünkü sadece akit gibi kanallar haber yaptı. Çünkü pek çok kanal siz kadınları kocalarına karşı kışkırtarak aile yapımızı hedef almakta. Ama şu makalede bike dikkat ettiğiniz tek yer orası olmuş. Sizi de etkilemişler.
  • hasan can hasan can 5 gün önce
    bunu saadetten başkası yapamaz getiren bu iktidar efendileri böyle emretti bunu için bu ahlaksız yasaları çıkaranlar bunu kaldıramaz bu saadetin işi taklitcilerin işi degil
  • DermanDerman5 gün önce
    Sayin Abdullah bey,bu istanbul sozlesmesi Turk ailesine yapilan bir kotuluk gecen youtubede ,konusmaci Ebubekir sofuoglu ,istanbul sozlesmesini dinledim makalen icin tesekurler merak eden birde dofuoglunuda dinlesinler.
  • ahmet turaniahmet turani5 gün önce
    Bay yazar,yoğun bir kültür saldirisiyla karşı karşıyayız ,malesef dindar kesim kendini sisteme teslim etmiş tebliğ kalkmış yardımlaşma yok ,ailecek karşılıklı ziyaretlesme kalkmış,hal hatır sorma bitmiş ,örnek toplum oluşturma gibi iyilik yapma destek olma manevi alanlarda bitmisiz,Her şey bozulmuş yeni nesil harap yediklerimiz ictiklerimiz harap ,hayasizlik devlet tarafından destek görüyor bunu yapanda sözde dindarmis gibi görünen ortasından ayrılan parti ,kime guvenecegiz şaşırdık
  • sema emine aydınellisema emine aydınelli5 gün önce
    Sayın yazar, "gün geçmiyor aile içi cinayete kurban giden bir erkek haberi " mi alıyoruz, doğru mu okudum....
  • Akif Akif 5 gün önce
    hocam,yüreğinize .dikanunları,linize,kaleminize sağlık .aile yapımızı bilerek ve isteyerek bozan emperyalizm kendi aile yapısını ortadan kaldırdı.bununla yetinmeyip insan fitratina uymayan yasaları tüm insanlara kurtuluş reçetesi olarak sunması akla ziyandır .aile kurumunu tamamen ortadan kaldırmak için ucube ıstanbul sözleşmesi 6284 aile yıkma kanunları v.b bir an önce kaldirilmali ....

Günün Özeti