--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Salgında ne aşamadayız?

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
4

Türkiye’nin salgınla mücadelesini ve gelinen süreci takdir etmeyen, sürekli kendi ülkesini başarısız göstermeye çalışan, salgından siyasal rant çıkarmaya çalışanlara inat, biz bu mücadeleyi yeneceğiz. Koronavirüsü yenmesine yeneriz de, içimizdeki  beyinsizlerin ülkeyi karıştırmak istemeleri ve darbe söylemleriyle yine bir iç karışıklık çıkarmak istemelerini nasıl önleyeceğiz? Bu beyinsiz güruha göre, Türkiye salgının geldiğini göremedi ve pandemi bu yüzden yaşlıları hedef aldı. Halbuki salgına karşı 65 yaş üstü vatandaşlarıyla 20 yaş altı gençlerinin evde kalmalarını sağlayan ilk ülke Türkiye olmuştur. Salgına karşı Erdoğan’ın kendi siyasi bekasına öncelik veren bir politika izlediğini söyleyebilmek için, aşırı bir solcu, liberal veya Marksist olmanız gerekmiyor. Eğer bu ülkeye ve dinamiklerine düşman ve bir Norveç aşığıysanız yeterli. Ervahınıza tuh sizin e mi!

Salgınla mücadeleyi bile cinsiyetle ilişkilendiren bir anlayışın sağlıklı olduğunu söyleyebilir misiniz? COVID-19’la mücadelede en başarılı ulusları kadınlar yönetiyormuş! Kafaya bak sen kafaya.. Üşenmeden bir de sıralıyor bu ülkeleri: “Tayvan’da Tsai Ing-wen, Danimarka’da Mette Frederiksen, Finlandiya’da Sanni Marin, Almanya’da Angela Merkel, İzlanda’da Katrín Jakobsdottir, Yeni Zelanda’da Jacinda Ardern ve Norveç’te Erna Solberg! Norveç’in Erna Solberg’ini; ülkesinin şefkatli annesi addedip, kendi Cumhurbaşkanını “totaliter adam” ilan edenlere, söz kâr etmez.

Kafasına kuma gömmüş; ilimden, bilimden ve dünya gerçekliğinden habersiz, işi gücü Erdoğan düşmanlığı olan embesillerin; “güçlü erkeklerin hiçbirinin salgının gizemiyle ilgili bilgisinin olmadığını söylemeleri, hangi akla hizmet ediyor? Salgının kendisi; erkek, dişi, zengin, fakir ayırt etmeksizin önüne kattığının nefes borusunu keserken, bu aklı evvellerin virüsle mücadeleyi cinsiyet kimliğiyle izah etmeye çalışmaları aptallık, cehalet ve ön yargılı olmaktır. Hele hele, erkek egemen liderlerin yönettiği liderlerin ülkelerinde, bu liderlerin kibir ve bilgisizliklerini kendi vatandaşlarının canlarıyla ödediklerini söyleyebilmek için ne olmak gerekiyor, doğrusu ben lügatten onlara bir tanım bulamadım. Testi pozitif çıkanların tüm temaslı kişilerini filyasyon ekipleri takip eder. Bu bizde de böyle, tüm dünyada da. Finlandiya, Güney Kore, Tayvan, Danimarka, Almanya, İzlanda, Yeni Zelanda ve Norveç gibi ülkelerin vatandaşlarını korumak için alkışlanacak bir başarıya imza attıklarını söyleyip, Türkiye’de yaşadığı halde kendi ülkesini sürekli pandemi konusunda başarısız göstermeye çalışan, bu yönde siyasal bir algı oluşturmak suretiyle halkı kin ve nefret tohumları saçmaya çalışanlara karşı yargı neden harekete geçmez, onu da anlamış değiliz.

Covid-19 pandemisi ülkemizi ve tüm dünyayı ne zaman terk edecek? İki aydır evde kalan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı iyice bunaldı. Covid-19’la mücadele ne aşamada? Tüm bu sorulara sağlıklı cevabı ancak bilim kurulu verir. Nitekim Bilim Kurulu üyesi Prof.Dr. Levent Akın bu konuda güzel bir tespit yapmış. Akın diyor ki: “Bu salgını başlayıp, biten film gibi düşünüyorlar; oysa bu bir dizi film. Bazı bölümleri heyecanlı, bazı bölümleri sıkıcı, sönük olabilir. Şu an sıkıcı bölümüne, evresine geldiğimizi söyleyebilirim. Ama etkisini aynı hızda devam ettiriyor; bitmedi…”

Anladık mı? Bizim cadde, sokaklarımız ve iş yerlerimize baktığımızda bitmiş gibi hava hakim. Üzerine vazife olmayan birçok kişi “câmiler neden açılmıyor, her tarafta sosyal mesafe uygulanarak açılabiliyor. Neden hâlâ câmiler kapalı diyorlar. Böyle düşünen insan, meselenin ciddiyetini kavrayamamıştır. Virüs devam ediyor. Maske takıp sosyal mesafemizi koruyalım. Hatta zorunlu olmadıkça sokağa çıkmayalım. Korona ile yaşamaya alışalım. Koronasız günlerde buluşmak dileğiyle Allah›a emanet olunuz.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle